ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Gazze'deki savaşın yol açtığı insani krize ilişkin yeni bir diplomasi hamlesiyle Filistin yanlısı aktivistler ve önde gelen akademisyenlerle temasa geçti. Axios haber sitesinin bildirdiğine göre, Harris'in ofisi, özellikle Uganda asıllı ünlü siyaset bilimci Mahmud Mamdani ile doğrudan iletişim kurdu. Bu girişim, Biden yönetiminin İsrail'in Gazze operasyonlarına verdiği koşulsuz desteğin iç siyasette yarattığı tepkileri yönetme çabasının bir parçası olarak yorumlanıyor. Harris, özellikle genç seçmenler ve ilerici Demokratlar arasında artan Filistin dayanışmasına kulak verme ihtiyacı duyuyor.
Gelişmenin arka planı
Mahmud Mamdani, post-kolonyal çalışmalar ve Afrika ile Ortadoğu tarihi konusunda Harvard ve Columbia Üniversitelerinde ders vermiş, etkili bir entelektüel. Mamdani, İsrail-Filistin sorununa ilişkin görüşleriyle tanınıyor; iki devletli çözümü eleştirirken, tek devletli, eşitlikçi bir modeli savunuyor. Harris'in Mamdani ile teması, Washington'un geleneksel İsrail yanlısı çizgisinden farklı seslere kapı araladığı şeklinde yorumlanıyor. Harris aynı zamanda, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını protesto eden kampüs hareketleri ve sivil toplum örgütleriyle de görüşmeler gerçekleştirdi. Bu temaslar, Kasım ayındaki başkanlık seçimleri öncesinde Demokrat tabanını birleştirme amacı taşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Harris'in bu adımı, ABD'nin Ortadoğu politikasındaki geleneksel çizgiden bir sapma olarak değerlendirilebilir. Washington, İsrail'in güvenliğini her zaman önceliklendirse de, Gazze'deki sivil kayıpların artması ve bölgedeki insani felaket, uluslararası kamuoyunda ABD'ye yönelik eleştirileri yoğunlaştırdı. Harris'in aktivistlerle kurduğu diyalog, bir yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ilişkileri zorlarken, diğer yandan Birleşmiş Milletler ve Arap ülkeleri nezdinde ABD'nin imajını onarma çabası olarak görülüyor. Bu girişim, aynı zamanda ABD'deki Müslüman ve Arap kökenli seçmenlerin oylarını etkileme potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kamala Harris'in Filistin yanlısı aktivistlere yönelik bu teması, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu Filistin davasına uluslararası alanda daha fazla yer verilmesi açısından önemli. Ankara, Washington ile ilişkilerinde Filistin meselesini sık sık gündeme getiriyor; Harris'in bu adımı, Türk diplomatlarının ABD'deki muhataplarıyla yaptığı görüşmelerde referans olarak kullanılabilir. Öte yandan, bu girişimin seçim odaklı olması, kalıcı bir politika değişikliğine işaret etmeyebilir. Türkiye, bu süreçte Filistinlilere yönelik insani yardımlarını sürdürürken, ABD'nin iç siyasetindeki bu tür hamlelerin bölgesel dengelere etkisini yakından izliyor.