Kaliforniya'da yeşil hidrojen sektörü çöküşe geçti. Proje iptalleri, yakıt kesintileri ve istasyon inşaatlarının durması, eyaletin yeşil enerji geleceğinde hidrojene yaptığı büyük bahsin iflas ettiğini gösteriyor. Bir zamanlar otomobiller için temiz yakıt olarak lanse edilen hidrojen, şimdi elektrik üretimi ve ağır sanayi için de umutları tüketmiş durumda.
Hidrojen Rüyasının Çöküşü
Kaliforniya, on yıllar boyunca hidrojeni temiz enerjinin anahtarı olarak gördü. Eyalet, 2025 yılına kadar 200 hidrojen istasyonu açmayı ve 1 milyon hidrojenli araç satmayı hedeflemişti. Ancak bugün, istasyon sayısı 60'ın altında ve birçoğu bakımsızlıktan çalışmıyor. Shell, 2023'te Kaliforniya'daki hidrojen istasyonlarını kapatacağını duyurdu; ardından birçok küçük operatör de kepenk indirdi.
Yeşil hidrojen, yenilenebilir elektrikle suyun elektrolizi yoluyla üretiliyor. Ancak üretim maliyetleri fosil yakıtlarla rekabet edemeyecek kadar yüksek. Kaliforniya'da elektrik fiyatları arttıkça yeşil hidrojenin maliyeti daha da yükseldi. Federal hükümetin 2022'de çıkardığı Enflasyon Azaltma Yasası'nda hidrojen için öngörülen vergi teşvikleri ise henüz hayata geçmedi.
Büyük ölçekli projeler birer birer iptal ediliyor. Geçen yıl, Kaliforniya'nın merkez vadisinde planlanan 500 megavatlık yeşil hidrojen tesisi, finansman bulunamadığı için rafa kalktı. Los Angeles ve Long Beach limanlarında hidrojenle çalışan kamyonlar için planlanan dönüşüm projesi de askıya alındı. Uzmanlar, hidrojenin depolama ve taşıma altyapısının da yetersiz olduğunu belirtiyor.
Küresel Hidrojen Dalgası Duruluyor
Kaliforniya'daki çöküş, küresel hidrojen coşkusunun sönmeye başladığının bir işareti. Avrupa Birliği, 2030 için 40 gigavat yeşil hidrojen üretim hedefini büyük olasılıkla tutturamayacak. Almanya ve Hollanda'daki bazı projeler de maliyet artışları nedeniyle ertelendi. Japonya ve Güney Kore, hidrojen ithalatı için büyük anlaşmalar yapmıştı; ancak bu ülkelerde de hidrojenin nihai fiyatı beklenenden yüksek çıkıyor.
Yeşil hidrojenin en büyük sorunu, elektroliz için gereken aşırı elektrik talebi. Güneş ve rüzgar gibi değişken yenilenebilir kaynaklarla sürekli hidrojen üretmek zor. Ayrıca, hidrojenin depolanması ve boru hatlarıyla taşınması için mevcut altyapının neredeyse tamamen yenilenmesi gerekiyor. Bu da milyarlarca dolarlık ek yatırım anlamına geliyor.
Öte yandan, batarya teknolojisindeki hızlı ilerleme, hidrojenin özellikle binek araçlardaki avantajını ortadan kaldırdı. Elektrikli araçların menzili 500 kilometreyi aşarken, hidrojenli araçlar için istasyon bulmak neredeyse imkansız hale geldi. Otomobil üreticileri de hidrojenli modellerini üretimden kaldırıyor. Toyota Mirai ve Hyundai Nexo gibi modellerin satışları yok denecek kadar az.
Gelecek Ne Getirecek?
Uzmanlar, hidrojenin tamamen terk edilmeyeceğini, ancak kullanım alanlarının daralacağını söylüyor. Çelik üretimi, gübre imalatı ve deniz taşımacılığı gibi elektrikleştirilmesi zor sektörlerde hidrojen hala umut vaat ediyor. Ancak bu alanlarda bile yeşil hidrojenin maliyeti, doğalgazdan üretilen gri hidrojene göre iki-üç kat daha pahalı.
Kaliforniya, hidrojen hedeflerini revize etmek zorunda kalabilir. Eyaletin enerji düzenleyicisi, yakın zamanda yaptığı açıklamada, "hidrojenin geleceği konusunda gerçekçi olmalıyız" dedi. Eyalet, 2045'e kadar karbon nötr olma hedefinden vazgeçmiş değil; ancak bu hedefe giden yolda hidrojenin payı küçülecek gibi görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kaliforniya'daki yeşil hidrojen çöküşü, Türkiye'nin enerji politikası için de ders niteliğinde. Türkiye, son yıllarda hidrojen üretimi ve ihracatı konusunda çeşitli stratejiler açıkladı; Avrupa'ya yeşil hidrojen satma potansiyeli sıkça dile getiriliyor. Ancak Kaliforniya örneği, hidrojenin maliyet ve altyapı engellerinin aşılamadığını gösteriyor. Türkiye'nin öncelikli olarak güneş ve rüzgar enerjisinde kapasite artırımına odaklanması, hidrojen yatırımlarını ise uzun vadeli ve seçici tutması daha rasyonel olabilir. Aksi halde benzer bir hayal kırıklığı yaşanabilir.