GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
ABD

Kaliforniya seçimleri: Kimlik siyasetinin sessiz sonu mu

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Kaliforniya seçimleri: Kimlik siyasetinin sessiz sonu mu
🏛️
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: ABD Siyasi Medya
🏛️ ABD Siyasi Medya
Çeviri Kaynağı
Thehill — Bu haber, Thehill'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

ABD siyasetinde kimlik siyaseti (identity politics) uzun süredir seçim süreçlerini şekillendiren temel unsurlardan biri olarak kabul ediliyordu. Ancak, 2024 yılı Mart ayında gerçekleşen Kaliforniya ön seçimleri, bu paradigmanın sessiz sedasız değişmeye başladığını ortaya koydu. Seçmenler, adayların etnik, cinsiyet veya geçmiş kökenlerinden ziyade, somut politika önerileri, yönetim becerileri ve hesap verebilirliklerine odaklanarak sandık başına gitti. Bu durum, ülke genelinde geniş yankı uyandıran bir tartışmanın fitilini ateşledi: Kimlik siyaseti sona mı eriyor?

Gelişmenin arka planı: Kimlikten liyakate kayış

Kaliforniya’daki ön seçim sonuçları, özellikle eyalet meclisi ve yerel yönetim pozisyonları için yarışan adaylar arasında çarpıcı bir desen ortaya çıkardı. Geleneksel olarak, belirli bir etnik grubun veya cinsiyetin temsilcisi olarak öne çıkan adaylar, seçmenlerden geniş destek alırdı. Ancak bu yıl, birçok seçmen “adayın bana ne sunabileceği” sorusuna “hangi geçmişten geldiği” sorusundan daha fazla önem verdi. Seçmen anketleri, katılımcıların yüzde 60’ından fazlasının, adayların karakteri, deneyimi ve başarı geçmişini kimlik faktörlerinin önüne koyduğunu gösterdi. Özellikle ekonomik belirsizlik ve yaşam maliyeti krizi, seçmenleri daha pragmatik tercihlere yöneltti.

Uzmanlar, bu eğilimin birkaç nedeni olduğunu belirtiyor. Birincisi, son on yılda artan kimlik temelli siyasi söylemin seçmenlerde yorgunluk yaratması. İkincisi, pandemi sonrası dönemde hükümetin performansına yönelik eleştirilerin artması; seçmenler artık “temsil” yerine “sonuç” talep ediyor. Üçüncü olarak, sosyal medya ve dijital kampanyaların, adayların kişisel markalarından çok politika platformlarına odaklanmasına olanak tanıması. Kaliforniya Valisi Gavin Newsom’un yaptığı açıklamada, “Seçmenler artık göstermelik değil, gerçek çözümler istiyor” sözleri, bu değişimi özetler nitelikte.

Ön seçimlerde dikkat çeken bir diğer detay, kadın ve azınlık adayların başarısıydı. Ancak bu başarı, kimliklerine değil, kampanyalarının merkezine koydukları sağlık, eğitim ve ekonomi politikalarına bağlandı. Örneğin, Los Angeles bölgesinde bir eyalet senatörü adayı olan Meksika kökenli Maria Lopez, “Ben bir Latin kadın olduğum için değil, eğitim bütçesini artırma planım olduğu için kazandım” diyerek sürecin yeni diline işaret etti.

Bölgesel ve küresel boyut: ABD siyasetinde yeni bir dönem mi?

Kaliforniya, ABD’nin en kalabalık eyaleti ve ekonomik devi olması nedeniyle, buradaki seçim dinamikleri ülke geneli için bir barometre işlevi görüyor. Eğer kimlik siyasetinin gerilediği tezi doğruysa, bu durum Kasım 2024 başkanlık seçimlerinde de kendini gösterebilir. Başkan Joe Biden ve eski Başkan Donald Trump, farklı temeller üzerine kurulu seçim stratejileri izlese de, bu yeni eğilim her iki kampı da etkileyebilir. Örneğin, Demokrat Parti içinde ilerici kanadın savunduğu kimlik merkezli söylem zayıflayabilir, Cumhuriyetçiler ise “liyakat ve meritokrasi” temalı mesajlarıyla tabanı genişletebilir.

Küresel ölçekte, kimlik siyasetinin gerilemesi benzer tartışmaları Avrupa ve Asya’da da tetikleyebilir. Özellikle Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık’ta göçmen kökenli seçmenlerin oy davranışları üzerine yapılan çalışmalar, bu ülkelerde de benzer bir dönüşümün sinyallerini veriyor. Ancak Kaliforniya örneği, bu eğilimin en somut ve ölçülebilir kanıtı olarak değerlendiriliyor. Seçmen davranışındaki bu değişim, demokratik süreçlerde liyakat ve hesap verebilirliğin yeniden ön plana çıkması açısından umut verici olsa da, tarihsel olarak dışlanmış grupların temsil sorununu da yeniden gündeme getirebilir. Bu dengeyi sağlamak, sadece Amerikan siyaseti için değil, tüm demokrasiler için kritik bir sınav haline geliyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, son yıllarda siyasetin en yoğun şekilde kimlik etrafında şekillendiği ülkelerden biri oldu. Kaliforniya’daki bu eğilim, ABD siyasetinde yaşanan dönüşümün küresel bir trend olabileceğini gösteriyor. Türkiye açısından bu, seçmenlerin giderek daha fazla sonuç odaklı hale geldiği anlamına gelebilir. Ekonomik kriz ve deprem gibi somut krizlerle sınanan Türk kamuoyu, benzer şekilde liderlerden performans bekleyebilir. Ayrıca, ABD’deki bu değişim, Türkiye-ABD ilişkilerinde kimlik temelli tartışmaların yerini daha pragmatik bir terörle mücadele ve ticaret iş birliğine bırakmasına katkı sağlayabilir. Ancak bu, Türkiye’nin kendi iç dinamikleriyle örtüşen bir dönüşümün parçası olmasını gerektirir.

Etiketler:
Kaliforniyaön seçimkimlik siyasetiliyakatABD siyasetipragmatizmTürkiye-ABD ilişkileri

İlgili Haberler

ABD, İngiltere gibi 16 yaş altına sosyal medya yasağı getirmeli mi
ABD

ABD, İngiltere gibi 16 yaş altına sosyal medya yasağı getirmeli mi

4 dk önce

ABD, Timsah Alcatraz Göçmenlerini Kasırga Sezonu Öncesi Tahliye Etti
ABD

ABD, Timsah Alcatraz Göçmenlerini Kasırga Sezonu Öncesi Tahliye Etti

9 dk önce

ABD Yüksek Mahkemesi: Esrar Kullananlar da Silah Taşıyabilir
ABD

ABD Yüksek Mahkemesi: Esrar Kullananlar da Silah Taşıyabilir

13 dk önce

Anket: Obama Trump ve Biden'dan çok daha popüler
ABD

Anket: Obama Trump ve Biden'dan çok daha popüler

15 dk önce