Kaliforniya'da eyalet meclisinde görüşülen tartışmalı bir yasa tasarısı, kamu kayıtlarına erişimi ciddi şekilde kısıtlama potansiyeli taşıyor. Sacramento merkezli bu girişim, mevcut Kamu Kayıtları Yasası'nda (CPRA) değişiklik yapmayı hedefliyor. Tasarı, özellikle eyalet çalışanlarının e-posta ve mesajlaşma kayıtlarının kamuya açıklanmasını zorlaştıracak düzenlemeler içeriyor. İlk olarak 1968'de kabul edilen CPRA, Kaliforniya’da şeffaflığın temel taşı olarak görülüyor. Ancak teklif, bu temel ilkeyi zedeleyecek bir 'kötü çözüm' olarak nitelendiriliyor. Sorunun ne olduğu ise hâlâ net değil.
Tasarının arka planı ve detayları
Tasarı, ABD Kongre üyesi ve eski Kaliforniya eyalet senatörü olan bir Demokrat milletvekili tarafından sunuldu. Teklife göre, eyalet çalışanlarının kişisel cihazlarında veya özel hesaplarında yaptığı iş yazışmaları, kamu kaydı sayılmayacak. Bu, halihazırda yargı kararlarıyla geniş yorumlanan CPRA kapsamındaki erişim hakkını daraltıyor. Tasarının savunucuları, bunun kişisel mahremiyeti koruyacağını ve gereksiz maliyetleri azaltacağını öne sürüyor. Öte yandan, şeffaflık savunucusu gruplar ve medya kuruluşları, bu düzenlemenin kamu görevlilerinin hesap verme sorumluluğunu ortadan kaldıracağını belirtiyor. Özellikle son yıllarda, eyalet yöneticilerinin özel e-posta hesaplarını kullanarak kamu işlerini yürüttüğüne dair skandallar yaşanmıştı.
Trump döneminin eski Beyaz Saray sözcülerinden birine yakınlığıyla bilinen bir Cumhuriyetçi eski milletvekili, bu tasarıya karşı çıkarak şeffaflığın önemini vurguladı. Bu durum, tasarının ne kadar tartışmalı olduğunu gösteriyor. Kaliforniya'da genellikle şeffaflık yanlısı olan Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasında nadir bir ittifak oluştu. Tasarı, eyalet meclisinin alt kanadından geçti ve şu anda senatoda görüşülüyor. Vali Gavin Newsom'un tasarıyı imzalayıp imzalamayacağı ise belirsiz.
Bölgesel ve ulusal boyut
Bu yasa tasarısı, sadece Kaliforniya için değil, tüm ABD'deki kamu kayıtlarına erişim tartışmaları için bir emsal oluşturabilir. Diğer eyaletlerde de benzer kısıtlamalar gündeme gelebilir. Ulusal düzeyde, hükümet şeffaflığı ve kamu denetimi konusunda uzun süredir devam eden bir gerilimin yeni bir cephesini temsil ediyor. Özellikle federal düzeyde, eski Başkan Trump'ın Beyaz Saray'da özel e-posta kullanımına ilişkin tartışmalar hâlâ tazeliğini korurken, eyalet düzeyindeki bu adım dikkat çekiyor. Sivil toplum örgütleri ve gazetecilik savunucuları, tasarının kabul edilmesi halinde yolsuzluk ve kamu kaynaklarının kötüye kullanımı vakalarının üzerinin örtülmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Kaliforniya, teknoloji şirketlerinin yoğun lobi faaliyetleri nedeniyle de yakından izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'deki kamu bilgisine erişim ve şeffaflık tartışmaları açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de Bilgi Edinme Hakkı Kanunu mevcut olsa da uygulamada sıkıntılar yaşanıyor. Kaliforniya'daki bu tasarı, kamu kayıtlarının kısıtlanmasının demokratik denetim ve hesap verebilirlik üzerindeki olumsuz etkilerini göstermesi bakımından ders niteliğinde. Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde şeffaflık kriteri önemli bir yer tutarken, bu tür tartışmaların takip edilmesi, ulusal mevzuatın güçlendirilmesi için referans oluşturabilir. Ayrıca, dijitalleşen kamu yönetiminde özel hesapların iş amaçlı kullanımına ilişkin benzer sorunlar Türkiye'de de gündeme gelebilir.