Mozambik'in kuzey eyaleti Kabo Delgado, neredeyse on yıldır cihatçı bir grubun terörü altında. Bölge, büyük yakut yatakları, kereste ormanları ve devasa doğal gaz rezervlerine sahip olmasına rağmen ülkenin en yoksul bölgesi olmaya devam ediyor. Forbidden Stories koordinasyonunda yürütülen bir araştırma olan "Mozambik Açıklaması"nın ilk bölümü, bu kaynakların isyancıları nasıl finanse ettiğini gözler önüne seriyor.
Kaynakların isyancıların eline geçişi
Kabo Delgado'nun yer altı ve yer üstü zenginlikleri, bölgede faaliyet gösteren El-Kaide bağlantılı Eş-Şebab grubuna önemli bir finansal kaynak sağlıyor. Yakut madenciliği, yasadışı kereste ticareti ve afyon haşhaşı ekimi, isyancıların en önemli gelir kalemleri arasında yer alıyor. Araştırmaya göre, yakut ticareti yılda milyonlarca dolar getirirken, bu gelirin büyük kısmı isyancıların eline geçiyor. Ayrıca, bölgedeki devlet kurumlarındaki yolsuzluk, isyancıların bu ticareti kontrol etmesini kolaylaştırıyor.
Mozambik hükümeti, 2017'deki ilk saldırılardan bu yana isyancılarla mücadele ediyor. Ancak, hükümetin sert müdahalesi ve bölge halkının sivil kayıpları, isyancılara yeni katılımlar sağlıyor. Özellikle gençler arasında işsizlik ve yoksulluk, radikalleşmeyi hızlandırıyor. Kayıtlara göre, çatışmalarda 5 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Kabo Delgado'daki istikrarsızlık, sadece Mozambik'in değil, tüm Doğu Afrika'nın güvenliğini tehdit ediyor. Bölge, devasa doğal gaz rezervleri sayesinde küresel enerji şirketlerinin de dikkatini çekiyor. TotalEnergies gibi şirketler, 20 milyar doları aşan yatırımları durdurma kararı aldı. Fransa ve ABD, isyancılarla mücadele için Mozambik ordusuna eğitim ve istihbarat desteği sağlıyor. Ancak, insan hakları örgütleri, hükümet güçlerinin sivillere yönelik saldırılarını da eleştiriyor.
Uluslararası toplumun çabalarına rağmen, isyancıların finansmanını durdurabilmek için doğal kaynak ticaretinin kontrol altına alınması gerekiyor. Yakut ve kereste gibi ürünlerin kaçakçılığı, isyancılara sürekli bir gelir sağlıyor. Bu bağlamda, Mozambik'teki çatışmanın çözümü, yalnızca güvenlik önlemleriyle değil, aynı zamanda yoksulluk, işsizlik ve yolsuzluğa karşı kapsamlı bir mücadeleyle mümkün olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Doğu Afrika'daki güvenlik çıkarlarını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, Somali'deki varlığı ve Katar üzerinden bölgeye yönelik insani yardımlarıyla tanınıyor. Mozambik'teki çatışmanın derinleşmesi, bölgedeki enerji yatırımlarının sekteye uğramasına ve yeni göç dalgalarına yol açabilir. Ayrıca, Türk yapımı savunma sistemlerinin (Bayraktar gibi) bölgede kullanımı, Türkiye'nin askeri ihracat ve etki alanını genişletme potansiyeli taşıyor. Türkiye, istikrar için diplomatik ve ekonomik araçlarını kullanarak barış sürecine katkı sunabilir.