Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin (DRK) eski Devlet Başkanı Joseph Kabila, Pazartesi günü Ruanda destekli M23 isyancılarıyla yeni bir siyasi-askeri ittifak kurduğunu duyurdu. Kabila, söz konusu grupla işbirliği yapmakla suçlanarak gıyabında ölüm cezasına çarptırılmış olmasına rağmen bu ittifakı açıkladı. Gelişme, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi öncesinde anayasa değişiklikleri üzerine tartışmaların arttığı bir dönemde yaşandı.
Kabila'nın M23 ile ittifakı: Arka plan
Joseph Kabila, 2001-2019 yılları arasında DRK Devlet Başkanı olarak görev yaptı. 2018 seçimlerinde yerini Felix Tshisekedi'ye bıraktı, ancak siyasi etkisini korudu. M23 (23 Mart Hareketi), 2012 yılında kurulan ve Ruanda'nın desteklediği bir isyancı grubu. Grup, 2012-2013 yıllarında Goma şehrini kısa süreliğine ele geçirmişti. 2021'den bu yana yeniden aktif hale gelen M23, Kuzey Kivu'da çatışmalara yol açıyor.
Kabila, geçtiğimiz yıl M23 ile işbirliği yapmakla suçlanarak gıyabında ölüm cezasına çarptırılmıştı. Bu mahkumiyet, hükümetin Kabila'yı ülke istikrarına tehdit olarak gördüğünü gösteriyor. Kabila'nın son hamlesi, Tshisekedi yönetimine karşı bir cephe oluşturma çabası olarak yorumlanıyor.
Kongo basınına göre, Kabila'nın açıklaması başkent Kinşasa'da ve doğu bölgelerinde karışıklığa neden oldu. Hükümet henüz resmi bir açıklama yapmadı, ancak güvenlik güçlerinin alarma geçtiği belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
DRK, 1960'lardan bu yana siyasi istikrarsızlık, silahlı çatışmalar ve kaynak yağmasıyla boğuşuyor. Ülkenin doğusu, Ruanda, Uganda ve Burundi gibi komşuların müdahalelerine açık. M23'in Ruanda tarafından desteklendiği uluslararası raporlarda sıkça dile getiriliyor; Ruanda hükümeti bu iddiaları reddediyor.
Kabila'nın M23 ile ittifakı, bölgesel dengeleri sarsabilir. Ruanda'nın Kabila'ya destek verip vermeyeceği belirsiz. Öte yandan, DRK hükümeti, M23 ile mücadelede Birleşmiş Milletler barış gücü MONUSCO'dan destek alıyor. Ancak MONUSCO'nun etkinliği tartışmalı.
Uluslararası toplum, DRK'daki gelişmeleri yakından izliyor. ABD ve AB, Kabila'nın hamlesini endişeyle karşılayabilir. Çin ise DRK'daki madencilik yatırımlarını korumak için istikrarı önemsiyor. Kabila döneminde Çin ile yapılan madencilik anlaşmaları, Tshisekedi tarafından gözden geçirilmişti.
Anayasa değişikliği tartışmaları, Tshisekedi'nin üçüncü dönem için yol açma çabası olarak görülüyor. Kabila'nın ittifakı, bu tartışmaları daha da alevlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
DRK'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika açılımı ve kıtadaki ekonomik çıkarları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Afrika'da ticaret ve yatırımlarını artırıyor; DRK, zengin maden kaynaklarıyla potansiyel bir ortak. Ancak ülkedeki güvenlik sorunları, Türk iş insanlarının risk algısını yükseltebilir. Ayrıca, Ruanda ile DRK arasındaki gerilim, Büyük Göller bölgesinde istikrarsızlığa yol açarak küresel tedarik zincirlerini etkileyebilir. Türkiye, bölgede arabuluculuk veya insani yardım kanallarıyla aktif rol alabilir. Kabila'nın hamlesi, Türkiye'nin Afrika'daki denge politikalarını gözden geçirmesini gerektirebilir.