Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimlerine bir yıldan az bir süre kala, aday adayı Raphael Glucksmann pazartesi günü bölünmüş solun birleştirilmesi için "mücadelenin başladığını" ilan etti. FRANCE 24'ten Mark Owen'a konuşan Paris Pantheon Sorbonne Üniversitesi'nden siyaset bilimci ve araştırmacı Damien Lecomte, solun karşı karşıya olduğu zorlukları ve Glucksmann'ın stratejisini değerlendirdi. Glucksmann, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde solu bir araya getirme iddiasıyla yola çıkarken, solun son yıllarda yaşadığı dağınık görünümü aşmayı hedefliyor.
Solun Birleşme Çabaları ve Tarihsel Arka Plan
Fransa'da sol, geleneksel olarak Sosyalist Parti (PS), Yeşiller (EELV), Komünist Parti (PCF) ve son yıllarda Jean-Luc Mélenchon'un radikal sol hareketi Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) arasında bölünmüş durumda. 2022 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde solun oyları dağılmış ve hiçbir aday ikinci tura kalamamıştı. Bu durum, sol seçmenin bir kısmında hayal kırıklığı yaratırken, birleşme çağrılarını güçlendirdi. Raphael Glucksmann, 2019 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde kamuoyunda tanınan bir isim haline geldi ve sosyal demokrat çizgide bir figür olarak öne çıktı. Şimdi ise cumhurbaşkanlığı için geniş bir sol ittifak oluşturma niyetini açıklıyor. Ancak sol içindeki farklı eğilimlerin bir araya gelmesi kolay görünmüyor. Özellikle LFI ile sosyal demokratlar arasındaki gerilim, birleşme sürecinin önündeki en büyük engellerden biri. Lecomte, bu birleşmenin zorluğuna dikkat çekerek, solun ortak bir program ve aday etrafında uzlaşmasının zaman alacağını belirtiyor.
Glucksmann'ın "mücadele başlıyor" açıklaması, aslında solun yeniden yapılanma sürecinin startı olarak yorumlanıyor. Aday adayı, konuşmasında solun dağınık yapısına vurgu yaparak, seçmenin birleşik bir sol alternatife ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Ancak somut adımların nasıl atılacağı henüz net değil. Sol partiler arasında yapılacak ön seçimler veya ortak aday belirleme mekanizmaları masada. Glucksmann'ın ekibi, öncelikle sosyal demokrat seçmeni ve çevre hareketlerini kucaklayacak bir platform oluşturmayı hedefliyor. Öte yandan, LFI'nin lideri Mélenchon'un da cumhurbaşkanlığına aday olma ihtimali, solun birleşmesini daha da karmaşık hale getiriyor. Lecomte, solun birleşmesinin sadece liderler arası bir uzlaşmaya değil, tabanda da ortak bir heyecan yaratılmasına bağlı olduğunu ifade ediyor.
Tarihsel olarak, Fransa'da sol 1997'de ve 2012'de olduğu gibi zaman zaman birleşerek seçim başarısı elde etmişti. Ancak son dönemde aşırı sağın yükselişi ve solun kimlik krizi, birleşme çabalarını zorlaştırıyor. Glucksmann'ın genç ve dinamik imajı, sol seçmenin bir kısmı için umut verici olsa da, solun geleneksel tabanını oluşturan işçi sınıfı ve sendikalar üzerindeki etkisi henüz belirsiz. Ayrıca, Avrupa Birliği yanlısı duruşu ile bilinen Glucksmann'ın, AB karşıtı sol gruplarla ne kadar uyum sağlayabileceği de tartışma konusu.
Avrupa ve Küresel Bağlamda Solun Geleceği
Fransa'daki solun birleşme çabası, Avrupa genelinde solun yeniden canlanma arayışlarıyla paralellik gösteriyor. Son yıllarda birçok Avrupa ülkesinde sosyal demokrat partiler oy kaybı yaşarken, sağ popülist hareketler güç kazandı. İspanya'da sol koalisyon hükümeti, Portekiz'de sosyalist hükümet gibi örnekler, solun iktidar olabileceğini gösterse de, Fransa gibi büyük bir ülkede solun birleşmesi Avrupa siyaseti için de önemli bir sınav olacak. Glucksmann'ın başarısı, sadece Fransa iç siyasetini değil, Avrupa Parlamentosu'ndaki sosyal demokrat grubun gücünü ve AB'nin geleceğini de etkileyebilir. Özellikle 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinin ardından, 2027 Fransa cumhurbaşkanlığı seçimi AB'nin siyasi yöneliminde belirleyici olabilir. Solun birleşmesi, AB'nin sosyal boyutunun güçlenmesi ve yeşil dönüşüm politikalarının hızlanması açısından da kritik.
Öte yandan, Fransa'da solun birleşememesi durumunda, aşırı sağın önümüzdeki seçimlerde daha da güçlenmesi riski bulunuyor. Anketler, Marine Le Pen'in Ulusal Birlik (RN) partisinin destek oranının yüksek olduğunu gösteriyor. Solun dağınık kalması, merkez sağ ve aşırı sağ arasında sıkışan seçmenin tercihlerini etkileyebilir. Bu nedenle Glucksmann'ın girişimi, sadece sol için değil, Fransız demokrasisinin geleceği için de önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'daki solun birleşme çabası, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, Avrupa siyasetindeki dengeleri etkileyebilir. Fransa, AB içinde Türkiye'nin üyelik sürecinde ve dış politikasında önemli bir aktör. Solun güçlenmesi, Fransa'nın AB içindeki sosyal politikalarına ve dış ilişkilerine yansıyabilir. Özellikle Glucksmann'ın AB yanlısı ve insan haklarına vurgu yapan çizgisi, Türkiye ile ilişkilerde yeni bir sayfa açabilir. Ancak solun birleşememesi ve aşırı sağın güçlenmesi, Türkiye karşıtı söylemlerin artmasına yol açabilir. Bu nedenle, Fransa'daki siyasi gelişmelerin Türkiye'nin AB ile ilişkileri ve bölgesel denklemler açısından dikkatle izlenmesi gerekiyor.