Avrupa Birliği’nin (AB) eski Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker, Birleşik Krallık’ın Brexit sonrasında AB’ye yeniden katılma girişiminde bulunması halinde, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’ne olan yakınlığı nedeniyle diğer üye ülkeler tarafından “soğuk karşılanacağını” ve bu sürecin engelleneceğini öne sürdü. Juncker, Avrupa Parlamentosu’nun merkez sağ grubu Avrupa Halk Partisi’nin (EPP) bir etkinliğinde yaptığı konuşmada, AB’nin Brexit sürecinde “yaralandığını” ve İngiltere’nin eski ortaklarına karşı güvensizlik duyduğunu belirtti. Juncker’in açıklamaları, İngiltere’nin AB ile ilişkilerinin geleceği konusunda yeni bir tartışma başlatırken, Brexit sonrası ticaret anlaşmaları ve diplomatik dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde geldi.
Juncker’den Sert Uyarı: ‘AB Yara Alan Bir Organizma’
Juncker, konuşmasında “AB, Brexit’ten sonra yaralandı. Bu yarayı sarmak zaman alacak. İngiltere’nin ABD’ye olan bağımlılığı ve özel ilişkisi, diğer üye devletler nezdinde güven sorunu yaratıyor. Eğer Londra bir gün kapımızı çalarsa, karşısında soğuk bir tavır bulacaktır” ifadelerini kullandı. Eski komisyon başkanı, ayrıca İngiltere’nin Brexit referandumu öncesinde AB’nin reform taleplerini reddettiğini ve bu nedenle geri dönüşün “siyasi olarak imkânsız” olduğunu savundu.
Juncker’in yorumları, İngiltere’nin Ocak 2020’de resmen ayrılmasının ardından AB-İngiltere ilişkilerinin henüz normalleşmediği bir döneme denk geldi. İki taraf arasındaki ticaret anlaşması 2021’de yürürlüğe girmiş olsa da, özellikle Kuzey İrlanda protokolü ve balıkçılık hakları gibi konularda anlaşmazlıklar devam ediyor. Juncker’in bu açıklaması, AB içinde İngiltere’ye karşı oluşan güvensizlik duvarının ne kadar derin olduğunu gösteriyor.
ABD Faktörü ve Küresel Dengeler
Juncker, İngiltere’nin ABD ile olan “özel ilişkisinin” AB üyeleri tarafından bir tehdit olarak algılandığını vurguladı. Özellikle İngiltere’nin ABD ile imzaladığı ticaret anlaşmaları ve savunma iş birliği, AB’nin ortak dış politika hedefleriyle çelişiyor. Juncker, “İngiltere, ABD’nin Avrupa’daki Truva atı olarak görülüyor” diyerek, bu algının Brexit sonrası da devam ettiğini belirtti.
Bu açıklamalar, ABD’nin Ukrayna savaşı sonrası Avrupa’daki askeri varlığını artırdığı ve NATO’yu güçlendirdiği bir dönemde geldi. İngiltere’nin ABD ile savunma alanındaki iş birliği, AB’nin kendi savunma girişimlerini baltaladığı yönünde eleştirilere yol açıyor. Juncker’in sözleri, AB içinde İngiltere’ye yönelik “güvenilmez ortak” algısının ne kadar yaygın olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin AB ile ilişkileri bağlamında önemli ipuçları taşıyor. Juncker’in İngiltere’nin ABD faktörü nedeniyle AB’ye dönüşünü engelleyecek bir atmosferden bahsetmesi, AB’nin üçüncü ülkelerle ilişkilerinde “güven” ve “uyum” kriterlerini ne kadar önemsediğini gösteriyor. Türkiye’nin AB üyelik sürecinde de benzer endişeler gündeme gelmişti. Ancak Türkiye, NATO üyesi olarak ABD ile iş birliğini sürdürürken, AB’ye tam üyelik hedefinden vazgeçmiş değil. Juncker’in açıklamaları, AB’nin genişleme politikasında jeopolitik yakınlığın yanı sıra iç uyumun da belirleyici olacağına işaret ediyor. Türkiye’nin kendi dış politika dengesini kurarken bu dinamikleri göz önünde bulundurması gerekiyor.