JPMorgan Asset Management Küresel Piyasa Stratejisti Kerry Craig, Bloomberg TV'ye yaptığı açıklamada, yapay zeka sektöründeki şirket değerlemelerinin giderek daha fazla sorgulanması gerektiğini belirtti. Craig'in uyarıları, Micron Technology'nin yapay zeka destekli çeyrek dönem tahminlerinin piyasa beklentilerini aşmasının ardından geldi. Yarı iletken devi Micron, özellikle veri merkezleri ve yapay zeka uygulamaları için yüksek bant genişlikli bellek (HBM) talebindeki artış sayesinde güçlü bir büyüme öngörüyor. Ancak Craig, bu tür olumlu haberlere rağmen, AI odaklı hisselerin fiyatlarının mevcut kazanç potansiyellerinin çok ötesine geçmiş olabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Gelişmenin Arka Planı: Micron Beklentileri Aştı, Endişeler Büyüyor
Micron Technology, 2025 yılı ikinci çeyreği için yaptığı tahminde, yapay zeka çiplerine olan talebin etkisiyle gelirlerinin 7,9 milyar dolar civarında olacağını açıkladı. Bu rakam, analistlerin 7,5 milyar dolarlık ortalama beklentisinin oldukça üzerinde. Şirket, özellikle Nvidia ve AMD gibi AI işlemcilerinde kullanılan HBM belleklerine yönelik güçlü talebe dikkat çekti. Ancak Micron'un hisseleri, bu olumlu habere rağmen, piyasanın daha yüksek beklentiler içinde olması ve değerlemelerle ilgili endişeler nedeniyle sınırlı bir yükseliş gösterdi.
Kerry Craig, Micron'un haberinin AI sektörü için olumlu olduğunu, ancak yatırımcıların 'aşırı iyimser' senaryolara karşı temkinli olması gerektiğini vurguladı. Craig, "Piyasalar, AI'nin potansiyelini fiyatlarken, bu potansiyelin ne kadarının gerçekleşebileceği konusunda daha gerçekçi olmalı. Şu anki değerlemeler, gelecekteki nakit akışlarının çok yüksek bir oranda iskonto edilmesini gerektiriyor" dedi.
Craig'in yorumları, AI hisselerindeki son yükselişin sürdürülebilirliği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. S&P 500'ün en büyük şirketleri arasında yer alan Nvidia, Microsoft ve Alphabet gibi teknoloji devlerinin değerlemeleri, geçtiğimiz yıl boyunca önemli ölçüde arttı. Bu şirketler, AI alanındaki yatırımları ve büyüme potansiyelleri sayesinde endeksin yükselişine öncülük etti. Ancak bazı analistler, bu büyümenin sürdürülebilir olup olmadığı konusunda şüphelerini dile getiriyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut: Teknoloji Balonu Mu? Yeni Bir Dönem Mi?
AI odaklı hisselerdeki değerleme endişeleri, küresel piyasalarda 2000'li yılların başındaki dot-com balonunu hatırlatıyor. O dönemde de internet şirketlerine yönelik aşırı iyimserlik, sonunda büyük bir çöküşe yol açmıştı. Ancak bazı uzmanlar, AI teknolojisinin üretkenlik artışı ve ekonomik dönüşüm potansiyeli sayesinde bu karşılaştırmanın haksız olduğunu savunuyor.
Öte yandan, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikaları da AI hisselerinin değerlemeleri üzerinde önemli bir etkiye sahip. Yüksek faiz oranları, gelecekteki nakit akışlarının bugünkü değerini düşürerek yüksek değerlemeleri daha kırılgan hale getiriyor. Craig, Fed'in faiz indirimlerine ne zaman başlayacağının belirsizliğinin, AI yatırımlarının getiri potansiyelini etkileyebileceğine dikkat çekti.
Asya-Pasifik bölgesi, özellikle Güney Kore ve Tayvan, AI çip üretiminde kritik bir rol oynuyor. Micron'un yanı sıra Samsung ve TSMC gibi şirketler, AI donanım talebinden doğrudan etkileniyor. Bu durum, bölge ekonomileri için hem fırsat hem de risk oluşturuyor. Değerlemelerde olası bir düzeltme, bu ülkelerin teknoloji ihracatını olumsuz etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yapay zeka odaklı hisselerdeki değerleme tartışmaları, doğrudan Türkiye piyasalarını etkilemese de, küresel risk iştahı üzerinden dolaylı bir etki yaratabilir. Yabancı yatırımcıların gelişmekte olan piyasalara yöneliminde, ABD teknoloji hisselerindeki oynaklık önemli bir belirleyicidir. AI balonu endişeleri, yatırımcıların riskten kaçışını tetikleyerek Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden portföy çıkışlarına neden olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin yarı iletken ve yapay zeka alanındaki yatırımları henüz global ölçekte sınırlı kaldığından, bu dalgalanmadan doğrudan etkilenme olasılığı düşüktür. Ancak, küresel teknoloji şirketlerinin değer kaybetmesi, Türkiye ile ticari ilişkileri olan firmaları da etkileyebilir. Özellikle savunma sanayii ve otomotiv gibi sektörlerde kullanılan AI teknolojilerinin tedarik zinciri üzerindeki olası etkileri izlenmelidir.