Küresel ısınmanın etkisiyle artan sıcaklıklar ve yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşması, klima sektörüne olan talebi patlattı. Özellikle Asya ve Kuzey Amerika'da rekor seviyelere ulaşan sıcak hava dalgaları, klima satışlarını zirveye taşırken, veri merkezlerinin soğutma ihtiyacı da sektördeki büyümeyi hızlandırdı. Bu durum, klima üreticilerinin hisse senetlerinde belirgin bir yükselişe yol açtı. Ancak sektör uzmanları, yapay zeka endüstrisinin talebi karşılamak için üretimi artırmasının, maliyetleri yükselterek sıradan tüketicilerin klimaya erişimini zorlaştırabileceği uyarısında bulunuyor.
Artan talep ve yükselen hisseler
Dünyanın önde gelen klima üreticilerinden Japonya merkezli Daikin Industries ve ABD'li Carrier Global'in hisseleri son aylarda çift haneli artışlar kaydetti. Daikin'in hisseleri yılbaşından bu yana yüzde 35 değer kazanırken, Carrier Global yüzde 28 yükseldi. Bu artışta, Avrupa ve Asya'da yaşanan benzeri görülmemiş sıcak hava dalgalarının yanı sıra, yapay zeka modellerini eğiten ve çalıştıran dev veri merkezlerinin soğutma ihtiyacının hızla artması etkili oldu. Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) verilerine göre, veri merkezlerinin küresel elektrik tüketimi 2022'de 240-340 TWh arasında seyrederken, bu rakamın 2026'ya kadar 650 TWh'ye ulaşması bekleniyor. Soğutma sistemleri bu tüketimin önemli bir kısmını oluşturuyor.
Yapay zeka şirketleri ChatGPT, Google Gemini ve Meta gibi firmaların büyük dil modelleri, işlem gücü ihtiyacını katlayarak artırdı. Bu modellerin çalıştığı sunucu çiftlikleri, aşırı ısınmayı önlemek için ileri düzey soğutma sistemlerine ihtiyaç duyuyor. Sektör analistleri, veri merkezi soğutma pazarının 2023'te 15 milyar dolar seviyesindeyken, 2030'a kadar 30 milyar doları aşacağını tahmin ediyor. Bu durum, klima üreticileri için yeni bir gelir kapısı oluştururken, mevcut üretim kapasitesinin önemli bir kısmını da bu talebe yönlendiriyor.
Tüketici erişimi ve maliyet sorunları
Ancak bu büyümenin bir bedeli var. Klima fiyatları, artan talep ve hammadde maliyetleri nedeniyle son bir yılda ortalama yüzde 12-15 arttı. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, sıcak hava dalgalarına karşı hayati öneme sahip klimalar, artık lüks tüketim maddesi haline geliyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), aşırı sıcakların her yıl 166 bin kişinin ölümüne neden olduğunu belirtirken, iklim değişikliğiyle bu sayının daha da artacağı uyarısında bulunuyor. Klima erişimindeki eşitsizlik, yoksul toplumların sağlık risklerini artırıyor.
Öte yandan, yapay zeka endüstrisinin hızlı büyümesi, enerji tüketimini ve karbon emisyonlarını da artırarak iklim krizini derinleştiriyor. Veri merkezlerinin soğutma ihtiyacı, enerji verimliliği yüksek sistemlerle karşılanmaya çalışılsa da, bu sistemlerin üretimi ve işletilmesi çevresel maliyetleri beraberinde getiriyor. Uzmanlar, yenilenebilir enerjiyle çalışan soğutma teknolojilerine yatırım yapılması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, iklim değişikliğinin etkilerini yoğun hisseden bir bölgede yer alıyor. Artan sıcaklıklar, özellikle Güneydoğu ve Akdeniz bölgelerinde klima talebini yükseltiyor. Ancak küresel klimadaki fiyat artışı, Türk tüketicisini de olumsuz etkiliyor. Öte yandan, Türkiye'nin veri merkezi yatırımları hız kazanıyor; yerli ve yabancı şirketler İstanbul, Ankara ve İzmir'de yeni merkezler kuruyor. Bu merkezlerin soğutma ihtiyacı, enerji tüketimini ve ithalat bağımlılığını artırabilir. Türkiye'nin, iklim değişikliğine uyum ve enerji verimliliği politikalarını güçlendirmesi, aynı zamanda yerli soğutma teknolojilerine yatırım yapması stratejik bir öneme sahip.