Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin genç lideri Jordan Bardella, partinin 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmaya hazırlanıyor. Partinin kurucusu ve eski lideri Marine Le Pen'in, 2025 yılında kesinleşmesi beklenen bir mahkeme kararıyla siyasi yasaklı hale gelmesi durumunda, Bardella partinin en güçlü adayı olarak öne çıkıyor. 1995 doğumlu olan Bardella, seçilmesi halinde Fransa tarihinin en genç cumhurbaşkanı unvanını alacak. Le Pen'in yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili davada 5 yıl süreyle aday olma yasağı istemiyle yargılanması, Fransız siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Gelişmenin arka planı
Marine Le Pen, Avrupa Parlamentosu'nda hayali işler karşılığında kamu fonlarını kötüye kullanmakla suçlanıyor. Savcılık, Le Pen'in 2004-2016 yılları arasında AP'de çalıştırdığı 4 danışmanın aslında parti işleriyle uğraştığını iddia ediyor. Dava henüz sonuçlanmamış olsa da, Le Pen'in 5 yıl süreyle aday olma hakkının elinden alınması ve 300 bin euro para cezasına çarptırılması isteniyor. Mahkemenin kararını 2025 yılında açıklaması bekleniyor. Bardella, Paris'in banliyölerinde büyümüş, İtalyan ve Cezayir kökenli bir siyasetçi. 2012'de 17 yaşında partiye katılan Bardella, hızla yükselerek 2022'de parti başkanı oldu. 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde partiyi zafere taşıyan Bardella, genç ve dinamik imajıyla seçmenlerde karşılık buluyor.
Bardella'nın siyasi yükselişi, Fransız siyasetinde bir dönüm noktası olarak görülüyor. Göçmen karşıtı ve milliyetçi söylemleriyle tanınan Bardella, Le Pen'in aksine daha radikal bir çizgi izliyor. Anketlere göre, Le Pen'in yasaklanması halinde Bardella'nın cumhurbaşkanlığı seçimlerinde güçlü bir rakip olacağı belirtiliyor. Fransa'da 2027 seçimleri henüz 2 yıl uzakta olsa da, Bardella şimdiden kampanya hazırlıklarına başlamış durumda.
Bölgesel ve küresel boyut
Bardella'nın olası cumhurbaşkanlığı, Fransa'nın Avrupa Birliği içindeki rolünü ve küresel politikalarını etkileyebilir. Ulusal Birlik partisi, AB karşıtı ve NATO'dan çıkışı savunan bir çizgiye sahip. Bardella'nın cumhurbaşkanı olması halinde Fransa'nın AB reformlarına karşı çıkması veya NATO'dan ayrılması gündeme gelebilir. Ayrıca, Fransa'nın göç politikalarında sertleşme, Müslüman karşıtı söylemlerin artması ve laiklik ilkesinin daha katı uygulanması beklenebilir. Bu durum, Avrupa'da aşırı sağın yükselişine ivme kazandırabilir ve diğer ülkelerdeki benzer partilere ilham verebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bardella'nın Fransa cumhurbaşkanı olması, Türkiye-Fransa ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Ulusal Birlik partisi, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkmakta ve Fransız Müslümanlarına yönelik sert politikaları savunmaktadır. Bardella'nın göç karşıtı söylemleri, Türkiye'den Avrupa'ya göç edenler üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca, Fransa'nın Doğu Akdeniz ve Libya politikalarında Türkiye'ye karşı daha sert bir tutum alması muhtemeldir. Ancak, Bardella'nın cumhurbaşkanı olması halinde Fransa'nın NATO'dan çıkışı gündeme gelirse, bu Türkiye'nin güvenlik politikalarını da etkileyebilir. Öte yandan, Bardella'nın Rusya yanlısı söylemleri, Batı ittifakında yeni gerilimlere yol açabilir.