Japonya Maliye Bakanı Shunichi Suzuki, ülkesinin para birimi yendeki ani ve spekülatif hareketlere karşı her an müdahaleye hazır olduklarını açıkladı. Suzuki, Tokyo'da yaptığı açıklamada, döviz piyasalarındaki aşırı dalgalanmaların ekonomik istikrarı tehdit etmesi durumunda gerekli adımları atacaklarını vurguladı. Bu açıklama, yenin dolar karşısında son haftalarda 160 seviyesine kadar gerilemesi ve ardından Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) müdahalesiyle bir miktar toparlanmasının ardından geldi. Bakan, "Spekülatif hareketler dahil olmak üzere döviz piyasalarındaki gelişmeleri yüksek bir aciliyet duygusuyla izliyoruz" dedi. Suzuki'nin sözleri, piyasalarda yeniden müdahale beklentisini artırdı.
Yen'deki düşüşün arka planı
Japon yeni, 2022 yılından bu yana ABD Merkez Bankası'nın faiz artırımları ve BOJ'un ultra gevşek para politikası arasındaki politika farklılığı nedeniyle sürekli değer kaybetti. Beklenmeyen bir politika değişikliğiyle BOJ, Mart 2024'te 17 yıl sonra ilk kez faiz artırımına gitmiş olsa da, yenin değer kaybı hız kesmedi. Mayıs ayında yen, dolar karşısında 34 yılın en düşük seviyesi olan 160,03'e geriledi. BOJ, bu düşüşü durdurmak için 9 Mayıs'ta piyasalara müdahale ederek 3,6 trilyon yen (yaklaşık 23 milyar dolar) harcadı. Ancak analistler, müdahalenin kalıcı bir çözüm sağlamadığını, zira temel neden olan ABD-Japonya faiz farkının daralmadığını belirtiyor. Suzuki, yaptığı açıklamada, "Döviz kurlarındaki aşırı hareketler ekonomi için olumsuzdur. Biz, piyasa oyuncularının temel ekonomik göstergelere dayanarak hareket etmelerini bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Bu tutum, Japonya'nın doğrudan müdahale yerine sözlü uyarıları tercih ettiği bir dönemin sonuna işaret ediyor.
Küresel ve bölgesel etkiler
Yen'deki değer kaybı, yalnızca Japonya ekonomisini değil, Asya-Pasifik bölgesindeki diğer ülkeleri de etkiliyor. Güney Kore, Tayvan ve Çin gibi ihracatçı ekonomiler, Japonya'nın rekabetçi kur politikası nedeniyle baskı altında. Öte yandan, zayıf yen Japonya'nın ihracatçı firmalarına kısa vadede avantaj sağlasa da, enerji ve gıda ithalatında maliyetleri artırarak tüketici enflasyonunu körüklüyor. ABD Hazine Bakanlığı daha önce Japonya'yı döviz manipülasyonu listesine almadığını açıklamış olsa da, Tokyo'nun yoğun müdahaleleri Washington ile gerilime neden olabilir. IMF'in yanı sıra bazı ekonomistler, müdahalelerin piyasa mekanizmasını bozduğunu savunuyor. Ancak Japonya, para biriminin temel ekonomik göstergelerle uyumlu olmadığı gerekçesiyle müdahaleyi savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın yen müdahalesi, Türkiye için iki açıdan önemlidir. Birincisi, özellikle zayıf para birimlerine sahip gelişmekte olan ülkeler, Japonya gibi büyük ekonomilerin kur politikalarından etkilenir. Yenin değer kaybı, TL başta olmak üzere benzer pozisyondaki para birimleri üzerinde ek baskı yaratabilir. İkincisi, Japonya’nın politika araçlarını sonuna kadar kullanması, Türkiye’nin de döviz kuru oynaklığına karşı elindeki seçenekleri göstermesi bakımından örnek teşkil edebilir. Öte yandan, Türkiye’nin dış ticaret hacmi Japonya ile sınırlı olsa da, bu tür global dalgalanmalar sermaye akımlarını ve yatırımcı güvenini etkileyerek dolaylı yoldan Türk piyasalarına yansıyabilir.