Japonya'da son yıllarda hızla artan 'yalnız ölümler' (kodokushi) sonucu sahipsiz kalan cesetleri depolamak ve imha etmek üzere faaliyet gösteren denetimsiz şirketler, yasal boşluklardan yararlanarak hızla büyüyen bir sektör haline geldi. Ülke genelinde 'ucuz morg' olarak adlandırılan bu işletmeler, son dönemde yayımlanan bir raporla kamuoyunun gündemine taşındı. Rapor, söz konusu şirketlerin yasal boşlukları nasıl kullandığını ve toplumun giderek artan sayıda ölüyü nasıl 'yok ettiğini' gözler önüne seriyor.
Denetimsiz Bir Sektörün Yükselişi
Japonya'da nüfusun hızla yaşlanması ve aile bağlarının zayıflaması, yalnız yaşayan bireylerin sayısını artırıyor. Bu kişilerin ölümünden günler, hatta haftalar sonra haberdar olunması, 'yalnız ölüm' vakalarını olağan hale getirdi. Cesetlerin akrabaları tarafından alınmaması durumunda, belediyeler genellikle defin işlemlerini üstlenmek zorunda kalıyor. Ancak artan vaka yükü karşısında bazı yerel yönetimler, bu hizmeti özel şirketlere devrediyor.
İşte tam bu noktada, 'ucuz morg' olarak bilinen şirketler devreye giriyor. Bu şirketler, cesetleri düşük maliyetle depolayıp imha etmeyi vaat ediyor. Fakat faaliyetleri sırasında yasal düzenlemelere tabi olmadıkları için, ölülerin kimlik tespiti, defin izni ve aile bilgilendirmesi gibi kritik süreçleri atlayabiliyorlar. Bazı durumlarda cesetler uygun olmayan koşullarda bekletiliyor, hatta kayıt dışı şekilde toplu mezarlara gömülüyor.
Yasal Boşluklar ve Etik Sorunlar
Japonya'da defin ve morg hizmetleri, Sağlık, Çalışma ve Refah Bakanlığı'nın denetiminde yürütülüyor. Ancak mevcut yasalar, özel sektörün bu alandaki faaliyetlerini yeterince kapsamıyor. Özellikle 'sahipsiz ceset' tanımındaki belirsizlik, şirketlerin sorumluluktan kaçmasına olanak tanıyor. Bir ceset, akrabaları ortaya çıkmadığı sürece 'sahipsiz' sayılıyor ve bu durumda belediyelerin mi yoksa özel şirketlerin mi yetkili olduğu net değil.
Rapor, bu belirsizliğin suiistimale açık kapı bıraktığını vurguluyor. Örneğin, bazı şirketler cesetleri 'bağış' adı altında üniversitelere veya araştırma kurumlarına satabiliyor. Ya da ailelerin haberi olmadan organlarını çıkarabiliyor. Her ne kadar bu iddialar henüz kanıtlanmamış olsa da, sektördeki denetim eksikliği ciddi endişelere yol açıyor.
Toplumsal ve Ekonomik Arka Plan
Japonya, dünyanın en yaşlı nüfusuna sahip ülkelerinden biri. 2023 verilerine göre, 65 yaş üstü nüfus toplam nüfusun yüzde 29'unu oluşturuyor. Aynı zamanda yalnız yaşayan hane halkı sayısı 15 milyonu aşmış durumda. Bu demografik tablo, önümüzdeki yıllarda 'yalnız ölüm' vakalarının daha da artacağını gösteriyor. Hükümet, 2024 yılında yalnız ölümleri önlemeye yönelik bir yasa tasarısı hazırlığı içinde olsa da, halihazırda bu ölümlerin ardından ortaya çıkan ceset yönetimi sorunu için kapsamlı bir çözüm bulunmuyor.
Ekonomik açıdan, morg hizmetleri pahalı bir kalem. Geleneksel cenaze törenleri ortalama 2-3 milyon yen (yaklaşık 13-20 bin dolar) tutabiliyor. Bu maliyeti karşılayamayan aileler için 'ucuz morg' hizmetleri cazip hale geliyor. Ancak bu şirketlerin çoğu, düşük fiyat vaadiyle yola çıkıp, ardından gizli ücretler veya kalitesiz hizmetle aileleri mağdur edebiliyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Japonya'daki bu durum, aslında gelişmiş ülkelerin karşı karşıya olduğu daha geniş bir sorunun parçası. Batı Avrupa, Kuzey Amerika ve Doğu Asya'da da yaşlanan nüfus ve artan yalnızlık, benzer sorunları beraberinde getiriyor. Örneğin, Almanya ve İngiltere'de 'sahipsiz cenaze' sayısı son on yılda iki katına çıktı. Güney Kore'de ise 'yalnız ölüm' oranı hızla artıyor. Bu ülkelerde de özel şirketlerin devreye girdiği, ancak denetim eksikliği nedeniyle etik sorunların yaşandığı biliniyor.
Japonya özelinde, kültürel faktörler de önemli. Geleneksel olarak aileye ve atalara saygı büyük önem taşırken, modern yaşamda bu bağlar zayıfladı. Ölülerin onuruna yakışır şekilde defnedilmesi gerektiğine dair güçlü bir inanç var. Ancak 'ucuz morg' skandalı, bu değerlerin ekonomik gerçeklerle çatıştığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Japonya kadar yaşlı bir nüfusa sahip olmasa da, hızla yaşlanan bir toplum. TÜİK verilerine göre 65 yaş üstü nüfus 2023'te yüzde 10'u aştı ve yalnız yaşayan yaşlı sayısı artıyor. Büyükşehirlerde yalnız ölüm vakaları ve sahipsiz cenaze sayısı da yükselişte. Japonya'daki gibi denetimsiz özel morg hizmetleri henüz yaygın değil; ancak belediyelerin defin işlemlerindeki yükü artıyor. Türkiye, Japonya'nın deneyiminden ders çıkararak, defin hizmetlerinde özel sektörün rolünü şeffaf ve denetlenebilir bir çerçeveye oturtmalı. Aksi halde benzer etik ve insani sorunlarla karşılaşabilir.
Özetle, Japonya'daki 'ucuz morg' skandalı, yaşlanan nüfus ve zayıflayan aile bağlarının yol açtığı küresel bir sorunun sadece bir yansıması. Denetim eksikliği, ekonomik zorluklar ve kültürel değerler arasındaki denge, tüm ülkeler için acil çözüm bekleyen bir mesele.