Japonya ve ABD Hazine Bakanlığı, Japon yeni'nin (JPY) dolar karşısında rekor düşüşünü durdurmak için on yıllardır görülmemiş bir düzeyde işbirliği yapıyor. Bloomberg Intelligence analisti Stephen Chiu, iki ülkenin döviz piyasalarına müdahale konusunda nasıl ortak bir zemin bulduğunu ve bunun küresel piyasalar üzerindeki etkilerini değerlendirdi. İşte bu nadir işbirliğinin arka planı, nedenleri ve Türkiye açısından yansımaları.
Yen'in Değer Kaybı ve Müdahale Kararı
Japon yeni, 2024 yılında dolar karşısında 160 seviyesini aşarak 34 yılın en düşük seviyesine geriledi. Bu durum, Japonya'nın ithalat fiyatlarını artırarak enflasyonu tetikledi ve hane halkı ile küçük işletmelerin satın alma gücünü olumsuz etkiledi. Japon hükümeti, Nisan ve Mayıs aylarında tahmini 9,8 trilyon yen (yaklaşık 62 milyar dolar) harcayarak piyasaya müdahale etti. Ancak bu müdahalelerin etkisi sınırlı kaldı ve yen tekrar zayıflama eğilimine girdi.
Bu noktada devreye ABD Hazine Bakanlığı girdi. Washington, Tokyo'nun müdahalesine açık destek verdi ve G20 ülkeleri arasında 'aşırı volatiliteye' karşı ortak bir duruş sergilendi. Stephen Chiu'ya göre, bu işbirliği, 1990'ların sonlarında yaşanan ve ABD ile Japonya'nın birlikte müdahale ettiği dönemleri anımsatıyor. İki ülke artık sadece diplomatik jestlerle değil, karmaşık mali operasyonlarla da ortak hareket ediyor.
Küresel Piyasalara Etkisi
Bu işbirliği, sadece yen'i desteklemekle kalmıyor; aynı zamanda küresel finans istikrarına da işaret ediyor. ABD'nin yüksek faiz oranları, doları güçlendirirken, gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerinde baskı oluşturuyor. Bu nedenle, ABD ve Japonya'nın ortak müdahalesi, doların aşırı değerlenmesini frenleyerek, küresel ticaret dengesizliklerini azaltmayı hedefliyor. Ekonomistler, bu tür müdahalelerin kısa vadeli olabileceğini, ancak piyasalara 'hükümetlerin koordineli hareket edebileceği' mesajı verdiğini belirtiyor.
Bloomberg Intelligence analisti Chiu, önümüzdeki dönemde ABD ve Japonya'nın para politikaları arasındaki farkın daralmasıyla yen'in istikrar kazanabileceğini, ancak bu sürecin zaman alacağını ifade ediyor. Özellikle ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine başlaması halinde, doların değer kaybetmesi ve yen üzerindeki baskının hafiflemesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye açısından bu gelişme, gelişmekte olan piyasaların para birimleri üzerinde dolaylı bir rahatlama sağlayabilir. Küresel piyasalarda doların aşırı güçlenmesi, Türk lirası dahil birçok gelişmekte olan ülke para birimi üzerinde baskı oluşturuyor. ABD ve Japonya'nın yen için yaptığı koordineli müdahale, doların değerini kısa vadede frenleyerek bu baskıyı hafifletebilir. Ancak Türkiye'nin temel ekonomik sorunları (yüksek enflasyon, cari açık vb.) dış dinamiklerden bağımsız olarak devam ediyor. Bu nedenle, Türk lirasının istikrarı için yurt içi politikaların yanı sıra küresel faiz ortamının da normalleşmesi gerekiyor.