Japonya Merkez Bankası (BOJ), politika faizini yüzde 1'e yükselterek ülkede 1995 yılından bu yana en yüksek faiz seviyesine ulaştı. Banka, onlarca yıldır süren ultra düşük borçlanma maliyeti politikasından belirgin bir adımla uzaklaşırken, karar enflasyonla mücadele ve yenin değer kazanması çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bu hamle, küresel merkez bankalarının faiz indirim döngüsüne girdiği bir dönemde Japonya'nın tersine bir politika izlemesi nedeniyle dikkat çekiyor.
Gelişmenin arka planı
BOJ, 2007'den bu yana ilk kez Mart 2024'te faiz artırımına gitmiş ve kısa vadeli faizi yüzde 0,1'e çekmişti. Ardından Temmuz ayında yapılan toplantıda faiz yüzde 0,25'e yükseltilirken, bugünkü kararla birlikte toplam artış 0,75 puanı buldu. BOJ Başkanı Kazuo Ueda, faiz artırımının gerekçesini "enflasyon hedefinin sürdürülebilir bir şekilde gerçekleşmesi ve ekonomik aktivitenin ılımlı toparlanması" olarak açıkladı. Banka, ayrıca varlık alım programlarını da kademeli olarak azaltma sinyali verdi.
Japonya'da çekirdek enflasyon son iki yıldır yüzde 2'nin üzerinde seyrediyor. Ücret artışları da 30 yılın en yüksek seviyesine ulaşarak enflasyonist baskıları besliyor. BOJ, enflasyonun 2025 yılına kadar yüzde 2 civarında kalacağını ve faiz artırımlarının yavaş ama istikrarlı bir şekilde devam edebileceğini öngörüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
BOJ'un bu hamlesi, özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz indirim sinyalleri verdiği bir döneme denk geliyor. Fed, Eylül ayında faiz indirimine başlamayı değerlendirirken, ECB Haziran'da ilk indirimi yaptı. Japonya'nın faizleri yükseltmesi, yenin dolar karşısında değer kazanmasına yol açarak Asya para birimlerinde dalgalanmaya neden oldu. Analistler, bu durumun Japonya'nın ihracat rekabet gücünü zayıflatabileceğini ancak ithalat maliyetlerini düşürebileceğini belirtiyor.
Öte yandan, Japonya'nın faiz artırımı, küresel tahvil piyasalarında da yankı buldu. 10 yıllık Japon devlet tahvili faizleri son 13 yılın en yüksek seviyesine yükselirken, yatırımcılar Asya'da daha yüksek getiri arayışına yöneldi. Bu durum, gelişmekte olan ülke piyasalarına kısa vadeli sermaye girişine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımı, Türkiye için dolaylı etkilere sahip. BOJ'un sıkılaştırma adımları, gelişmiş ülke tahvillerinde getirileri yükselterek gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışını olumsuz etkileyebilir. Ancak TCMB'nin de sıkı para politikası izlemesi ve enflasyonla mücadelede kararlı duruşu, Türkiye'nin bu tür küresel dalgalanmalara karşı direncini artırabilir. Ayrıca, yenin değer kazanması, Türkiye'nin Japonya ile ticaretinde ithalat maliyetlerini düşürebileceği gibi, Japon yatırımcıların Türkiye'ye ilgisini de etkileyebilir.