Japonya Merkez Bankası (BoJ), 16-17 Haziran 2024 tarihlerinde gerçekleştireceği iki günlük para politikası toplantısında, piyasaların yakından takip ettiği bir faiz kararına imza atmaya hazırlanıyor. Financial Times'ın özel ön izleme raporuna göre, Tokyo'daki merkez bankası yetkilileri, enflasyonist baskılar ve yenin dolar karşısında zayıf seyri nedeniyle kademeli bir sıkılaşma sinyali verebilir. BoJ'un kısa vadeli faiz oranını mevcut %0,1 seviyesinde bırakması beklenirken, tahvil alım programında değişiklik olup olmayacağı merak ediliyor.
Bank of Japan'ın Haziran Toplantısı ve Beklentiler
BoJ'un haziran toplantısı, Nisan ayında politika faizini %0,1'de sabit bırakmasının ardından gelen ikinci değerlendirme niteliği taşıyor. Rapor, özellikle enflasyonun %2 hedefinin üzerinde seyretmesi ve çekirdek enflasyonun %3,2'ye yükselmesiyle, bankanın sıkılaşma yönünde adım atabileceğini belirtiyor. Ancak BoJ Başkanı Kazuo Ueda'nın ihtiyatlı duruşu, piyasaların ani bir faiz artışı yerine daha çok sözlü yönlendirme ve vade yapısında değişiklik beklediğini gösteriyor. Japonya'nın büyüme verileri de yakından takip ediliyor; ilk çeyrekte GSYİH %0,4 daralarak teknik resesyona işaret etti.
FT'nin analizi, yenin dolar karşısında 158 seviyelerine gerilemesinin BoJ için kritik bir eşik olduğunu vurguluyor. Zayıf yen, ihracatçıları desteklese de ithalat maliyetlerini artırarak enflasyonu tetikliyor. Bu nedenle BoJ'un, faiz artışı yapmasa bile, tahvil alım hızını yavaşlatarak veya uzun vadeli faizleri yükselterek piyasalara sıkılaşma mesajı vermesi bekleniyor.
Küresel Piyasalar ve Bölgesel Etkiler
BoJ'un kararı, Asya-Pasifik bölgesindeki diğer merkez bankaları için de bir referans noktası oluşturuyor. Güney Kore Merkez Bankası ve Avustralya Merkez Bankası da benzer enflasyonist baskılarla mücadele ediyor. Ayrıca, BoJ'un tahvil alım programında yapacağı olası bir değişiklik, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışlarını etkileyebilir. Uzun vadeli Japon devlet tahvili getirilerindeki artış, Asya'daki borçlanma maliyetlerini yukarı çekebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BoJ'un politika değişikliği, küresel likidite koşullarını etkileyerek Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomileri de dolaylı olarak etkileyebilir. Japon yatırımcıların gelişmekte olan piyasalardan çıkışı, Türk lirası üzerinde baskı yaratabilir. Öte yandan, Japonya ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi sınırlı olsa da, yenin değer kazanması ithal girdi maliyetlerini düşürebilir. Ancak kısa vadede, küresel risk iştahındaki azalma Türkiye'nin dış finansman ihtiyacı açısından olumsuz bir faktör olarak değerlendirilebilir.