Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) para politikasını normalleştirme sürecinde önemli bir adım atarak Aralık ayında faiz oranlarını artırması bekleniyor. Financial Times’ın Para Politikası Radarı ekibi tarafından hazırlanan Haziran ayı projeksiyon raporuna göre, BoJ’un mevcut genişlemeci politikalarından çıkış stratejisi hız kazanıyor. Raporda, enflasyonun hedef seviyede kalması ve reel ücret artışlarının tüketimi desteklemesi durumunda faiz artırımının Aralık toplantısında gündeme geleceği belirtiliyor.
Normalleşme sürecinin arka planı
BoJ, uzun yıllardır negatif faiz politikası ve geniş çaplı tahvil alımlarıyla ekonomiyi canlandırmaya çalışıyordu. Ancak son dönemde artan enflasyon ve güçlü ekonomik toparlanma, merkez bankasını politika değişikliğine zorluyor. Haziran ayındaki projeksiyonlar, 2024 yılı sonunda enflasyonun yüzde 2’nin üzerinde seyredeceğini ve işsizlik oranının düşük seviyelerde kalacağını öngörüyor. Bu koşullar, faiz artırımı için uygun bir zemin hazırlıyor.
BoJ Yönetim Kurulu Üyesi Seiji Nakamura, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, “Enflasyon beklentileri istikrara kavuşursa, politika faizini kademeli olarak artırma seçeneğini değerlendirebiliriz” ifadelerini kullanmıştı. Piyasalar da bu sinyalleri fiyatlamaya başladı; Japon devlet tahvili getirileri son günlerde yükseliş eğiliminde.
Bölgesel ve küresel boyut
BoJ’un faiz artırımı, sadece Japonya için değil, küresel finansal piyasalar için de kritik önemde. Uzun süredir düşük faiz ortamında borçlanan yatırımcılar, Japon Yeni’nin değer kazanmasıyla carry trade işlemlerinden çıkış yaşayabilir. Bu durum, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca, Asya-Pasifik bölgesindeki diğer merkez bankaları da BoJ’un adımlarını yakından izliyor; Güney Kore ve Avustralya gibi ülkeler de benzer normalleşme sinyalleri veriyor.
Chicago Ticaret Borsası verilerine göre, Aralık ayında 25 baz puanlık bir faiz artırımı olasılığı yüzde 60’ın üzerinde. Ekonomistler, BoJ’un 2025 yılında da iki veya üç kez daha faiz artırabileceğini tahmin ediyor. Ancak küresel ekonomideki belirsizlikler ve jeopolitik riskler, bu süreci yavaşlatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BoJ’un faiz artırımı, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için karmaşık etkiler doğurabilir. Japon Yeni’nin değer kazanması, Türk Lirası’nın diğer para birimleri karşısında daha fazla değer kaybetmesine neden olabilir. Ayrıca, küresel fon akışlarında yeniden yönlenme yaşanması, Türkiye’nin dış finansman ihtiyacını olumsuz etkileyebilir. TCMB’nin sıkı para politikasını sürdürmesi ve enflasyonla mücadelede kararlı olması, bu tür dış şoklara karşı tampon görevi görecektir. Bölgesel olarak ise, Japonya ile ticaret hacmi sınırlı olsa da, Asya’daki normalleşme süreci Türkiye’nin ihracat stratejileri açısından izlenmelidir.