Japonya Merkez Bankası (BoJ), hükümetin genişlemeci maliye politikaları karşısında giderek zor bir tercihle karşı karşıya kalıyor. Başbakan Kişida Fumiyo yönetiminin açıkladığı vergi indirimleri ve kamu harcamalarını artırma planları, enflasyon ve yenin değer kaybı üzerindeki baskıyı artıracak. BoJ, faiz oranlarını yeterince hızlı yükseltmezse, yenin daha da zayıflaması kaçınılmaz görünüyor.
Gelişmenin arka planı
Japonya hükümeti, ekonomiyi canlandırmak amacıyla 2024 yılı için kapsamlı bir mali genişleme paketi hazırlıyor. Paket kapsamında gelir vergisi indirimleri ve hanelere doğrudan nakit yardımları öngörülüyor. Aynı zamanda altyapı yatırımları ve yeşil dönüşüm projeleri için ek bütçe ayrılması planlanıyor. Bu adımlar, kamu borcunun gayri safi yurtiçi hasılaya oranının %260'ı aştığı bir ülkede mali disiplin endişelerini beraberinde getiriyor.
BoJ ise uzun yıllardır süren ultra gevşek para politikasını ancak 2023 sonunda küçük bir adımla sıkılaştırmaya başladı. Banka, kısa vadeli faiz oranını -%0,1 seviyesinde tutarken, 10 yıllık tahvil getirisi hedefini esnetti. Ancak Mart 2024'te yapılan toplantıda faiz artırımına gidilmemesi, piyasalarda hayal kırıklığı yarattı. Ekonomistler, BoJ'un bu yıl içinde en az bir faiz artışı daha yapmasını bekliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Japonya'nın mali genişlemesi ve BoJ'un ihtiyatlı duruşu, küresel piyasalar için yakından izlenen bir denge unsuru haline geldi. Yenin düşük seyretmesi, Japonya ihracatını desteklerken, Asya'nın diğer ihracatçı ekonomileri üzerinde rekabet baskısı yaratıyor. Aynı zamanda Japon yatırımcıların yurtdışı tahvil alımlarını teşvik ederek ABD ve Avrupa tahvil piyasalarını etkiliyor.
ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) faiz artırımlarını sürdürmesi, BoJ ile diğer büyük merkez bankaları arasındaki politika farkını koruyor. Bu fark, yenin dolar karşısında 2022'de 32 yılın en düşük seviyesine gerilemesine yol açmıştı. Eğer BoJ faiz artışlarını hızlandırmazsa, yenin yeniden zayıflaması ve enflasyonist baskıların artması kaçınılmaz. Uzmanlar, BoJ'un yılın ikinci yarısında daha agresif adımlar atması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın mali genişleme süreci ve yenin olası değer kaybı, Türkiye gibi enerji ve hammadde ithalatçısı ülkeleri doğrudan etkileyebilir. Yen zayıfladıkça, Japon Yeni cinsinden borçlanan gelişmekte olan ülkelerin borç yükü artabilir. Ayrıca Japon yatırımcıların Türkiye'ye yönelik doğrudan yatırımları, yenin düşük değeri nedeniyle azalabilir. Türkiye-Japonya ticaretinde ise Japon ithalatı ucuzlarken, Türk ihracatı Japon pazarında daha pahalı hale gelebilir. BoJ'un faiz kararları, küresel sermaye akımları üzerinden Türkiye'nin finansal istikrarını da dolaylı olarak etkileyecektir.