Japon hisse senetleri, ABD'de beklenenden güçlü gelen istihdam verilerinin Federal Rezerv'in faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutacağı beklentisini güçlendirmesi ve Wall Street'te yapay zeka odaklı teknoloji hisselerinde satış dalgası yaratmasının ardından, Pazartesi günü düşüşle açılmaya hazırlanıyor. Özellikle Tokyo'daki Nikkei 225 endeksinin, geçen hafta Wall Street'te Nasdaq'ın yüzde 2,5 değer kaybetmesine paralel olarak teknoloji ağırlıklı sektörlerde ciddi kayıplar yaşaması bekleniyor. ABD Çalışma Bakanlığı'nın Cuma günü açıkladığı verilere göre, tarım dışı istihdam Eylül ayında 254 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde gerçekleşti. Bu durum, Fed'in yıl sonuna kadar faiz indirimine gitme olasılığını zayıflatırken, küresel çapta risk iştahını azalttı. Öte yandan, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının ardından İran'ın da artan tehditleri ve Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik eylemleri, Ortadoğu'da bölgesel bir çatışma endişesini körüklüyor. Bu jeopolitik gerginlik, petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskı yaratırken, Japon ihracatçılarının maliyetlerini artırarak hisse senetleri üzerinde ek bir yük oluşturuyor.
Gelişmenin Arka Planı: ABD Verileri ve Fed Beklentileri
ABD ekonomisinin güçlü istihdam verileri, Fed'in önümüzdeki aylarda faiz indirimine gitme beklentilerini önemli ölçüde zayıflattı. Piyasalar, Eylül ayında 50 baz puanlık bir indirim yapılmasını fiyatlarken, şimdi Kasım ayında 25 baz puanlık bir indirimin bile belirsiz olduğunu fiyatlıyor. Japonya Merkez Bankası ise son toplantısında faiz oranlarını sabit tutarken, enflasyon ve ücret artışına ilişkin verilerin izleneceği sinyalini verdi. Bu durum, Japonya ile ABD arasındaki faiz farkının korunmasına ve yenin dolar karşısında zayıf kalmasına neden oluyor. Zayıf yen, Japon ihracatçıları için rekabet avantajı sağlasa da, ithalat maliyetlerini artırarak iç talebi olumsuz etkiliyor. Özellikle teknoloji sektörü, yüksek faiz ortamının büyümeyi yavaşlatmasından endişe ediyor. Yapay zeka alanındaki hisseler, sektörün gelecekteki karlılığına ilişkin aşırı iyimserliğin sorgulanmasıyla birlikte satış baskısı altında kaldı.
Japonya'da takip edilen önemli teknoloji şirketleri arasında Tokyo Electron, Advantest ve SoftBank Group bulunuyor. Bu şirketlerin hisselerinin, ABD'deki Nvidia ve AMD gibi yapay zeka çiplerine yönelik talepteki dalgalanmalara paralel hareket etmesi bekleniyor. Ayrıca, küresel çip arzındaki daralma ve ABD'nin Çin'e uyguladığı teknoloji kısıtlamaları da sektör üzerinde belirsizlik yaratıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Ortadoğu Gerilimi ve Enerji Fiyatları
Ortadoğu'da İran'ın son dönemde İsrail'e yönelik tehditleri ve Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere saldırıları, bölgesel bir çatışmanın kapısını aralıyor. Bu durum, enerji fiyatlarında oynaklığı artırıyor ve küresel enflasyonist baskıları körüklüyor. Petrol fiyatları son bir haftada yüzde 5'in üzerinde yükselirken, Brent petrol varil başına 80 doların üzerine çıktı. Japon ekonomisi, enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı olduğu için, artan petrol fiyatları ticaret dengesini olumsuz etkiliyor ve iç talebi baskılıyor.
Küresel çapta, yatırımcılar Fed'in faiz politikasına odaklanmış durumda. Güçlü istihdam verileri, ABD ekonomisinin aşırı ısınma riskini gündeme getirirken, diğer merkez bankalarının da faiz indirimlerini erteleyebileceği endişesi hakim. Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası da benzer şekilde yüksek faiz ortamını sürdürme eğiliminde. Bu durum, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışına ve para birimlerinde değer kaybına neden oluyor. Japon yeni ise güvenli liman olarak algılanmasına rağmen, BOJ'un faiz artırımı konusundaki temkinli duruşu nedeniyle dolar karşısında zayıf seyrediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'daki bu gelişmeler, küresel risk iştahının azalması ve enerji fiyatlarındaki artış üzerinden Türkiye ekonomisini dolaylı olarak etkilemektedir. Türkiye, enerji ithalatında büyük ölçüde dışa bağımlı olduğu için Ortadoğu'daki gerginliğin petrol fiyatlarını yukarı çekmesi, cari açık ve enflasyon üzerinde baskı yaratmaktadır. Ayrıca, Fed'in faizleri yüksek tutması, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına neden olarak Türk lirası üzerinde değer kaybı baskısı oluşturabilir. Öte yandan, Japonya ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi sınırlı olsa da, Japon yatırımlarının ve teknoloji transferinin azalması, orta vadede Türkiye'nin teknolojik dönüşüm hedeflerini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, gelişmeler yakından takip edilmelidir.