Japonya'da çocuk sahibi olan erkeklerin doğum izni kullanma oranı, ülkede ilk kez yüzde 50'nin üzerine çıktı. Sağlık, Çalışma ve Refah Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre, 2023 mali yılında (Nisan 2023-Mart 2024) doğum izni alan erkeklerin oranı yüzde 50,4 olarak kaydedildi. Bu oran, bir önceki yıl yüzde 39,2 idi. Hükümetin, babalık iznini teşvik etmek için uygulamaya koyduğu politikalar ve artan toplumsal farkındalık, bu artışta belirleyici oldu.
Gelişmenin arka planı
Japonya'da uzun süredir düşük doğum oranları ve hızla yaşlanan nüfus, ekonomik ve sosyal yapıyı tehdit eden en önemli sorunlardan biri olarak görülüyor. Hükümet, aile kurumunu güçlendirmek ve kadınların iş gücüne katılımını artırmak amacıyla babaların da çocuk bakımında daha fazla rol almasını teşvik ediyor. Bu kapsamda 2021 yılında yürürlüğe giren ve babalara doğum sonrası sekiz hafta içinde dört haftalık esnek izin imkânı tanıyan yasa, erkeklerin doğum izni kullanımını kolaylaştırdı. Ayrıca, 2022'de getirilen ve doğum izni alan babalara maaşlarının yüzde 80'ine kadar ödeme yapılmasını sağlayan düzenleme de etkili oldu.
Tokyo Devlet Üniversitesi'nden sosyolog Profesör Kumiko Nemoto, bu artışı "toplumsal cinsiyet rollerindeki değişim" olarak yorumluyor. Nemoto, "Genç erkekler artık babalık iznini bir hak olarak görüyor ve işverenler de bu konuda daha duyarlı davranıyor. Ancak yine de bazı sektörlerde ve küçük işletmelerde bu oran çok düşük" diyor. Gerçekten de büyük şirketlerde çalışan erkeklerin izin kullanma oranı yüzde 60'ın üzerinde iken, küçük ve orta ölçekli işletmelerde bu oran yüzde 30'un altında kalıyor.
Artışa rağmen, Japonya'da babalık izni süreleri hâlâ nispeten kısa. Ortalama izin süresi yaklaşık 4 ay iken, uzmanlar bunun yetersiz olduğunu ve erkeklerin çocuk bakımındaki sorumluluğunun artırılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, doğum izni alan erkeklerin işyerlerinde damgalanma endişesi yaşadığına dair araştırmalar da mevcut. Bu nedenle hükümet, mesai saatlerinin azaltılması ve çalışma kültürünün değiştirilmesi için daha kapsamlı reformlar üzerinde çalışıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Japonya'nın bu başarısı, doğum oranları düşen diğer Asya ülkeleri için de örnek teşkil ediyor. Güney Kore, Tayvan ve Çin gibi ülkeler de benzer demografik sorunlarla karşı karşıya. Güney Kore'de babalık izni oranı hâlâ yüzde 10'un altında seyrederken, Japonya'nın deneyimi bu ülkelerde politika yapıcılar tarafından yakından takip ediliyor. Küresel ölçekte ise, UNESCO ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kuruluşlar, babalık izninin hem çocuk gelişimi hem de kadın istihdamı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekiyor. Japonya'nın bu alandaki ilerlemesi, gelişmiş ülkeler arasında dahi cinsiyet eşitliği ve aile politikaları konusunda önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'daki bu gelişme, Türkiye açısından dolaylı ama önemli bir ders niteliği taşıyor. Türkiye'de de doğurganlık hızı düşerken, babalık izni uygulamaları sınırlı ve toplumsal cinsiyet rolleri katı. Japon deneyimi, doğum izni politikalarının sadece kadınları değil erkekleri de kapsayacak şekilde genişletilmesinin, aile kurumunu güçlendirebileceğini ve kadınların iş gücüne katılımını artırabileceğini gösteriyor. Türkiye'de ebeveyn izninin kapsamının genişletilmesi ve babalara yönelik teşviklerin artırılması, nüfus politikaları açısından değerlendirilebilir. Ayrıca, çalışma kültürünün dönüştürülmesi, her iki ülkede de demografik zorluklarla mücadelede kritik önem taşıyor.