Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) yakından takip ettiği çekirdek enflasyon, mayıs ayında üst üste dördüncü kez yüzde 2 hedefinin altında kalarak ekonominin deflasyon riskiyle mücadelesinde zaafiyet sinyali verdi. Reuters anketine göre, taze gıda hariç tüketici fiyat endeksi mayısta yıllık bazda yüzde 2,1 artış kaydedecek; bu oran nisandaki yüzde 2,2’ye kıyasla hafif bir gerilemeye işaret ediyor. Henüz resmî veri açıklanmamış olsa da, piyasa beklentileri enflasyonist baskıların gevşediği yönünde.
Zayıflayan Talep ve Yavaşlayan Enflasyon
Japonya’da çekirdek enflasyonun BOJ’un yüzde 2’lik hedefinin altında seyretmesinin temel nedeni, iç talebin beklenenden daha zayıf olması. Ülkede artan ücretlere rağmen hanehalkının harcama eğilimi düşük kalıyor. Çin’den gelen ucuz ithalat, enflasyonu aşağı çeken bir diğer faktör. Ayrıca enerji fiyatlarındaki yavaşlama da manşet enflasyonu baskılıyor. Nitekim mart ayında tüketici fiyatları yıllık yüzde 2,7 artarken, nisanda bu oran yüzde 2,5’e gerilemişti. Çekirdek göstergedeki kademeli düşüş, BOJ’un faiz artırım planlarını erteleyebileceği endişelerini artırıyor.
Öte yandan hizmet enflasyonu nispeten dirençli seyrediyor. Otel ve restoran fiyatları, turizmdeki canlanmanın da etkisiyle yükselmeye devam ediyor. Fakat mal fiyatlarındaki ılımlı seyir, genel enflasyon görünümünü sınırlıyor. Ekonomistler, BOJ’un bu yıl içinde faiz artırımına gidebilmesi için enflasyonun sürdürülebilir biçimde hedefin üzerinde kalması gerektiğini vurguluyor.
Küresel Etkiler ve BOJ’un Yol Haritası
Japonya’nın enflasyon verileri, küresel piyasalar açısından da yakından takip ediliyor. BOJ’un faiz politikaları, Japon Yeni’nin değerini ve dolayısıyla Asya’daki finansal akışları etkiliyor. ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimi beklentilerinin ertelenmesi ve Avrupa Merkez Bankası’nın temkinli duruşu, BOJ üzerinde de aynı yönde baskı oluşturuyor. Bu hafta açıklanacak verilerin, BOJ’un 14 Haziran’daki toplantısında para politikasını değiştirmesine zemin hazırlaması beklenmiyor. Ancak enflasyonun ısrarla hedefin altında kalması, bankanın negatif faiz politikasından çıkış stratejisini zora sokuyor.
BOJ Başkanı Kazuo Ueda, enflasyonun geçici faktörlerle düşük kaldığını savunurken, piyasa oyuncuları daha net bir sinyal bekliyor. Öte yandan ülkede ücret artışları enflasyonu destekleyebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor. Büyük şirketlerin bu yıl yüzde 5’in üzerinde zam yapması, özel tüketimi canlandırabilir ve enflasyonu hedefe taşıyabilir. Fakat bu etkinin ne zaman somutlaşacağı belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya’daki düşük enflasyon, küresel faiz indirimi beklentilerini besleyerek gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını hızlandırabilir. Bu durum, Türkiye gibi yüksek enflasyonla mücadele eden ekonomiler için kısa vadede olumlu bir dış finansman ortamı yaratabilir. Diğer yandan Japonya’nın para politikasını gevşek tutması, Yen’in değer kaybına yol açarak Türkiye’nin Japonya ile ticaretinde ithalat maliyetlerini düşürebilir. Ancak bu etkiler dolaylı ve sınırlıdır; asıl yansıma, gelişmiş ülke merkez bankalarının faiz patikası üzerinden olacaktır.