Japon borçlanıcılar, Asya-Pasifik’in açık deniz tahvil piyasasında üç aylık ihraç hacmini rekor kırarak, Çinli şirketlerin egemen olduğu dönemde ulaşılan önceki zirveyi geride bıraktı. Bloomberg verilerine göre, bu yılın ikinci çeyreğinde Japon firmaları, offshore piyasada toplam 52 milyar dolar değerinde tahvil ihraç etti. Bu rakam, 2021’in ilk çeyreğinde ulaşılan 48 milyar dolarlık rekoru aşarken, aynı zamanda Çinli ihraççıların 2015-2016 dönemindeki yoğun ihraçlarına ait en yüksek seviyeyi de geride bıraktı. Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) faiz oranlarını kademeli olarak artırması, Japon şirketlerinin yurtdışı piyasalardan borçlanma maliyetini daha cazip hale getirdi. Özellikle büyük Japon bankaları ve sigorta şirketleri, düşük faizli yen yerine dolar cinsinden tahvil ihraç ederek fonlama maliyetlerini optimize etmeye çalışıyor. Bu eğilim, Asya tahvil piyasasında Japonya’nın ağırlığını artırırken, Çin’in ise son yıllarda iç piyasaya yönelmesiyle offshore ihraçlarda gerileme yaşanıyor.
Japon şirketleri neden offshore piyasaya yöneldi?
Japonya Merkez Bankası’nın Mart 2024’te negatif faiz politikasına son vermesi ve ardından faizleri artırması, yerel tahvil getirilerini yükseltti. Buna karşın, ABD ve Avrupa’da faizlerin görece yüksek seyretmesi, Japon şirketlerinin dolar ve euro cinsinden borçlanmasını teşvik etti. Özellikle Mitsubishi UFJ Financial Group ve Sumitomo Mitsui Financial Group gibi büyük bankalar, dolar tahvilleriyle fonlama maliyetlerini düşürürken, aynı zamanda uluslararası operasyonlarının finansmanını sağladı. Ayrıca, Japonya’nın en büyük sigorta şirketlerinden Nippon Life Insurance ve Dai-ichi Life Holdings de portföylerini çeşitlendirmek için offshore tahvillere yöneldi.
Analistlere göre, Japon şirketlerinin offshore tahvil ihraçlarındaki artış, BOJ’un para politikası normalleşmesi devam ettikçe ivme kazanabilir. Ancak, ABD’de faizlerin düşme ihtimali ve yenin değer kaybı riskleri, bu eğilimin sürdürülebilirliğini etkileyebilir. Öte yandan, Çinli ihraççılar, Pekin’in sermaye kontrolleri ve iç piyasadaki fonlama avantajları nedeniyle offshore tahvil ihraçlarını azalttı. Çin’in ekonomik yavaşlaması ve emlak sektöründeki kriz de Çinli şirketlerin dış borçlanma iştahını törpüledi.
Asya tahvil piyasasında güç dengesi değişiyor
Asya offshore tahvil piyasasında Japonya’nın öne çıkması, bölgedeki fonlama dinamiklerinin değiştiğini gösteriyor. Bir zamanlar Çinli teknoloji devleri ve emlak şirketlerinin domine ettiği piyasa, artık Japon finansal kurumlarının ağırlık kazandığı bir yapıya dönüşüyor. Bu dönüşüm, yatırımcıların risk algısını da etkiliyor. Japon şirketlerinin daha istikrarlı ve yüksek kredi notuna sahip olması, offshore tahvilleri cazip kılarken, Çinli ihraççıların temerrüt riskleri ve düzenleyici belirsizlikler piyasadaki paylarını düşürüyor.
Bununla birlikte, Asya tahvil piyasasının toplam hacmi daralıyor. Çinli ihraççıların çekilmesi ve ABD faizlerinin yüksek seyretmesi, ihraç hacimlerini sınırlıyor. Ancak Japon firmalarının artan ihraçları, bu daralmayı kısmen telafi ediyor. Bölgesel bir bakış açısıyla, Güney Kore ve Singapur gibi diğer Asya ülkeleri de offshore tahvil piyasasına ilgi gösterse de, Japonya’nın liderliği belirginleşiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, küresel tahvil piyasalarındaki kaymaların Türkiye gibi gelişen piyasalar için dolaylı etkileri olabileceğini gösteriyor. Japonya’nın offshore tahvil ihraçlarındaki artış, uluslararası likiditenin bir kısmının gelişmiş Asya ülkelerine yönelmesine neden olarak, Türkiye gibi yüksek getirili ancak riskli piyasalara olan talebi sınırlayabilir. Öte yandan, Japon yatırımcıların portföylerini çeşitlendirme ihtiyacı, Türk tahvillerine olan ilgiyi artırabilir. Türkiye’nin dış finansman ihtiyacı ve kredi notu göz önüne alındığında, offshore piyasalardaki bu tür yapısal değişimlerin yakından izlenmesi gerekiyor.