Credit Agricole Baş Japonya Ekonomisti ve Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin ekonomik danışmanı Takuji Aida, Japonya'nın savunma harcamalarını artırma planının yıllara yayılacağını ve piyasalarda ciddi bir tedirginlik yaratmayacağını söyledi. Aida, savunma bütçesindeki genişlemenin tek bir yılda gerçekleşmeyeceğini, dolayısıyla piyasaların bu durumu absorbe edebileceğini vurguladı.
Savunma Harcamalarının Zamana Yayılması
Aida'ya göre, Japonya'nın savunma harcamalarındaki artış kademeli olarak gerçekleşecek. Ülkenin savunma bütçesini GSYH'nin %2'sine çıkarma hedefi doğrultusunda atılan adımlar, muhtemelen beş yıllık bir sürece yayılacak. Bu durum, her yıl bütçeye eklenecek ek yükün sınırlı kalmasını sağlayacak ve finansal piyasalar üzerinde ani bir baskı oluşturmayacak.
Japonya, bölgesel güvenlik ortamının değişmesiyle birlikte savunma kapasitesini güçlendirme ihtiyacı duyuyor. Çin'in askeri modernizasyonu, Kuzey Kore'nin füze denemeleri ve Tayvan Boğazı'ndaki gerilim, Tokyo'yu daha proaktif bir savunma politikası izlemeye itiyor. Ancak ülkenin yüksek kamu borcu (GSYH'nin %260'ı civarında) göz önüne alındığında, harcamaların finansmanı dikkatli bir planlama gerektiriyor.
Aida, savunma harcamalarının finansmanında vergi artışı veya tahvil ihracı gibi yöntemlerin kullanılabileceğini, ancak bunun piyasalarda istikrarsızlığa yol açmayacağını belirtiyor. Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) para politikası da bu süreçte kritik bir rol oynayacak. BOJ'un tahvil alımları, devlet borçlanma maliyetlerini düşük tutmaya devam ederse, savunma harcamalarının finansmanı sorunsuz gerçekleşebilir.
Piyasa Tepkileri ve Bölgesel Dinamikler
Japonya'nın savunma harcamalarını artırma kararı, Asya-Pasifik bölgesindeki güç dengelerini de etkileyecek. Çin, Japonya'nın savunma kapasitesini güçlendirmesini yakından takip ediyor ve bu adımı kendi askeri yatırımlarını artırmak için bir gerekçe olarak kullanabilir. Güney Kore ve Tayvan da benzer şekilde savunma bütçelerini artırma yoluna gidebilir. Bu durum, bölgede bir silahlanma yarışı endişesini beraberinde getiriyor.
Öte yandan, Japonya'nın savunma harcamalarını artırması, ABD ile ittifak ilişkilerini de güçlendirebilir. Washington, müttefiklerinin savunma yükünü paylaşmasını uzun süredir talep ediyor. Japonya'nın bu yönde attığı adımlar, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını dengelerken, Tokyo'nun Washington nezdindeki konumunu da sağlamlaştırabilir.
Piyasalar açısından bakıldığında, savunma harcamalarındaki artışın Japon devlet tahvilleri üzerinde sınırlı bir etkisi olması bekleniyor. Zira harcamaların zamana yayılması, borçlanma ihtiyacını kademeli hale getirecek. Ayrıca, Japonya'nın cari fazlası ve yüksek tasarruf oranı, bu tür harcamaların iç piyasadan finanse edilmesini kolaylaştırıyor. Yabancı yatırımcıların Japon tahvillerine olan talebi de devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'nın savunma harcamalarını artırması, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de küresel savunma harcamaları trendi açısından önemli. Türkiye, kendi savunma sanayisini güçlendirme ve savunma ihracatını artırma hedefinde. Japonya gibi ülkelerin savunma bütçelerini büyütmesi, küresel savunma pazarında rekabeti artırabilir. Ayrıca, Asya-Pasifik'teki istikrar, Türkiye'nin ihracat pazarları ve enerji güvenliği açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, NATO içinde savunma harcamalarını artıran ülkeler arasında; Japonya'nın adımları, ittifak içinde savunma yük paylaşımı tartışmalarını etkileyebilir.