Japonya'da borsa yatırımcıları, geçtiğimiz hafta küresel teknoloji hisselerinde yaşanan sert satış dalgasının ardından tarihi bir alım hamlesi gerçekleştirdi. Japon bireysel yatırımcılar, 5-9 Ağustos tarihleri arasında toplam 1,1 trilyon yen (yaklaşık 7,5 milyar dolar) değerinde yerli hisse senedi satın alarak tüm zamanların en yüksek haftalık alım rakamına ulaştı. Bu alım furyası, Nikkei 225 endeksinin 5 Ağustos'ta %12'den fazla değer kaybederek 1987 Kara Pazartesi'sinden bu yana en büyük günlük düşüşünü yaşamasının hemen ardından geldi. Satış dalgası, başta ABD olmak üzere küresel piyasalarda teknoloji hisselerine yönelik artan endişeler ve Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) faiz artırım sinyalleriyle tetiklenmişti. Ancak Japon bireysel yatırımcılar, düşüşü bir fırsat olarak görerek agresif bir şekilde alıma yöneldi.
Gelişmenin arka planı: Teknoloji satış dalgası ve BOJ'un şahin dönüşü
Japonya hisse senetlerindeki satış dalgası, 2 Ağustos'ta ABD'de açıklanan zayıf tarım dışı istihdam verilerinin resesyon korkularını körüklemesiyle başladı. Özellikle yapay zeka ve yarı iletken sektörlerindeki aşırı değerleme endişeleri, Japon teknoloji hisselerinde büyük kayıplara yol açtı. Tokyo Electron ve Advantest gibi yarı iletken ekipman üreticileri sırasıyla %18 ve %20 oranında değer kaybetti. Satış dalgasına ek olarak, BOJ'un 31 Temmuz'da kısa vadeli faiz oranını %0,25'e yükseltmesi ve gelecekte daha fazla artışa gidilebileceği sinyali vermesi, yen carry trade pozisyonlarının çözülmesine neden oldu. Yenin dolar karşısında hızla değer kazanması, yabancı yatırımcıları Japon hisselerinden çıkışa zorladı. Yabancı yatırımcılar geçen hafta net 1,3 trilyon yenlik satışla ayrılırken, bireysel yatırımcılar bu satışları karşıladı. Nomura Holdings stratejistlerine göre, bireysel yatırımcıların alımları genellikle 'düşüşte al' stratejisine dayanıyor ve bu kez de benzer bir motivasyon söz konusu.
Bölgesel ve küresel boyut: Asya piyasalarında dalgalanma ve Çin faktörü
Japonya'daki satış dalgası Asya piyasalarına da yayıldı. Güney Kore'nin KOSPI endeksi %8, Tayvan'ın Taiex endeksi ise %10'dan fazla düştü. Çin anakara borsaları, hükümetin destekleyici politikaları sayesinde daha sınırlı kayıplarla atlattı. Ancak Hong Kong Hang Seng Endeksi, küresel riskten kaçış ortamında %5 değer kaybetti. Küresel ölçekte ise ABD teknoloji endeksi Nasdaq 100, geçen hafta %7 değer kaybetti. Yatırımcılar, ABD ekonomisinin yumuşak iniş yapıp yapamayacağını sorgularken, Japon bireysel yatırımcıların alımları piyasalarda kısa vadeli bir dip oluşmasına yardımcı oldu. Analistler, bu hafta toparlanma çabalarının devam edeceğini ancak volatilitenin yüksek kalacağını öngörüyor. Özellikle ABD enflasyon verileri ve Fed'in atacağı adımlar Japon hisselerinin yönü üzerinde belirleyici olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'daki bu gelişme, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da küresel piyasalardaki dalgalanmanın gelişmekte olan ülkelere olası yansımaları açısından önem taşıyor. Teknoloji hisselerindeki satış dalgası ve BOJ'un faiz artırımı, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını hızlandırabilir. Türkiye gibi yüksek cari açık ve dış finansman ihtiyacı olan ekonomiler, küresel risk iştahındaki azalmadan olumsuz etkilenebilir. Öte yandan, Japon bireysel yatırımcıların alımları piyasalara kısa vadeli istikrar sağlasa da, asıl belirleyici faktör ABD ekonomisinin performansı olacak. Türkiye'nin bu dönemde para politikasında sıkı duruşunu sürdürmesi ve yapısal reformları hızlandırması, olası sermaye çıkışlarına karşı tampon oluşturabilir.