Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, Rusya-Ukrayna çatışmasına ilişkin tutumlarının artık 'savunuculuğun ötesine' geçtiğini açıkladı. Jaishankar, Hindistan'ın barış için somut katkılar sunduğunu ve taraflar arasında diyalog kanallarını açık tutmaya çalıştığını belirtti. Bakan, Rusya ile ilişkilerin tarihsel bir temele dayandığını vurgulayarak, geçmişte Batı'nın Pakistan'ı desteklediği dönemde Sovyetler Birliği'nin Hindistan'ın yanında yer aldığını hatırlattı.
Rusya ile İlişkilerin Tarihsel Arka Planı
Jaishankar, Hindistan-Rusya ilişkilerini değerlendirirken, "Bizim için Rusya ve ondan önce Sovyetler Birliği, güvenliğimiz ve toprak bütünlüğümüz tehdit altındayken birçok yönden yanımızda duran bir ülkeydi. Dünyanın çoğunun sınır komşumuzdaki askeri rejimi desteklemeyi tercih ettiği bir dönemde..." ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Hindistan'ın Rusya ile olan stratejik ortaklığının sadece konjonktürel olmadığını, derin tarihsel ve güvenlik temellerine dayandığını gösteriyor. Soğuk Savaş yıllarında Sovyetler Birliği, Hindistan'a askeri ve ekonomik destek sağlamış, 1971 Bangladeş Kurtuluş Savaşı'nda Hindistan'ın yanında yer almıştı.
Hindistan, bugün Rusya'nın en büyük silah tedarikçilerinden biri olmayı sürdürüyor. Ayrıca Rus petrolüne yönelik Batı yaptırımlarına rağmen Hindistan, Rus ham petrolünü indirimli fiyatlarla alarak enerji ihtiyacını karşılıyor. Bu durum, Batı'nın Hindistan'a yönelik eleştirilerini artırsa da Yeni Delhi, stratejik özerkliğini koruma konusunda kararlı.
Çatışmada 'Savunuculuğun Ötesi' Ne Anlama Geliyor?
Jaishankar'ın 'savunuculuğun ötesine geçme' ifadesi, Hindistan'ın barış çabalarına daha aktif katılımını işaret ediyor. Hindistan, Ukrayna savaşının başından bu yana tarafsız bir tutum sergileyerek, taraflar arasında arabuluculuk yapabileceğini defalarca dile getirdi. Başbakan Narendra Modi, hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile görüşmeler yaparak diyalog çağrısında bulundu. Hindistan ayrıca, tahıl koridoru anlaşması gibi insani konularda yapıcı rol üstlendi.
Ancak Hindistan'ın bu aktif diplomasisi, Batı'nın Rusya'ya yönelik yaptırımlarına katılmaması nedeniyle zaman zaman eleştiriliyor. Jaishankar, Hindistan'ın kendi ulusal çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini ve bağımsız dış politika izlediğini sık sık vurguluyor. Son açıklamaları, Hindistan'ın çok kutuplu bir dünya düzeninde kilit bir aktör olma iddiasını yansıtıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan'ın Rusya-Ukrayna savaşındaki pozisyonu, küresel jeopolitik dengeler açısından büyük önem taşıyor. Hindistan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS gibi Rusya'nın da üyesi olduğu platformlarda etkin bir rol oynuyor. Aynı zamanda Quad (ABD, Japonya, Avustralya ve Hindistan) üyesi olarak Hint-Pasifik bölgesinde Çin'e karşı denge unsuru olarak görülüyor. Bu çok yönlü diplomasi, Hindistan'ın hem Doğu hem Batı ile ilişkilerini yönetme becerisini gösteriyor.
Batılı ülkeler, Hindistan'ın Rusya ile olan yakın ilişkilerini sorgulasa da, Yeni Delhi'nin Ukrayna'ya insani yardım göndermesi ve barış çağrıları yapması, Batı başkentlerinde olumlu karşılanıyor. Jaishankar'ın son açıklamaları, Hindistan'ın sadece kendi çıkarlarını korumakla kalmayıp, küresel barış ve istikrara katkı sağlama arzusunu da ortaya koyuyor. Hindistan'ın önümüzdeki dönemde Ukrayna'daki savaşa son vermek için somut adımlar atması bekleniyor; ancak bu adımların Rusya ile ilişkileri zedelemeden atılması gerekecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın Rusya-Ukrayna savaşındaki aktif diplomasisi, Türkiye'nin izlediği denge politikasına benzerlik gösteriyor. Türkiye, savaşın başından bu yana hem Ukrayna'ya destek verdi hem de Rusya ile ilişkilerini korudu; tahıl koridoru anlaşmasına öncülük etti ve İstanbul'da barış müzakerelerine ev sahipliği yaptı. Hindistan'ın 'savunuculuğun ötesine geçme' söylemi, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ayrıca Hindistan'ın Rus petrolüne olan talebi, küresel enerji fiyatlarını etkileyerek Türkiye'nin enerji ithalat maliyetlerini dolaylı yoldan etkiliyor. İki ülkenin benzer pozisyonları, çok kutuplu dünyada iş birliği fırsatlarını artırabilir.