Hindistan Dışişleri Bakanı S. Jaishankar, ülkesinin Moskova ve Kiev ile tahıl sevkiyatı ve deniz güvenliği konularında anlaşmalar müzakere ettiğini açıkladı. Jaishankar, Delhi'de Alman düşünce kuruluşu Konrad-Adenauer-Stiftung tarafından düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, Hindistan'ın Rusya ile ilişkilerini güçlü bir şekilde savundu ve ABD ile Çin'i "dışlayıcı güçler" olarak nitelendirdi. Bakan, diğer ülkelerin süper güçlerin ötesinde koalisyonlar oluşturması gerektiğini öne sürdü.
Hindistan'ın Dış Politika Dengesi
Jaishankar'ın açıklamaları, Hindistan'ın Batı ile Rusya arasında denge politikası izlediği bir dönemde geldi. Hindistan, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Batı'nın yaptırımlarına katılmadı ve Rus petrolünü indirimli fiyatlarla almaya devam etti. Aynı zamanda Hindistan, tahıl ihracatı ve deniz güvenliği gibi küresel öneme sahip konularda arabuluculuk yapma potansiyelini gösteriyor. Bakan, "Hem Moskova hem de Kiev ile tahıl koridoru ve deniz güvenliği konusunda anlaşmalar üzerinde çalışıyoruz" dedi. Bu çaba, Hindistan'ın gıda güvenliği ve ticaret yollarının istikrarına verdiği önemi yansıtıyor.
Jaishankar, etkinlikte yaptığı konuşmada Hindistan-Rusya ilişkilerinin tarihsel ve stratejik önemine vurgu yaparak, bu ilişkinin sadece savunma ve enerji ile sınırlı olmadığını, aynı zamanda bölgesel istikrar için de kritik olduğunu belirtti. Hindistan'ın çok yönlü dış politikasının bir parçası olarak Rusya ile bağlarını sürdürdüğünü, ancak aynı zamanda ABD, Japonya ve Avustralya ile Quad ittifakı içinde de yer aldığını hatırlattı. Bakan, "Hindistan, kendi çıkarları doğrultusunda bağımsız kararlar alır" mesajını verdi.
ABD ve Çin'e Eleştiri
Jaishankar, ABD ve Çin'i "dışlayıcı güçler" olarak tanımlayarak, bu ülkelerin küresel sistemde diğer aktörlere yeterli alan bırakmadığını ima etti. Ona göre, orta ölçekli güçler ve gelişmekte olan ülkeler, kendi çıkarlarını korumak için süper güçlerin ötesinde koalisyonlar kurmalı. Bu açıklama, Hindistan'ın çok kutuplu bir dünya düzenini desteklediğini gösteriyor. Jaishankar, "Uluslararası sistemde daha fazla demokrasi ve temsil gerekiyor" diyerek BM Güvenlik Konseyi reformu çağrısını yineledi.
Hindistan'ın tahıl ve deniz güvenliği anlaşmaları, küresel gıda krizi ve deniz ticaret yollarının güvenliği açısından önemli. Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle tahıl sevkiyatında yaşanan aksamalar, özellikle Afrika ve Asya ülkelerinde gıda fiyatlarını artırdı. Hindistan'ın arabuluculuk çabaları, bu sorunun çözümüne katkı sağlayabilir. Ayrıca deniz güvenliği, Hint Okyanusu'nda artan Çin etkisine karşı Hindistan'ın endişelerini yansıtıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın Rusya ve Ukrayna ile tahıl ve deniz güvenliği anlaşmaları görüşmesi, Türkiye'nin arabuluculuk rolüne alternatif oluşturabilir. Türkiye, 2022'de İstanbul Tahıl Anlaşması'na ev sahipliği yaparak küresel gıda krizinde kilit aktör olmuştu. Hindistan'ın devreye girmesi, tahıl koridorunda Türkiye'nin ağırlığını azaltabilir. Ayrıca Hindistan'ın çok kutuplu dünya vurgusu, Türkiye'nin çok yönlü dış politikasıyla örtüşüyor. Ancak Ankara, Hint Okyanusu'ndaki güvenlik dinamiklerinde yer almadığı için doğrudan etkilenmeyebilir. Yine de Hindistan'ın Rusya ile yakınlığı, Türkiye'nin Rusya ile enerji ve savunma ilişkilerinde dengeli bir pozisyon almasına benzer bir strateji izlediğini gösteriyor.