Kolombiya, 18 Haziran — Solcu senatör ve aktivist Ivan Cepeda, gençliği sürgün ve babasının siyasi suikastıyla şekillenmiş bir figür olarak, ülkeyi ilerici yolunda tutma vaadiyle cumhurbaşkanlığına aday oldu. Cepeda, selefi Gustavo Petro'nun ekonomik ve sosyal reformlarını derinleştireceğini söylüyor. 1970'lerde doğan Cepeda, Kolombiya tarihinin en tartışmalı siyasi hanedanlarından birinin üyesi; babası Manuel Cepeda, 1994'te paramiliterler tarafından öldürülmüştü. Ivan Cepeda, uzun yıllar insan hakları savunuculuğu yaptıktan sonra senatoya girdi ve şimdi ülkenin en yüksek makamına talip.
Geçmişten Gelen Bir Lider: Cepeda'nın Siyasi Yolculuğu
Ivan Cepeda'nın siyasi kariyeri, babasının mirası ve kendi sürgün deneyimiyle şekillendi. Babası Manuel Cepeda, Kolombiya Komünist Partisi'nin önde gelen isimlerindendi ve 1994'te Bogota'da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. Ivan Cepeda, o dönemde (1990'ların başında) kendini güvende hissetmediği için Meksika ve İspanya'da sürgün yaşadı. 2000'lerin başında döndükten sonra insan hakları aktivisti olarak çalıştı ve 2006'da Kongre'ye seçildi. 2010 yılında, paramiliterlerle bağlantılı siyasetçileri soruşturan bir komisyonda yer aldı. Cepeda, Kolombiya'da barış sürecinin önemli bir savunucusu olarak öne çıktı. 2016'da imzalanan FARC barış anlaşmasının ardından, eski savaşçıların topluma yeniden kazandırılması için çalıştı. Ayrıca toprak reformu, kırsal kalkınma ve uyuşturucuyla mücadelede insan hakları odaklı politikaları destekledi. Cepeda, 2022'de Petro'nun zaferinde önemli rol oynadı; ancak şimdi kendi başına aday olarak Petro'nun reformlarını hızlandırmayı vaat ediyor.
Cepeda'nın cumhurbaşkanlığı kampanyası, toplumsal eşitlik ve yoksullukla mücadele üzerine kurulu. Önerileri arasında evrensel sağlık sigortası, ücretsiz yükseköğrenim, küçük çiftçilere toprak dağıtımı ve enerji sektörünün millileştirilmesi gibi radikal ekonomik reformlar bulunuyor. Bu vaatleriyle Kolombiya'nın derin eşitsizliklerine çözüm arayan seçmenlerin desteğini almaya çalışıyor. Ancak rakibi muhafazakar aday Federico 'Fico' Gutierrez de güçlü bir kampanya yürütüyor ve Cepeda'nın sol politikalarının ülkeyi Venezuela benzeri bir krize sürükleyeceğini iddia ediyor.
Kolombiya'da Siyasi Dönüşüm mü, Kutuplaşma mı?
Seçim, Kolombiya'nın yakın tarihindeki en kutuplaştırıcı yarışlardan biri olarak görülüyor. Cepeda'nın adaylığı, ülkedeki ilerici hareketin ne kadar güçlendiğini gösteriyor. Gustavo Petro'nun 2022'deki zaferi, Kolombiya'da ilk kez sol bir liderin iktidara gelişiydi ve bu, Latin Amerika'daki sol dalganın bir parçasıydı. Ancak Petro'nun başkanlığı, kongredeki muhalefet ve ekonomik zorluklar nedeniyle sınırlı kaldı. Cepeda, eğer seçilirse bu engelleri aşmak için daha kararlı adımlar atacağını belirtiyor. Muhafazakar cephe ise Cepeda'yı 'tehlikeli bir radikal' olarak tanımlıyor. Anketler, Cepeda'nın oy oranının %35-40 civarında olduğunu, Gutierrez'in ise %42-45 bandında bulunduğunu gösteriyor, ancak kararsız seçmenlerin oranı da %15-20 civarında.
Seçimin sonucu, yalnızca Kolombiya'nın değil, tüm Latin Amerika'nın siyasi yönelimini etkileyebilir. Eğer Cepeda kazanırsa, bölgede Brezilya, Şili ve Meksika'da olduğu gibi sol hareketler güçlenecek; kaybederse muhafazakar dalga yeniden yükselebilir. Kolombiya, ABD'nin en yakın müttefiklerinden biri olarak jeopolitik açıdan da önemli. Cepeda'nın ABD ile ilişkileri daha bağımsız bir çizgide yürüteceği, özellikle uyuşturucu savaşı konusunda alternatif politikalar önereceği biliniyor. Bu da Washington'da endişe yaratıyor. Ayrıca Cepeda'nın Venezuela ve Küba ile daha yakın ilişkiler kurması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya, Türkiye için Latin Amerika'da önemli bir ticari partner ve NATO'nun küresel ortaklarından biridir. Cepeda'nın seçilmesi halinde, sosyalist eğilimli politikaları Türkiye'nin Kolombiya ile ticari ilişkilerinde belirsizlik yaratabilir; ancak aynı zamanda kalkınma projelerinde yeni iş birliklerine kapı açabilir. Türkiye, Kolombiya inşaat ve savunma sektöründe aktif; Cepeda'nın bu alanlardaki politikaları takip edilmeli. Ayrıca Cepeda'nın insan hakları vurgusu, Türkiye'nin Güney Amerika'daki diplomatik çıkarlarını etkileyebilir.