İtalya, Libya'nın doğusunda gözaltında tutulan iki İtalyan Filistin yanlısı aktivistin serbest bırakılması için Cuma günü çağrıda bulundu. Diğer sekiz aktivistle birlikte dört gündür açlık grevi yapan aktivistlerin sağlık durumlarının ciddiyetini vurgulayan İtalyan Dışişleri Bakanlığı, Libya makamlarına acil müdahale çağrısı yaptı. Roma'dan yapılan açıklamada, aktivistlerin insani gerekçelerle serbest bırakılması talep edilirken, Libya'daki istikrarsız siyasi ortamda benzer durumların sıkça yaşandığına dikkat çekildi.
Gelişmenin arka planı
Gözaltına alınan grup, Filistin'e destek amacıyla düzenlenen Filotilla filosuna katılmak üzere Libya'da bulunuyordu. Filotilla, İsrail'in Gazze ablukasını delmek için 2010 yılından bu yana düzenlenen uluslararası bir girişimdir. Ancak bu kez aktivistler, Libya'nın doğusunda General Halife Hafter'in kontrolündeki bölgede gözaltına alındı. Hafter güçleri, grubun ülkeye yasa dışı yollardan girdiğini ve güvenlik riski oluşturduğunu öne sürüyor. İtalyan aktivistlerin kimlikleri henüz resmen açıklanmamakla birlikte, daha önce Filistin davasına destek veren sivil toplum kuruluşlarıyla bağlantılı oldukları biliniyor.
Libya'da 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesinden bu yana iç savaş ve bölünmüşlük hakim. Doğuda Hafter, batıda ise Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) kontrol sahibi. Aktivistlerin gözaltına alındığı bölge Hafter'in denetiminde olduğu için, İtalya'nın doğrudan müdahalesi sınırlı kalıyor. Bu durum, krizin çözümünü zorlaştırırken, aktivistlerin açlık grevi uluslararası kamuoyunun dikkatini çekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Filotilla eylemleri, geçmişte İsrail ile uluslararası toplum arasında büyük gerilimlere yol açmıştı. 2010'daki Mavi Marmara baskınında dokuz Türk aktivistin öldürülmesi, Türkiye-İsrail ilişkilerini kopma noktasına getirmişti. Bu kez Libya'da yaşananlar, Filotilla'nın hala aktif olduğunu ve bölgesel güçlerin bu tür girişimlere karşı hassasiyetini gösteriyor. Hafter'in hamisi olarak bilinen Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Rusya'nın bu olaya nasıl tepki vereceği merak konusu. İtalya'nın çağrısı, AB'nin Libya politikasında bir çatlak olarak da yorumlanabilir. Zira AB, Hafter'e yönelik net bir tutum belirlemiş değil.
Açlık grevine giren aktivistlerin yaşamı tehdit altında. Dört gündür su ve gıda almayan kişilerde ciddi sağlık sorunları baş gösterebilir. Libya'daki sağlık altyapısının yetersizliği, olası bir tıbbi müdahaleyi de zorlaştırıyor. Bu durum, İtalya'nın yanı sıra insan hakları örgütlerinin de Libya makamlarına baskı yapmasına neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Libya'da UMH'yi destekleyen başlıca ülkelerden biri olarak, bu gelişmeyi yakından takip etmelidir. Hafter güçlerinin Filistin yanlısı aktivistleri gözaltına alması, Türkiye'nin Libya'daki askeri ve diplomatik varlığını daha da karmaşık hale getirebilir. Ankara, hem insani yardım hem de uluslararası hukuk çerçevesinde aktivistlerin serbest bırakılması için Hafter yönetimine mesaj gönderebilir. Ayrıca, Mavi Marmara benzeri bir krizin yaşanmaması için Türkiye, İtalya ile koordinasyon içinde hareket edebilir. Bu olay, Doğu Akdeniz'deki güç mücadelesinde yeni bir cephe açma potansiyeli taşıyor.