İtalya siyasetinde yeni bir kriz baş gösteriyor. Ülkenin köklü partilerinden Lig (Lega), iç çekişmelerin odağında yeniden şekilleniyor. Partinin eski üyelerinden oluşan bir grup, lider Matteo Salvini’ye açık bir meydan okumayla kuzey federalist köklere dönüş çağrısı yaptı. Bu gelişme, ultra-milliyetçi Ulusal Gelecek (Futuro Nazionale) partisinin yükselişinin yarattığı baskıyı daha da artırırken, Salvini’nin liderlik koltuğunu sarsıyor. Uzmanlar, Kuzey Ligi’ndeki bu bölünmenin, partiyi on yıllardır ayakta tutan bölgesel kimliğin merkeziyetçi ve ulusal popülist söylemle çatışmasının sonucu olduğunu belirtiyor.
Kuzey Federalizmi mi, Ulusal Popülizm mi?
İtalya’nın kuzey bölgelerinde, özellikle Lombardiya ve Veneto’da güçlü bir tabana sahip olan Lig, kurulduğu 1991 yılından bu yana bölgesel özerklik ve federalizmi savunuyor. Ancak Matteo Salvini, 2013’te liderliği devraldıktan sonra partiyi ulusal bir sağ popülist harekete dönüştürdü; göçmen karşıtı söylemleri ve AB karşıtı duruşuyla İtalya genelinde oy kazanmaya çalıştı. Bu strateji, parti içinde uzun süredir rahatsızlık yaratıyordu. Şimdi ise eski milletvekilleri ve bölgesel yöneticilerin oluşturduğu bir grup, “Kuzey’in sesini yeniden yükseltme” sloganıyla harekete geçti.
Grup, Salvini’nin ulusal siyasete odaklanarak kuzeyin ekonomik taleplerini ihmal ettiğini savunuyor. Özellikle Lombardiya ve Veneto’nun daha fazla mali özerklik ve vergi gelirlerinin bölgede kalması talepleri, partinin kuruluş felsefesinin merkezinde yer alıyor. Ancak Salvini yönetimindeki Lig, Roma hükümetine katılarak bu talepleri arka plana attı. İsyancı gruplar, bu hafta yayınladıkları bildiride “Kuzey’in geleceği, Roma’nın koridorlarında değil, Po Vadisi’nin şehirlerinde şekillenir” ifadelerini kullandı.
Ulusal Gelecek’in Gölgesi
İsyancı grubun çıkışı, aynı zamanda siyasi yelpazenin sağında yeni bir rakibin yükselişine denk geliyor. Eski İçişleri Bakanı ve Salvini’nin yakın çalışma arkadaşı olan Angelo Rubino tarafından kurulan Ulusal Gelecek partisi, kısa sürede dikkat çekti. Rubino, Salvini’den daha katı bir göçmen karşıtı ve Avrupa şüphecisi çizgi izliyor. Anketlere göre Ulusal Gelecek, özellikle Lig’in geleneksel olarak güçlü olduğu kuzey bölgelerinde oy oranını artırmış durumda. Bu durum, Salvini’yi iki cepheli bir tehditle karşı karşıya bırakıyor: bir yanda parti içindeki federalist kanat, diğer yanda oy tabanını çalan aşırı sağcı rakip.
Siyasi analist Marco Tarchi, “Salvini, bir zamanlar kuzeyli seçmenin oyunu almak için federalist söylemi kullandı; ancak ulusal liderliğe oynadıkça bu seçmenin güvenini kaybetti. Ulusal Gelecek’in yükselişi, bu boşluğu dolduruyor. Kuzey Ligi’nin içindeki isyan, artık Salvini’nin kontrolünün zayıfladığının göstergesi” diyor.
İsyancıların hedefi, parti içinde olağanüstü kongre toplanması ve liderlik seçimi yapılması. Salvini ise bu hamleyi “fırsatçıların çabası” olarak nitelendirdi ve parti birliğinin önemini vurguladı. Ancak kamuoyu yoklamaları, Lig’in oy oranının son bir yılda %5 düştüğünü gösteriyor. Bu düşüşte Ulusal Gelecek’in etkisi büyük. Öte yandan, isyancıların ayrı bir parti kurma ihtimali de masada. Böyle bir ayrılık, İtalyan sağ bloğunu daha da parçalayabilir ve Başbakan Giorgia Meloni’nin liderliğindeki aşırı sağ koalisyonun geleceği üzerinde belirsizlik yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İtalya’daki bu siyasi istikrarsızlık, Türkiye’yi doğrudan etkilemese de bölgesel ve küresel sonuçları açısından önem taşıyor. İtalya, AB’nin kurucu ülkelerinden biri olarak Avrupa’nın güney kanadında kritik bir role sahip. Lig’in bölünmesi ve aşırı sağın yükselişi, AB içinde merkezkaç güçlerin artmasına katkıda bulunabilir. Özellikle göç politikalarında İtalya’nın sertleşen tutumu, Türkiye’nin AB ile yaptığı göç anlaşmasının geleceğini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, İtalya’nın enerji çeşitliliği ve Akdeniz’deki dengeler açısından oynadığı rol göz önüne alındığında, siyasi istikrarsızlık bölgesel güvenlik mimarisinde yeni kırılmalar yaratabilir. Türkiye’nin bu gelişmeleri yakından izlemesi, özellikle AB-Türkiye ilişkileri ve Doğu Akdeniz’deki enerji politikaları açısından stratejik önem taşıyor.