ZÜRİH (Reuters) – İsviçre hükümeti, ABD yapımı Patriot hava savunma sistemlerinin teslimatındaki gecikmelerin ardından, Fransa, İsrail ve Güney Kore'den alternatif bir hava savunma sistemi tedarik etmek üzere sözleşme görüşmelerine başladığını duyurdu. İsviçre Federal Konseyi tarafından 24 Haziran'da yapılan açıklamada, ülkenin hava sahasını korumak için ikinci bir katman oluşturacak olan sistemin, mevcut F-35 savaş uçakları ve Patriot bataryalarıyla entegre çalışması hedefleniyor. Görüşmelerin hangi sistemlere odaklandığı henüz netleşmezken, Fransız Eurosam SAMP/T, İsrail'in David's Sling'i ve Güney Kore'nin Cheongung II'sinin öne çıktığı belirtiliyor. İsviçre, 2022 yılında Patriot sistemlerini 2 milyar dolara satın almak için ABD ile anlaşma imzalamış, ancak tedarik zinciri sorunları ve artan talep nedeniyle teslimat tarihleri ertelenmişti.
Gelişmenin arka planı: Patriot'taki gecikmeler ve İsviçre'nin hava savunma stratejisi
İsviçre, 2022 yılında ABD'den beş adet Patriot bataryası satın almak için 2 milyar dolarlık bir anlaşma imzalamıştı. Ancak Rusya-Ukrayna savaşı sonrası artan küresel savunma talepleri ve tedarik zinciri aksaklıkları, teslimatların 2026 yılına kadar gecikeceğini ortaya koydu. İsviçre hükümeti, bu gecikmenin ülkenin hava savunma kabiliyetinde kritik bir boşluk yarattığını değerlendirdi. Mevcut durumda İsviçre, 1960'lardan kalma Raytheon MIM-23 Hawk füzeleriyle sınırlı bir hava savunma ağına sahip. Patriot bataryalarının gelmesiyle birlikte bu sistemlerin yerini alması planlanırken, ikinci bir sistemle alçak ve orta irtifa tehditlerine karşı daha esnek bir savunma katmanı oluşturulması amaçlanıyor.
İsviçre Federal Savunma Bakanlığı, söz konusu alternatif sistemlerin teknik değerlendirmesinin tamamlandığını ve artık sözleşme aşamasına geçildiğini bildirdi. Bakanlık, “Nihai tercih, teknik yeterlilik, maliyet ve teslimat süresi gibi kriterlere göre yapılacak. Ancak en kritik faktör, sistemlerin ABD ve mevcut altyapımızla uyumlu çalışabilmesi” ifadelerini kullandı. Görüşmelerin birkaç ay içinde tamamlanması ve yıl sonuna kadar bir karar verilmesi bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Avrupa'da hava savunmada çeşitlenme eğilimi
İsviçre'nin bu hamlesi, Avrupa ülkelerinin savunma tedarikinde ABD'ye bağımlılığı azaltma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı, Avrupa hava savunma sistemlerindeki zafiyetleri ortaya çıkarırken, ülkeleri alternatif tedarikçilere yönelmeye itiyor. Özellikle İsrail'in David's Sling sistemi, başarılı testler ve operasyonel kullanım geçmişiyle dikkat çekerken, Fransız-İtalyan ortak yapımı SAMP/T de NATO uyumluluğuyla öne çıkıyor. Güney Kore'nin Cheongung II'si ise daha düşük maliyeti ve hızlı teslimat avantajıyla rekabeti kızıştırıyor.
Uzmanlar, bu çeşitliliğin NATO içinde bir standardizasyon sorunu yaratabileceği konusunda uyarıyor. Ancak İsviçre, NATO üyesi olmamakla birlikte savunma alanında ittifakla yakın işbirliği yapıyor. İsviçre'nin tercihi, Avrupa savunma sanayiinin geleceği açısından da sembolik bir öneme sahip. Eğer İsviçre Avrupalı bir üreticiyi seçerse, bu AB'nin stratejik özerklik hedeflerine katkı sağlayabilir. Aksi halde, İsrail veya Güney Kore gibi ABD dışındaki müttefiklerle işbirliği, transatlantik ilişkilerde yeni bir denge arayışına işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin hava savunma sistemleri tedarikindeki darboğazları ve alternatif arayışlarını akla getiriyor. Ankara, Rusya'dan S-400 satın alması nedeniyle ABD'nin Patriot ve F-35 ambargosuyla karşı karşıya kalmış, ardından yerli SIPER sistemi ile Avrupa ve Asya'dan alternatif çözümler arayışına girmiştir. İsviçre'nin deneyimi, Türkiye'nin de benzer şekilde tedarik zinciri risklerine karşı çoklu kaynak stratejisi izlemesi gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, İsrail ve Güney Kore gibi ülkelerin hava savunma alanındaki yükselişi, Türkiye'nin bu ülkelerle potansiyel işbirliği fırsatlarını değerlendirmesi açısından önemlidir. Küresel hava savunma pazarındaki bu çeşitlenme, Türkiye'nin yerli sistemlerinin rekabet gücünü de etkileyebilir.