İsveç'te Pazar günü yapılan genel seçimlerde oy verme işlemi devam ediyor. Yüksek riskli seçim, aşırı sağcı İsveç Demokratları'nın (SD) ilk kez hükümete girmesine yol açabilir. Neo-Nazi kökleri bulunan parti, sağ blokun seçimi kazanması halinde kilit bakanlık pozisyonlarına talip. Ülke genelinde sandıklar yerel saatle 08:00'de açıldı ve 20:00'de kapanacak. İlk sonuçların gece yarısına doğru netleşmesi bekleniyor.
Seçimin Arka Planı
İsveç, son yıllarda göç, entegrasyon ve suç oranlarındaki artış gibi konularda derin bir siyasi kutuplaşma yaşıyor. İsveç Demokratları, özellikle 2015'teki göç krizi sonrasında yükselişe geçti ve anketlerde yüzde 20 civarında oy oranıyla ülkenin ikinci büyük partisi konumunda. Parti, uzun süredir diğer partiler tarafından dışlanıyordu ancak bu seçimde sağ blokun (Ilımlılar, Hristiyan Demokratlar ve Liberaller) desteğiyle hükümete ortak olma ihtimali güçlendi.
Mevcut Başbakan Magdalena Andersson liderliğindeki Sosyal Demokratlar, anketlerde yüzde 30 civarında oyla birinci parti olsa da, sol blokun (Sosyal Demokratlar, Yeşiller, Sol Parti ve Merkez Parti) parlamentoda çoğunluğu elde etmesi zor görünüyor. Sağ blokun toplam oyu ise İsveç Demokratları'nın desteğiyle çoğunluğa ulaşabilir.
Seçim kampanyası boyunca ana gündem maddeleri arasında artan enflasyon, enerji fiyatları, sağlık hizmetleri ve sokak şiddeti yer aldı. Özellikle çete suçları ve göçmen karşıtı söylemler, İsveç Demokratları'nın oylarını artırmasında etkili oldu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsveç'in NATO üyelik süreci de seçim sonuçlarından etkilenebilir. Ülke, Mayıs 2022'de Finlandiya ile birlikte NATO'ya başvurmuştu. Türkiye, İsveç'in PKK/YPG'ye verdiği destek ve iade talepleri konusundaki tutumu nedeniyle süreci askıya almış durumda. Sağ blokun kazanması halinde İsveç'in Türkiye'ye yönelik tutumunda bir yumuşama olup olmayacağı belirsiz. İsveç Demokratları, NATO üyeliğini desteklemekle birlikte, Türkiye ile ilişkilerde daha mesafeli bir çizgi izleyebilir.
Avrupa genelinde aşırı sağ partilerin yükselişi, İsveç'teki seçim sonucuyla yeni bir ivme kazanabilir. Fransa, İtalya ve Macaristan'da benzer eğilimler gözlenirken, İsveç'te aşırı sağın hükümete girmesi, AB içinde göç ve entegrasyon politikalarında daha sert tartışmalara yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsveç'teki seçim, Türkiye'nin NATO genişlemesi ve İsveç'in üyeliği konusundaki pozisyonunu doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İsveç'in PKK/YPG'ye desteğini ve iade taleplerini karşılamamasını gerekçe göstererek üyeliği onaylamıyor. Sağ blokun kazanması ve İsveç Demokratları'nın hükümete girmesi, İsveç'in Türkiye'ye yönelik tutumunda değişikliğe yol açabilir. Ancak partinin göçmen karşıtı çizgisi, Türkiye'nin iade taleplerine daha olumlu yaklaşmasını sağlayabilir. Yine de belirsizlik sürüyor. Türkiye, İsveç'in NATO üyeliğini kendi güvenlik çıkarları doğrultusunda değerlendirmeye devam edecek.