İsveç'in 7 trilyon kronluk devlet emeklilik fonunu (AP fonları) yönetim üst düzey yetkilisi, emeklilerin birikimlerinin özel kredi (private credit) fonlarına aktarılmasına sıcak bakmadıklarını belirtti. AP7 SİF'nin (İsveç'in en büyük emeklilik fonlarından biri) CEO'su Richard Gröttheim, yaptığı açıklamada, “Özel kredi piyasaları, emeklilik tasarruflarının ihtiyaç duyduğu likidite ve şeffaflık standartlarını karşılamıyor” dedi. Bu açıklama, küresel emeklilik fonlarının alternatif varlıklara yönelme eğiliminin sorgulanmasına neden oldu.
Özel kredi fonları neden tartışılıyor?
Özel kredi, halka açık olmayan, yani borsada işlem görmeyen şirketlere verilen kredilerden oluşuyor. Bu fonlar, yatırımcılara yüksek getiri vaat ediyor ancak yatırımın birkaç yıl boyunca nakde çevrilemediği dönemler içeriyor. Son on yılda, düşük faiz ortamı nedeniyle emeklilik fonları, sigorta şirketleri ve varlık yöneticileri özel krediye yöneldi. Ancak Gröttheim, “Bu varlıkların değerlemesi şeffaf değil ve likidite riski emeklilik ödemeleri için kritik” uyarısında bulundu. İsveç emeklilik sistemi, yılda 6,8 milyon çalışanın maaşından kesilen primleri yönetiyor ve AP fonlarının risk profili, mevzuat gereği oldukça muhafazakar.
Küresel emeklilik fonları özel krediye yöneliyor
İsveç'in bu tutumu, ABD ve Avrupa'daki bazı büyük emeklilik fonlarının tersi bir yönde. ABD'deki Kaliforniya Kamu Çalışanları Emeklilik Sistemi (CalPERS) ve Hollanda'daki ABP gibi fonlar, özel krediye milyarlarca dolar ayırdı. Ancak Gröttheim, “İsveç modeli, düşük maliyet ve yüksek şeffaflık üzerine kurulu; özel kredi bu modele uymuyor” diye ekledi. Uzmanlar, bu tutumun özel kredi piyasasının büyümesini yavaşlatabileceğini, ancak diğer fonların İsveç'i örnek almayacağını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve emeklilik yatırım fonları, yüksek getiri arayışıyla alternatif varlıklara yönelebilir. Ancak İsveç’in bu konuda sergilediği ihtiyat, Türkiye’deki düzenleyiciler için de bir uyarı niteliğinde. Özellikle enflasyonist baskı ve TL’deki oynaklık göz önüne alındığında, emeklilik tasarruflarının likit olmayan varlıklara yönlendirilmesi, maaş ödemelerinde risk oluşturabilir. Türkiye’nin özel kredi fonlarına erişim konusunda denetleyici bir rol üstlenmesi, sistemin sürdürülebilirliği için kritik önem taşıyor.