İşgal altındaki Batı Şeria'da, İsrailli yerleşimciler tarafından düzenlenen bir çiftlik baskınında dokuz yaşındaki Filistinli bir çocuk sırtından vurularak yaralandı. Olay, güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, çocuğun ailesiyle birlikte çiftlikte bulunduğu sırada silahlı yerleşimcilerin saldırısına uğradığı ve kaçmaya çalışırken vurulduğu görülüyor. Filistinli sağlık yetkilileri, çocuğun hastaneye kaldırıldığını ve durumunun ciddiyetini koruduğunu açıkladı. Bu olay, bölgede artan yerleşimci şiddetinin son örneği olarak uluslararası toplumun tepkisini çekti.
Gelişmenin Arka Planı
Olay, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus kenti yakınlarındaki bir Filistin köyünde meydana geldi. Görgü tanıklarının ifadesine göre, çok sayıda silahlı İsrailli yerleşimci, korumasız Filistinli çiftçilere ait arazilere baskın düzenledi. Saldırı sırasında ailesiyle birlikte zeytin toplayan dokuz yaşındaki Muhammed el-Tamimi, yerleşimcilerin açtığı ateş sonucu sırtından vuruldu. Çocuğun babası, saldırının hiçbir uyarı olmadan gerçekleştiğini ve ailenin kaçmaya çalıştığını ancak oğlunun vurulduğunu belirtti.
Güvenlik kamerası görüntüleri, saldırının ne kadar ani ve acımasız olduğunu gözler önüne seriyor. Görüntülerde, yerleşimcilerin ellerinde tüfeklerle çiftliğe girdiği ve çocuklar dahil herkese ateş açtığı anlar yer alıyor. Filistin Kızılayı ekipleri, çocuğu olay yerinde ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırdı. Doktorlar, kurşunun omurgaya isabet ettiğini ve çocuğun felç kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Bu saldırı, Batı Şeria'da son aylarda artan yerleşimci şiddetinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 yılında yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarında ciddi bir artış yaşandı. Sadece geçen yıl, yüzlerce Filistinli yerleşimci saldırılarında yaralandı veya evlerinden zorla çıkarıldı. Uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail güvenlik güçlerinin bu saldırılara göz yumduğunu ve hatta bazen katıldığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, yalnızca Filistin-İsrail çatışmasının bir parçası değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel güç mücadelelerinin de bir yansıması. İsrail'in yeni hükümeti, Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini genişletme politikasını sürdürüyor. Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon, yerleşimci gruplara verdiği desteği artırmış durumda. Bu durum, uluslararası toplumda büyük tepki çekiyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İsrail'i uluslararası hukuku ihlal etmekle suçluyor ve yerleşim faaliyetlerinin derhal durdurulmasını istiyor.
ABD yönetimi ise bu konuda ikircikli bir tutum sergiliyor. Biden yönetimi, yerleşimci şiddetini kınarken, İsrail'e askeri ve diplomatik desteğini sürdürüyor. Bu durum, Arap ülkeleri ve Müslüman dünyasında büyük hayal kırıklığı yaratıyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır gibi ülkeler, İsrail'in bu tür saldırılarını sert bir dille kınarken, barış sürecinin geleceğinin tehlikeye girdiği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan, bu tür olaylar, bölgede yeni bir şiddet sarmalını tetikleme riski taşıyor. Filistinli gruplar, misilleme tehditlerinde bulunurken, İsrail ordusu da olası bir tırmanışa karşı hazırlıklarını artırıyor. Gazze'den roket atılması olasılığı ve Batı Şeria'da yeni çatışma alanlarının açılması endişeleri, uluslararası diplomasiye yeni bir aciliyet kazandırıyor. Birleşmiş Milletler Orta Doğu Barış Özel Koordinatörü Tor Wennesland, yaptığı açıklamada, "Bu tür olaylar, iki devletli çözümün temellerini aşındırıyor ve bölgeyi daha fazla istikrarsızlığa sürüklüyor" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek bağlamında doğrudan önem taşıyor. Türkiye, İsrail'in yerleşimci şiddetini ve uluslararası hukuku ihlal eden politikalarını defalarca kınadı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, yaptığı açıklamada, "İsrail'in yerleşimci terörü, bölgede kalıcı barışı imkânsız hale getiriyor" ifadelerini kullandı. Türkiye, Birleşmiş Milletler nezdinde Filistin'e destek verirken, insani yardımlarını da sürdürüyor. Bu olay, Türk kamuoyunda geniş yankı bulurken, hükümetin İsrail'e yönelik eleştirilerini daha da güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel nüfuzunu artırma çabaları kapsamında, Filistin meselesindeki tutumu, diğer Arap ve İslam ülkeleriyle ilişkilerinde belirleyici bir rol oynamaya devam ediyor.