İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da silahlı İsrailli yerleşimciler, bugün sabah saatlerinde bir Filistinli aileyi evlerinden zorla çıkararak bölgeyi ele geçirdi. Olay, El-Halil kentine bağlı El-Buweib bölgesinde meydana geldi. Görgü tanıklarının ifadesine göre, maskeli ve silahlı yaklaşık 30 yerleşimci, ani bir baskınla 7 kişilik El-Hindi ailesinin evine girdi. Aile fertlerini darp ederek dışarı attıktan sonra eve İsrail bayrağı astılar. Filistin Kurtuluş Örgütü'ne bağlı yerel kaynaklar, ailenin evlerine dönmesine izin verilmediğini ve yerleşimcilerin evi Yahudi yerleşim birimine dönüştürmek için çalışma başlattığını aktardı.
Gelişmenin arka planı
Filistin Yönetimi İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, söz konusu tahliyenin İsrail işgal güçlerinin bilgisi ve desteği dahilinde gerçekleştiği belirtildi. Açıklamada, "İsrail, uluslararası hukuku hiçe sayarak yerleşimci terörünü teşvik etmektedir" ifadelerine yer verildi. İsrail ordu sözcülüğü ise olayla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. El-Hindi ailesinin avukatı, konuyu İsrail Yüksek Mahkemesi'ne taşıyacaklarını duyurdu. Bu olay, son bir ayda Batı Şeria'da yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen üçüncü zorla tahliye girişimi olarak kayıtlara geçti.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, 2023 yılı boyunca Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti olaylarında yüzde 40 artış yaşandı. Uluslararası toplum, İsrail'in Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerini yasa dışı kabul ediyor. Ancak İsrail, tarihi ve dini gerekçelerle bu bölgelerdeki varlığını meşrulaştırmaya çalışıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu tahliye, ABD'nin bölgede arabuluculuk çabalarının sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, "İsrail ve Filistin arasında sürdürülebilir barış için tarafların provokatif eylemlerden kaçınması gerekiyor" denilirken, doğrudan bir kınama gelmedi. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sözcüsü, "Yerleşimci şiddeti kabul edilemez ve derhal sona ermelidir" dedi. Arap Birliği ise olayı "savaş suçu" olarak nitelendirdi ve İsrail'e karşı uluslararası yaptırımlar çağrısında bulundu.
Filistin yönetimi, konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşıyacağını duyurdu. İran ve Lübnan Hizbullahı da olayı kınayarak Filistin halkına destek mesajı yayınladı. Bölgede tansiyonun yükselmesi, geniş çaplı bir çatışma endişesini de beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasına güçlü destek veren bir ülke olarak bu tür gelişmeleri yakından izlemektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önceki açıklamalarında İsrail'in yerleşim politikalarını kınadığı biliniyor. Bu olay, Türkiye'nin BM nezdinde yapacağı girişimlerde yeni bir argüman oluşturabilir. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlık Türkiye'nin enerji projeleri ve Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye'nin Filistin yönetimiyle koordinasyon içinde hareket etmesi, hem bölgesel nüfuzunu koruması hem de uluslararası kamuoyunda pozisyon alması açısından önem taşıyor.