İşgal altındaki Batı Şeria'da gerilim tırmanıyor. Aşırı sağcı İsrailli milletvekili Zvi Sukkot, Filistinlilere ait bir anıtı çekiçle parçalayarak uluslararası kamuoyunda büyük tepki çekti. Olay, Nablus yakınlarındaki Huwara kasabasında meydana geldi. Sukkot, yanında güvenlik güçleri eşliğinde geldiği bölgede, Filistinli bir ailenin anısına dikilen anıtı dakikalar içinde tahrip etti. Görüntüler sosyal medyada hızla yayılırken, Filistin yönetimi olayı 'savaş suçu' olarak nitelendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in partisi Otzma Yehudit'ten milletvekili olan Sukkot, daha önce de benzer provokatif eylemleriyle biliniyor. Geçtiğimiz aylarda Doğu Kudüs'te Filistinli çiftçilere ait zeytin ağaçlarını kestiği, Filistin köylerine baskınlar düzenlediği kayıtlara geçmişti. Bu kez hedefinde, 2023 yılında İsrail güçleri tarafından öldürülen Filistinli bir gencin anısına yapılan anıt vardı.
Olay, Filistin ile İsrail arasındaki ateşkesin kırılgan olduğu bir dönemde yaşandı. Son haftalarda Batı Şeria'da İsrail ordusunun düzenlediği baskınlar ve Filistinli grupların saldırıları bölgede tansiyonu yükseltmişti. Sukkot'un eylemi, bu hassas dengede yeni bir krize yol açabilir. Filistinli yetkililer, olayın ardından İsrail hükümetini kınayarak uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Öte yandan, İsrail ordu sözcüsü yaptığı açıklamada, olayın 'talihsiz' olduğunu ancak milletvekilinin dokunulmazlığı nedeniyle müdahale edilemediğini savundu. Bu açıklama, İsrail'deki sağcı hükümetin Filistin karşıtı politikalarını meşrulaştırdığı yorumlarına neden oldu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu tür provokatif eylemler, yalnızca Filistin-İsrail çatışmasını derinleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda bölgesel dengeleri de etkiliyor. ABD ve Avrupa Birliği'nden konuya ilişkin ilk tepkiler geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı, anıtın tahrip edilmesini kınayarak 'bu tür eylemlerin barış çabalarına zarar verdiğini' belirtti. Avrupa Birliği ise İsrail'i uluslararası hukuka uymaya çağırdı.
Bölgedeki Arap ülkeleri de olaya sert tepki gösterdi. Ürdün Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in bu tür kışkırtıcı davranışlarının bölgede istikrarsızlığı artırdığını vurguladı. Mısır ise iki tarafı da itidal çağrısı yaparak gerilimin düşürülmesi için arabuluculuk teklif etti. Ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun koalisyon hükümetindeki aşırı sağcı partilerin bu tür eylemleri desteklemesi, uluslararası baskıya rağmen benzer olayların devam edebileceğinin sinyalini veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek biliniyor. Bu olay, Türkiye'nin Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki Filistinlilerin haklarını savunma pozisyonunu güçlendirebilir. Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'nın yapması beklenen kınama açıklamaları, bölgedeki Müslüman ülkeler nezdinde Türkiye'nin liderlik rolünü pekiştirebilir. Ancak bu tür provokasyonların, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını da zorlayabileceği unutulmamalı. Ankara'nın, Filistin yönetimi ile İsrail arasında dengeli bir politika izleyerek hem bölgesel istikrara katkı sağlaması hem de Filistin halkının haklarını koruması bekleniyor.