İsrailli bir askeri kaynak, Gazze Şeridi'nde Hamas tarafından tutulan rehinelerin durumuna ilişkin yeni bir güncelleme paylaştı. Buna göre, 20 rehinenin canlı olduğu, 33'ünün ise hayatını kaybettiği belirtilirken, 2 rehinenin durumu hakkında henüz kesin bir bilgi bulunmadığı ifade edildi. Açıklama, İsrail ordusunun rehinelerin akıbetiyle ilgili yürüttüğü istihbarat çalışmaları kapsamında basına sızdırıldı. Kaynak, isminin açıklanmaması koşuluyla yaptığı bilgilendirmede, rehinelerin çoğunun sivillerden oluştuğunu ve aralarında kadınlar, çocuklar ve yaşlıların bulunduğunu vurguladı. Öte yandan, Hamas'ın elinde toplamda 55 rehine olduğu tahmin ediliyor.
Çatışmalar ve Müzakere Süreci
7 Ekim 2023'te başlayan savaşın ardından Hamas, İsrail'e karşı sürpriz bir saldırı düzenlemiş ve yüzlerce İsrailli sivil ile askeri rehin almıştı. İsrail ordusunun Gazze'ye yönelik kara harekatı devam ederken, rehinelerin kurtarılması için Mısır ve Katar arabuluculuğunda müzakereler sürüyor. Ancak taraflar arasındaki temel anlaşmazlıklar çözüme ulaşmayı zorlaştırıyor. İsrail, tüm rehinelerin serbest bırakılmasını talep ederken, Hamas ateşkes ve esir takası koşulunu öne sürüyor. Geçtiğimiz haftalarda yapılan bir takas anlaşmasıyla 50 rehine serbest bırakılmış, karşılığında 150 Filistinli tutuklu salıverilmişti. Ancak kalan rehinelerin durumu belirsizliğini koruyor. İsrail kaynakları, rehinelerin bir kısmının çatışmalar sırasında hayatını kaybettiğini, bir kısmının ise ağır hasta veya yaralı olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Rehinelerin durumu, sadece İsrail'de değil, uluslararası kamuoyunda da büyük yankı uyandırıyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, sivillerin hedef alınmasını kınarken, rehinelerin serbest bırakılması için çağrıda bulunuyor. ABD, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler, İsrail'in kendini savunma hakkını desteklemekle birlikte, sivil kayıpların azaltılması için çağrı yapıyor. Bölgesel düzeyde ise İran ve Hizbullah, Hamas'a destek mesajları verirken, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri çatışmanın yayılmasından endişe ediyor. Mısır ve Ürdün, batı sınırlarında yeni bir mülteci krizi olasılığına karşı tampon bölge oluşturmaya çalışıyor. Ekonomik cephede ise enerji fiyatlarındaki dalgalanma ve ticaret yollarının güvenliği, küresel piyasaları etkilemeye devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Filistin çatışmasında tarihsel olarak Filistin davasına destek vermekle birlikte, son dönemde Arap ülkeleriyle normalleşme sürecine girmiştir. Rehine krizi, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü yeniden ön plana çıkarabilir. Ankara, hem Hamas'la diyalog kurabilen hem de NATO üyesi bir ülke olarak, taraflar arasında güven tesis edilmesine katkı sağlayabilir. Ancak Türkiye'nin İsrail'le ilişkileri son yıllarda inişli çıkışlı bir seyir izlemiştir. Bu durum, krizin çözümünde Türkiye'nin etkinliğini sınırlayabilir. Bölgesel güvenlik açısından, çatışmanın Lübnan veya Suriye'ye sıçraması halinde Türkiye'nin sınır güvenliği doğrudan tehdit altına girebilir. Bu nedenle Ankara, çatışmanın yayılmasını önlemek için diplomatik girişimlerini artırabilir.