Gazze Şeridi'ndeki Kemal Advan Hastanesi'nin müdürü Dr. Hüssam Ebu Safiya, İsrail tarafından 2024 yılında gözaltına alındığından bu yana ciddi sağlık sorunlarıyla boğuşuyor. İnsan Hakları İçin Hekimler örgütü (PHR), Cumartesi günü yaptığı açıklamada, doktorun hayati tehlikesinin bulunduğunu belirtti. PHR avukatı Nasır Ude tarafından belgelenen bulgulara göre, Ebu Safiya'nın vücudunda ciddi yaralanmalar ve fiziksel kötü muamele izleri tespit edildi. Örgüt, doktorun derhal tıbbi müdahaleye ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Gelişmenin arka planı: Hastane müdürüne yönelik suçlamalar ve gözaltı süreci
Dr. Ebu Safiya, Aralık 2023'ten bu yana İsrail tarafından işletilen Sde Teiman gözaltı merkezinde tutuluyor. İsrail makamları, doktoru Hamas'la bağlantılı olmakla suçlarken, ailesi ve insan hakları örgütleri bu iddiaları reddediyor. Ebu Safiya, uzun yıllardır Gazze'de sağlık hizmetlerine başkanlık eden tanınmış bir figür. Kemal Advan Hastanesi, Gazze'nin kuzeyinde kritik bir sağlık merkezi olarak hizmet veriyor ve İsrail saldırıları sırasında sürekli hedef alındı.
PHR'nin raporuna göre, doktorun sağlık durumu son haftalarda kötüleşti. Avukat Naser Odeh, Ebu Safiya'nın kilo kaybı, cilt enfeksiyonları ve psikolojik travma belirtileri gösterdiğini aktardı. Ayrıca, doktorun başında ve vücudunun çeşitli yerlerinde darp izleri bulunuyor. Örgüt, İsrail'e doktora acil tıbbi yardım sağlanması çağrısında bulundu.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) de konuya ilişkin endişelerini dile getirdi. ICRC, tüm tutukluların insani muamele görmesi ve sağlık hizmetlerine erişiminin sağlanması gerektiğini vurguladı. Ancak İsrail makamları, Ebu Safiya'nın durumu hakkında henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Bölgesel ve küresel boyut: Gazze'de sağlık krizi derinleşiyor
Ebu Safiya'nın tutuklanması, Gazze'deki sağlık sisteminin çöküşünü bir kez daha gündeme getirdi. İsrail-Filistin çatışması boyunca hastaneler sık sık hedef alındı ve sağlık çalışanları gözaltına alındı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Gazze'deki sağlık tesislerine yönelik saldırıları kınarken, birçok ülke İsrail'in tutuklu politikasını eleştiriyor.
Bu vaka, uluslararası hukuk açısından da tartışma yaratıyor. Cenevre Sözleşmeleri, savaş esirleri ve sivillerin korunmasını öngörüyor. İnsan hakları örgütleri, Ebu Safiya'nın bir savaş esiri statüsünde olmadığını ve idari gözaltı altında tutulduğunu belirtiyor. İsrail'in idari gözaltı uygulaması, uluslararası toplum tarafından sıkça eleştirilen bir yöntem.
Bölgedeki diğer aktörler de gelişmeyi yakından takip ediyor. Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi ülkeler, Gazze'deki insani krize dikkat çekerken, Türkiye de Filistin davasına olan desteğini sürdürüyor. ABD ve Avrupa Birliği ise İsrail'in güvenlik endişelerini anlamakla birlikte, insan hakları ihlallerine karşı uyarılarda bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını uzun yıllardır desteklemekte ve Gazze'deki insani krizi yakından takip etmektedir. Dr. Ebu Safiya'nın durumu, Ankara'nın İsrail'e yönelik eleştirilerini yeniden gündeme getirebilir. Türkiye, uluslararası platformlarda İsrail'in tutuklu politikalarını kınarken, bu tür vakaları insan hakları ihlali olarak değerlendirmektedir. Ayrıca, Türk sağlık kuruluşları ve sivil toplum örgütleri, Gazze'ye yardım göndermeye devam etmektedir. Gelişme, Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir gerilim unsuru olabileceği gibi, Ankara'nın Filistin yanlısı duruşunu da pekiştirebilir. Bölgesel istikrar açısından, Gazze'deki sağlık krizinin derinleşmesi, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını da etkileyebilir.