Filistin yanlısı aktivistler, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'daki yerleşim birimlerine ilişkin bir gayrimenkul fuarının Londra'da yapılacağı mekanı tespit ettiklerini duyurdu. Söz konusu etkinlik, uluslararası hukuka aykırı kabul edilen İsrail yerleşimlerinin tanıtımını amaçlıyor. Aktivist gruplar, etkinliğin düzenleneceği otelin adını kamuoyuyla paylaşarak, otel yönetimine ve İngiliz yetkililere çağrıda bulundu. Fuarın, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini meşrulaştırma ve yeni yatırımcı çekme çabasının bir parçası olduğu belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
Middle East Eye'ın haberine göre, etkinlik 15-16 Kasım 2024 tarihlerinde Londra'nın merkezindeki bir otelde düzenlenecek. Fuar, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim birimlerinde arsa ve konut satışını teşvik etmeyi amaçlıyor. Aktivistler, etkinliğin duyurusunu sosyal medyada yaptıkları bir kampanyayla ifşa etti. Kampanyada, etkinliğe katılacak emlak firmaları ve konuşmacıların listesi de yer alıyor.
İsrail’in 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da inşa ettiği yerleşimler, uluslararası toplumun büyük çoğunluğu tarafından yasa dışı kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı, bu yerleşimlerin ‘uluslararası hukukun açık ihlali’ olduğunu vurguluyor. Buna rağmen İsrail hükümeti, yerleşim faaliyetlerini teşvik etmeye devam ediyor.
Londra'daki etkinlik, İsrail'in uluslararası alanda yalnızlaştığı bir dönemde düzenleniyor. Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) geçen yıl işgalin hukuki sonuçlarına ilişkin verdiği danışma görüşünde, İsrail'in yerleşim politikalarının apartheid ve ayrımcılık niteliği taşıdığı belirtilmişti. Ayrıca, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları nedeniyle birçok ülkede İsrail karşıtı protestolar artmış durumda.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu tür etkinlikler, yalnızca İsrail-Filistin çatışmasının değil, aynı zamanda uluslararası hukukun ve insan haklarının sınandığı bir alan haline geliyor. Birleşik Krallık, İsrail yerleşimlerine yönelik herhangi bir resmi yaptırım uygulamasa da, sivil toplum kuruluşları bu tür etkinliklerin engellenmesi için hükümete baskı yapıyor. Benzer şekilde, Avrupa Birliği'nin bazı ülkeleri, yerleşim ürünlerinin etiketlenmesi gibi kısmi önlemler almış durumda.
Ancak, İsrail hükümeti ve destekçileri, bu tür etkinliklerin “Yahudi halkının tarihi topraklarındaki haklarını” savunduğunu iddia ediyor. ABD’nin yeni yönetiminin İsrail’e yönelik politikası da bu tür etkinliklerin geleceğini etkileyebilir. Özellikle, ABD’nin yerleşimlere yönelik tutumu, iki devletli çözümün uygulanabilirliği açısından kritik önem taşıyor.
Londra'daki etkinliğin ifşa edilmesi, aktivistlerin İsrail'in uluslararası imajını hedef alan kampanyalarının bir parçası. Benzer etkinlikler geçmişte New York, Paris ve Berlin gibi şehirlerde de protestolarla karşılaşmıştı. Bu tür protestolar, İsrail'in yerleşim faaliyetlerini meşrulaştırma çabalarını sekteye uğratmayı amaçlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destekle biliniyor ve İsrail’in yerleşim faaliyetlerini sürekli eleştiriyor. Bu tür bir etkinliğin Londra’da düzenlenmesi, Türkiye’nin de dahil olduğu uluslararası platformlarda İsrail’e yönelik baskıyı artırma çabalarını hatırlatıyor. Türkiye, İsrail’in yerleşim politikalarının iki devletli çözümü imkânsız hale getirdiğini savunuyor. Ankara’nın, Birleşik Krallık ve diğer Batılı ülkeleri bu tür etkinliklere izin vermemeleri konusunda uyarması beklenebilir. Ayrıca, Türkiye’nin Filistin yanlısı sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde benzer etkinlikleri takip etmesi ve kamuoyunu bilgilendirmesi olası.