İsrail Seçim Komisyonu, 1 Kasım'da yapılacak genel seçimler öncesinde, Yahudi üstünlükçü görüşleriyle bilinen ve tartışmalı isim Itamar Ben-Gvir liderliğindeki Otzma Yehudit partisinin seçime katılmasına izin verdi. Karar, İsrail iç siyasetinde ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Komisyon, partinin seçim yasalarına uygun olduğuna hükmederken, Ben-Gvir'in geçmişteki kışkırtıcı söylemleri ve Arap vatandaşlara yönelik ayrımcı politikaları nedeniyle eleştirilerin odağındaki parti, İsrail siyasetinde aşırı sağın yükselişinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Ben-Gvir ve Otzma Yehudit Partisi’nin Yükselişi
Otzma Yehudit, 2012 yılında kurulan ve aşırı milliyetçi, dini Siyonist bir parti olarak biliniyor. Parti lideri Itamar Ben-Gvir, daha önce Yahudi terör örgütü Kach'ın üyesi olması ve Filistinlilere yönelik nefret söylemleriyle tanınan bir isim. Ben-Gvir, geçmişte "Araplara karşı sadık bir düşmanım" şeklindeki açıklamaları ve İsrail bayrağını taşıyarak Doğu Kudüs'teki Filistin mahallelerinde yürüyüşler düzenlemesiyle gündeme gelmişti. Son dönemde yapılan anketler, Ben-Gvir'in partisinin oy oranının yüzde 10'lara ulaştığını gösteriyor. Bu, partinin tarihindeki en yüksek oran ve İsrail siyasetinde aşırı sağın güçlendiğinin bir işareti.
Seçim Komisyonu'nun kararı, Başbakan Yair Lapid ve diğer merkez sol partilerin itirazlarına rağmen alındı. Komisyon, partinin seçim yasalarındaki "ırkçılığı teşvik" veya "demokrasiye aykırı" maddeleri ihlal etmediğine karar verdi. Ancak bu karar, İsrail'deki Arap toplumu ve insan hakları örgütleri tarafından sert bir dille eleştirildi. İsrail Demokrasi Enstitüsü'nden bir yetkili, "Bu karar, İsrail demokrasisinin karanlık bir sayfasıdır. Ben-Gvir'in geçmişi göz önüne alındığında, onun parlamentoda yer alması ülkenin temel değerlerine aykırıdır" dedi.
Bölgesel ve Uluslararası Tepkiler
İsrail'deki aşırı sağın yükselişi, bölgede endişeyle karşılanıyor. Filistin yönetimi, bu gelişmenin barış sürecini olumsuz etkileyeceğini ve iki devletli çözümü daha da zorlaştıracağını belirtti. Filistin Başmüzakerecisi Saeb Erekat, "Ben-Gvir gibi bir ismin seçime katılması, İsrail'in barışa niyeti olmadığını gösteriyor" ifadelerini kullandı. Ürdün ve Mısır da bu karara tepki gösterirken, Avrupa Birliği ve ABD'den de endişe açıklamaları geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "İsrail'deki demokratik sürece saygı duyuyoruz, ancak herkesin hoşgörü ve eşitlik değerlerine bağlı kalması gerektiğine inanıyoruz" dedi.
Öte yandan, Ben-Gvir'in yükselişi, İsrail siyasetinde sağ blok içindeki dengeleri de değiştiriyor. Eski Başbakan Benjamin Netanyahu'nun, Ben-Gvir ile ittifak kurarak seçimleri kazanmayı hedeflediği iddia ediliyor. Netanyahu'nun, Ben-Gvir'in partisi de dahil olmak üzere aşırı sağ partilerle bir koalisyon kurması halinde, İsrail'in Filistinlilere yönelik politikalarının daha da sertleşebileceği yorumları yapılıyor. Bu durum, bölgedeki tansiyonun daha da yükselmesine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'de aşırı sağın güçlenmesi, Türkiye'nin Orta Doğu politikaları açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle biliniyor; ancak son dönemde İsrail ile ilişkileri normalleştirme çabaları sürüyor. Bu tabloda, Ben-Gvir gibi bir ismin seçimlerde güç kazanması, Türkiye-İsrail ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Özellikle Türkiye'nin Kudüs ve Mescid-i Aksa konusundaki hassasiyeti, İsrail'deki aşırı sağın iktidara gelmesiyle daha da kritik bir hal alabilir. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlığın artması, Türkiye'nin güvenliğini de doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle, Türkiye'nin hem diplomatik hem de istihbarat düzeyinde bu gelişmeyi yakından takip etmesi beklenir.