ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından duyurulan anlaşma kapsamında İsrail ve Lübnan, iki ülke arasında aylardır devam eden gerginliğin ardından ateşkes konusunda mutabık kaldı. Anlaşma, Hizbullah'ın tüm saldırıları durdurmasını ve İsrail'in güney Lübnan'daki askeri operasyonlarına son vermesini öngörüyor. ABD'nin arabuluculuğunda varılan bu uzlaşma, bölgede tırmanan gerilimin düşürülmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ateşkesin ayrıntıları
Anlaşma, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararına atıfta bulunuyor. Bu karar, 2006 Lübnan Savaşı'nı sona erdirmiş ve Litani Nehri'nin güneyinde Hizbullah dışındaki silahlı grupların varlığını yasaklamıştı. Yeni anlaşma, bu kararın uygulanmasını güçlendirmeyi amaçlıyor. Özellikle, Hizbullah'ın füze stoklarının sökülmesi konusunda net bir takvim bulunmamakla birlikte, silah kaçakçılığının önlenmesi için Lübnan ordusunun güney sınırında daha etkin konuşlandırılması bekleniyor.
Anlaşmanın uygulanmasını denetlemek üzere uluslararası bir izleme mekanizması kurulması da gündemde. ABD, Fransa ve Birleşmiş Milletler'in bu mekanizmada yer alması öngörülüyor. İsrail, hava sahası ihlallerine karşı önlem alınmasını ve Lübnan topraklarından kendisine yönelik herhangi bir tehdidi önleme sözü verilmesini şart koşmuştu.
Bölgesel ve uluslararası boyut
Ateşkes, İsrail ile İran arasındaki gerilimi de doğrudan etkiliyor. Hizbullah, İran'ın en önemli vekil güçlerinden biri olarak kabul ediliyor. Anlaşma, İran'ın bölgedeki nüfuzunu sınırlamaya yönelik bir adım olarak da yorumlanabilir. Diğer yandan, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, Lübnan'da istikrarın sağlanmasını desteklerken, İsrail'in kuzey sınırında göreceli bir sükunet sağlanması Tel Aviv yönetimi için önemli bir diplomatik kazanım.
ABD için bu anlaşma, Başkan Joe Biden yönetiminin Ortadoğu'da barış inisiyatifi iddiasını güçlendiriyor. Ancak anlaşmanın kalıcı olması, Hizbullah'ın silahsızlanması ve Lübnan devletinin egemenliğini güneyde tesis etmesine bağlı. Uzmanlar, mevcut koşullarda Hizbullah'ın tamamen silah bırakmasının zor olduğunu, ancak çatışmaların durmasının Lübnan ekonomisi için acil bir nefes alma fırsatı sunduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Lübnan arasındaki ateşkesi bölgesel istikrar açısından olumlu karşılayacaktır. Bu gelişme, Doğu Akdeniz'de enerji arama faaliyetleri ve deniz yetki alanları tartışmalarında gerilimi azaltabilir. Türkiye, Lübnan'ın toprak bütünlüğünü desteklerken, Hizbullah'ın silahlı varlığını egemenlik ilkesine aykırı görmektedir. Anlaşma, Türkiye'nin Lübnan'daki siyasi nüfuz mücadelesinde denklemleri değiştirebilir. Ayrıca, İran'ın bölgesel yayılmacılığını sınırlayacak bir adım olarak Türkiye'nin çıkarlarıyla örtüşmektedir. Ancak anlaşmanın kırılgan yapısı, Türkiye'nin bölgede angajmanını sürdürmesini gerektiriyor.