İsrail'in, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile yapmayı planladığı yeni nükleer anlaşmayı kabullenmek zorunda kalacağı belirtiliyor. Uzmanlara göre Tel Aviv yönetimi, uzun süredir karşı çıktığı bu anlaşmayı sorgulamak yerine, bölgesel gerçekliklere uyum sağlayacak. Ancak istikrarsız barış süreci, anlaşmayı sabote etme girişimleri olmasa bile kendi kendine rayından çıkabilir. Dalia Dassa Kaye'in analizine göre, İsrail'in zamanla anlaşmanın getirdiği yeni dengeye alışması bekleniyor.
Trump'ın İran Stratejisi ve İsrail'in Tepkisi
Trump yönetimi, 2018'de tek taraflı olarak çekildiği Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (KOEP) yerine yeni bir anlaşma arayışında. Eski başkan Joe Biden döneminde anlaşmayı canlandırma çabaları sonuçsuz kalmıştı. Trump'ın ikinci döneminde İran'ı müzakere masasına oturtmak için maksimum baskı politikasını yeniden uygulayacağı tahmin ediliyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Trump'ın ilk döneminde anlaşmadan çekilmesini memnuniyetle karşılamıştı. Ancak şimdi İsrail'in, ABD'nin İran'a yönelik daha yumuşak bir çizgiye kaymasını engelleme gücü sınırlı.
İsrail'in temel endişesi, yeni anlaşmanın İran'ın balistik füze programı ve bölgesel militan gruplara verdiği desteği kapsamaması. Tel Aviv, anlaşmanın sadece nükleer faaliyetleri sınırlamasının, İran'ın tehdit oluşturan diğer faaliyetlerini durdurmayacağını savunuyor. Buna rağmen, İsrail'in anlaşmayı topyekûn reddetmek yerine, kendi güvenlik çıkarlarını koruyacak düzenlemeler talep etmesi bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ortadoğu'da İran-İsrail rekabeti, Suudi Arabistan'ın İran ile yakınlaşması ve Çin'in arabuluculuğu gibi yeni dinamiklerle daha karmaşık hale geldi. Trump'ın anlaşması, Körfez ülkeleri tarafından da farklı tepkilerle karşılanabilir. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran'ın nükleer programından duydukları endişe nedeniyle anlaşmaya temkinli yaklaşıyor. Öte yandan, Rusya ve Çin'in İran'la ilişkileri, anlaşmanın küresel güç dengelerini etkilemesine yol açabilir. Avrupa Birliği ise Trump'ın tek taraflı çıkışının yarattığı güven bunalımının ardından yeni bir anlaşmaya ihtiyatla yaklaşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu olması ve enerji ihtiyacının bir kısmını İran'dan karşılaması nedeniyle bu anlaşmadan doğrudan etkilenecek. Türkiye, İran'a yönelik yaptırımlara katılmamış, tersine diplomatik ilişkilerini sürdürmüştü. Trump'ın yeni anlaşması, Türkiye'nin enerji ticareti ve bölgesel istikrar açısından İran'la ilişkilerini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. Ayrıca, İsrail-İran geriliminin azalması, Suriye ve Irak'ta Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını da etkileyebilir. Ankara, anlaşmanın sağlayacağı olası istikrar ortamından faydalanmak isteyecek, ancak ABD politikalarındaki öngörülemezlik karşısında temkinli bir duruş sergileyecektir.