İsrail savaş uçakları, ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkesi güçlendirme girişimine rağmen Pazartesi günü Güney Lübnan'da düzinelerce hava saldırısı düzenledi. İsrail ordusu ayrıca Nebatiye kenti için tahliye uyarısı yayınladı. Saldırılar, bölgede haftalardır süren çatışmaların en yoğunlarından biri olarak kaydedildi. Lübnanlı yetkililer, saldırılarda en az 12 kişinin hayatını kaybettiğini, 45 kişinin yaralandığını bildirdi. İsrail, saldırıların Hizbullah'a ait askeri hedeflere yönelik olduğunu savunurken, Lübnan hükümeti uluslararası topluma müdahale çağrısında bulundu.
Saldırıların arka planı
Trump yönetimi, geçen hafta ateşkes anlaşmasını güçlendirmek için özel bir elçi göndermişti. Ancak İsrail, Lübnan sınırındaki askeri yığınaklarını sürdürüyor. Güney Lübnan'da yerleşim yerleri ve tarım arazileri vurulurken, Nebatiye'nin bazı bölgelerinde sivil altyapının da hedef alındığı bildirildi. İsrail ordusu, Hizbullah'ın roket saldırılarına karşılık verildiğini açıkladı. Hizbullah ise İsrail'in sivillere yönelik saldırılarının savaş suçu olduğunu savunuyor.
Bölgedeki sağlık kaynakları, hastanelerin yaralılarla dolduğunu ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşandığını belirtiyor. Lübnan Kızıl Haçı, arama kurtarma ekiplerinin enkaz altında kalanları çıkarmak için çalıştığını duyurdu. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL), tarafları ateşkese uymaya çağırdı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu son saldırılar, Orta Doğu'da tırmanan gerilimin bir parçası. İsrail ve Hizbullah arasında 2006 savaşından bu yana en şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Trump yönetiminin ateşkes girişiminin başarısız olması, bölgede kalıcı bir çözüm için uluslararası çabaların sorgulanmasına yol açtı. İran destekli Hizbullah, İsrail'in hava saldırılarına roketlerle karşılık verirken, Lübnan hükümeti egemenliğinin ihlal edildiğini belirtiyor. Fransa ve Suudi Arabistan, taraflara itidal çağrısı yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı, diplomatik çabaların sürdüğünü ancak İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediklerini ifade etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki istikrarsızlığın Doğu Akdeniz'de güvenlik dengelerini etkilemesinden endişe duyuyor. İsrail-Lübnan çatışması, bölgedeki enerji kaynaklarının paylaşımı ve deniz sınırları anlaşmazlıklarını da tetikleyebilir. Türkiye, daha önce Lübnan'ın egemenliğine saygı çağrısı yapmış ve BM barış gücüne katkı sağlamıştır. Ayrıca, bölgedeki çatışmaların Suriye'deki iç savaşa yansımaları olabileceği gibi, mülteci akınlarına da yol açma riski taşıyor. Türkiye'nin, hem NATO müttefiki ABD ile hem de bölgesel aktörlerle denge politikası izlemesi bekleniyor. Bu gelişme, Türk dış politikasının Orta Doğu'da kriz yönetimi kapasitesini test edebilir.