İsrail askeri birlikleri, 5 Şubat 2025 Çarşamba günü Suriye'nin güneyinde yer alan Dera kırsalının batısındaki Vadi el-Rakad bölgesine kara baskını düzenledi. Suriye devlet medyasının aktardığına göre, İsrail güçleri bölgeye girerek ateş açtı ve ardından geri çekildi. Olayda can kaybı yaşanıp yaşanmadığı henüz netlik kazanmazken, bölge halkı arasında panik ve korkuya yol açtı. Suriye'nin El-İhbariye televizyonu, İsrail askerlerinin Vadi el-Rakad'a sızarak bir süre boyunca çeşitli noktalara ateş ettiğini ve daha sonra bölgeden ayrıldığını duyurdu. Bu operasyon, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik son dönemdeki en dikkat çekici kara müdahalelerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Vadi el-Rakad: Stratejik Bir Nokta
Vadi el-Rakad, Dera kırsalında, Ürdün sınırına yakın bir konumda yer alıyor. Bölge, daha önce de İsrail'in hava saldırılarına hedef olmuş, ancak kara baskını nadir görülen bir durum olarak öne çıkıyor. Suriye'deki iç savaş boyunca İsrail, İran destekli güçlerin ve Hizbullah'ın mevzilerini hedef alan yüzlerce hava saldırısı düzenlerken, kara operasyonları genellikle sınırlı ve istihbarat amaçlı olmuştur. Bu kez gerçekleşen baskın, İsrail'in güney Suriye'deki askeri varlığını artırma veya belirli bir tehdidi etkisiz hale getirme amacı taşıyor olabilir. Bölgedeki yerel kaynaklar, İsrail güçlerinin birkaç saat boyunca Vadi el-Rakad'ı kontrol altında tuttuğunu, ardından herhangi bir çatışma yaşanmadan çekildiğini bildirdi.
Suriye hükümeti, İsrail'in bu tür saldırılarını egemenlik ihlali olarak nitelendiriyor ve uluslararası toplumu kınamaya çağırıyor. Ancak İsrail, Suriye'deki İran varlığını ve İran'ın Hizbullah'a silah sevkiyatını önlemek için bu operasyonları gerekli gördüğünü savunuyor. Özellikle 7 Ekim 2023 sonrası İsrail-Hamas çatışmalarının ardından İsrail'in kuzey sınırındaki gerilim artmış, Hizbullah'la sınır ötesi çatışmalar yoğunlaşmıştı. Bu bağlamda Vadi el-Rakad baskını, İsrail'in güney Suriye'deki istihbarat toplama ve caydırıcılık faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in Suriye topraklarına yönelik bu kara müdahalesi, bölgedeki dengeleri yeniden sarsma potansiyeli taşıyor. Suriye'de Beşşar Esed rejiminin İran ve Rusya'nın desteğiyle kontrolü sağlamaya çalıştığı bir dönemde, İsrail'in askeri operasyonları rejimle doğrudan bir çatışma riskini artırıyor. Öte yandan, ABD'nin bölgedeki varlığı ve İran'ın nükleer programına yönelik endişeler, İsrail'in Suriye'deki askeri faaliyetlerine uluslararası boyut kazandırıyor. Rusya, Suriye'deki askeri varlığına rağmen İsrail'le koordinasyon içinde hareket ederek çatışmanın büyümesini engellemeye çalışıyor, ancak bu tür beklenmedik kara operasyonları Moskova'nın tepkisini çekebilir. Ayrıca, İsrail'in Vadi el-Rakad baskını, Ürdün'ün güvenlik kaygılarını da tetikleyebilir, zira bölge Ürdün sınırına oldukça yakın. Ürdün, daha önce Suriye'den kaynaklanan uyuşturucu kaçakçılığı ve militan sızmalarına karşı sınır güvenliğini artırmıştı. İsrail'in bu operasyonu, Suriye'deki istikrarsızlığın sınırlara yayılma riskini bir kez daha gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'in Suriye'nin Dera kırsalına düzenlediği bu kara baskını, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de bölgesel istikrar açısından önemli bir gelişmedir. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunmakta ve İsrail'in tek taraflı askeri müdahalelerini uluslararası hukuka aykırı bulmaktadır. Bu tür operasyonlar, Suriye'deki iç savaşın sona erdirilmesi çabalarını zora sokarken, İran ve Hizbullah gibi aktörlerin tepkisini çekerek bölgesel gerilimi tırmandırabilir. Türkiye, güney sınırında istikrarı önemsediği için bu gelişmeyi yakından takip etmektedir. Ayrıca, İsrail'in Suriye'deki varlığı, Türkiye'nin terörle mücadele ve mülteci krizi gibi konulardaki hassasiyetlerini dolaylı olarak etkileyebilir.