İsrail'de yaklaşan genel seçimlerde, Filistinlilerle barış ve kalıcı bir çözüm konusu neredeyse hiç tartışılmıyor. Seçim kampanyaları ekonomik sorunlar, güvenlik ve iç siyasi kavgalar etrafında şekillenirken, İsrail-Filistin çatışmasının geleceği belirsizliğini koruyor. Ancak uzmanlar, seçim sonuçları ne olursa olsun, bir noktada İsraillilerin barış ve Filistinlilerle nasıl bir çözüme ulaşılacağı konusunda ciddi konuşmalar yapmak zorunda kalacağını vurguluyor.
Seçim gündeminin dışında kalan barış
İsrail'de 1 Kasım 2022'de yapılan son seçimlerin ardından siyasi istikrarsızlık devam ediyor. Son yıllarda üst üste yapılan seçimler, İsrail siyasetinin Filistin meselesini nasıl ele aldığını da gözler önüne seriyor. Ana akım partilerin çoğu, barış sürecinden bahsetmekten kaçınıyor; Filistin devleti çözümüne destek azalırken, ilhak yanlısı söylemler güç kazanıyor. Bu durum, uluslararası toplumun da dikkatini çekiyor.
Filistin yönetimi ise seçimlerin barış sürecine etkisini izliyor. Ramallah merkezli yönetim, İsrail'deki siyasi belirsizliğin çözüm sürecini daha da zorlaştırdığını belirtiyor. ABD yönetimi ise iki devletli çözümün hala tek geçerli yol olduğunu savunsa da, İsrail'deki seçim kampanyalarında bu konunun yer almaması, Washington'da hayal kırıklığı yaratıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İsrail'de barışın seçim gündeminden düşmesi, Ortadoğu'da dengeleri de etkiliyor. Son dönemde Arap ülkeleriyle imzalanan normalleşme anlaşmaları (Abraham Accords), Filistin meselesini geri plana itmiş durumda. BAE, Bahreyn ve Fas gibi ülkelerle ilişkilerin gelişmesi, İsrail'in bölgedeki konumunu güçlendirse de, Filistin sorununun çözümsüzlüğü uzun vadeli istikrarı tehdit ediyor.
Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, İsrail'in Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetlerini endişeyle izliyor. Son raporlara göre, Batı Şeria'daki yerleşimci sayısı 700 bini aşmış durumda. Bu durum, iki devletli çözümün uygulanabilirliğini giderek zorlaştırıyor. İsrail seçimlerinde bu konunun konuşulmaması, uluslararası toplumun barış çabalarına olan güvenini de sarsıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin meselesine her zaman güçlü destek vermiş ve iki devletli çözümü savunmuştur. İsrail'de seçim kampanyalarında barışın yok sayılması, Ankara'nın bölgedeki barış çabalarını daha da önemli kılıyor. Türkiye, son dönemde İsrail ile ilişkilerini normalleştirme adımları atmış olsa da, Filistin davasındaki hassasiyetini koruyor. Seçim sonrası İsrail hükümetinin politikaları, Türkiye-İsrail ilişkilerinin seyrini belirleyecek. Ayrıca, barış sürecinin canlandırılması, Doğu Akdeniz ve bölgesel güvenlik açısından da Türkiye'nin çıkarlarına hizmet edecektir.