İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyinde en az 15 kasabaya eşzamanlı baskın düzenleyerek onlarca Filistinliyi gözaltına aldı. Filistinli kaynaklara göre operasyonlar gece boyunca sürdü ve özellikle Nablus ile Cenin kentleri çevresinde yoğunlaştı. İsrail askeri yetkilileri baskınların "terörle mücadele" kapsamında gerçekleştirildiğini belirtirken, Filistin yönetimi uygulamayı geniş çaplı bir tutuklama kampanyası olarak nitelendirdi.
Baskınların ayrıntıları ve gözaltılar
Filistin haber ajansı WAFA'nın aktardığına göre, İsrail güçleri gece saatlerinde Nablus'un yanı sıra Cenin, Tubas, Kalkilya ve Ramallah çevresindeki yerleşim birimlerine girdi. Görgü tanıkları, askerlerin evlere baskın düzenlediğini, bazı binaların çatılarına keskin nişancı yerleştirdiğini ve arama-tarama faaliyetleri yürüttüğünü bildirdi. Gözaltına alınanların sayısına ilişkin kesin bir bilgi verilmezken, Filistinli tutuklu hakları örgütleri en az 30 kişinin gözaltına alındığını öne sürdü. İsrail ordusu ise operasyonlarda "çok sayıda şüphelinin" sorgulandığını açıkladı.
Baskınlar sırasında yerel kaynaklara göre bazı noktalarda çatışma çıktı. Cenin'de bir binanın İsrail güçleri tarafından kuşatıldığı ve bölgeden patlama seslerinin yükseldiği belirtildi. Filistin Kızılayı, en az beş kişinin yaralandığını ve bazı yaralıların göz yaşartıcı gazdan etkilendiğini duyurdu. İsrail ordusu, operasyonlarda askerlerin zarar görmediğini ve bazı silahların ele geçirildiğini iddia etti.
Batı Şeria'da artan gerginlik
Bu son baskınlar, Batı Şeria'da aylardır süren artan gerginliğin bir parçası. İsrail, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın düzenlediği saldırıların ardından bölgede operasyonlarını yoğunlaştırdı. Filistinli sağlık yetkililerine göre o tarihten bu yana Batı Şeria'da en az 500 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ise bu dönemde düzenlenen saldırılarda onlarca İsraillinin öldüğünü belirtiyor. Uluslararası toplum, yerleşimci şiddeti ve askeri operasyonlardaki artıştan endişe duyduğunu dile getiriyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, son haftalarda Batı Şeria'da gözaltı ve yıkım olaylarında ciddi bir artış olduğunu raporladı. BM raporlarına göre, İsrail güçleri bu yıl içinde Batı Şeria'da binlerce Filistinliyi gözaltına aldı; bunların önemli bir kısmı idari gözaltı adı verilen ve yargılama olmaksızın süresiz tutukluluk anlamına gelen uygulamaya tabi tutuldu. Filistin yönetimi, uluslararası toplumu İsrail'in bu uygulamalarına karşı harekete geçmeye çağırdı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Batı Şeria'daki operasyonlar, Gazze'deki savaşın gölgesinde gerçekleşiyor. İsrail'in kuzey sınırında Hizbullah ile yaşanan çatışmalar da bölgedeki tansiyonu yükseltmiş durumda. ABD yönetimi, İsrail'in Batı Şeria'daki operasyonlarında "orantılılık" ilkesine uyması çağrısında bulunurken, Avrupa Birliği bazı üyeleri yerleşimci şiddetini kınadı. Bölgesel analistler, Batı Şeria'daki istikrarsızlığın Filistin yönetimini zayıflatabileceği ve iki devletli çözüm perspektifini daha da zorlaştırabileceği uyarısında bulunuyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümeti, askeri operasyonların "İsrail'in güvenliği için hayati" olduğunu savunuyor. Ancak Filistin yönetimi, bu operasyonların barış çabalarını baltaladığını ve sivilleri hedef aldığını belirtiyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, tüm taraflara uluslararası insancıl hukuka saygı duyma çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Batı Şeria'daki son baskınları yakından takip ediyor. Ankara, İsrail'in Filistinlilere yönelik operasyonlarını uzun süredir eleştiriyor ve iki devletli çözüm için diplomatik girişimlerde bulunuyor. Son gelişme, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü ve Filistin davasına verdiği desteği yeniden gündeme getirebilir. Ayrıca, artan gerginlik Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki güvenlik hesaplamalarını etkileyebilir; zira istikrarsızlık bölgesel yatırım ve enerji projelerini riske atabilir. Türkiye, uluslararası forumlarda Filistin'in haklarını savunmaya devam edecek gibi görünüyor.