İsrail'de seçmenler, ülkenin çözülemeyen savaşlarla boğuştuğu, Hamas'ın 2023 saldırısının yaralarının sarılmadığı ve devletin niteliği ile doğru lider konusunda derin bölünmeler yaşandığı bir dönemde, Salı günü kritik bir seçim için oy kullanıyor. Başbakan Binyamin Netanyahu, iktidarını sürdürmek için bir dizi partiyle yarışıyor. Seçim, ülkenin iç ve dış politikasında belirleyici olacak.
Seçimin Arka Planı
İsrail'de uzun süredir devam eden siyasi istikrarsızlık, bu seçimi daha da önemli kılıyor. Ülke, 2019'dan bu yana beş kez genel seçime gitti ve hiçbir partinin hükümet kurmak için yeterli çoğunluğu sağlayamadığı koalisyon krizleri yaşandı. Bu seçim, Netanyahu'nun siyasi kariyerindeki en zorlu sınavlardan biri olarak görülüyor. Netanyahu hakkında yolsuzluk davaları devam ederken, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın düzenlediği saldırı, güvenlik politikalarına yönelik eleştirileri artırdı. Saldırıda 1.200'den fazla İsrailli hayatını kaybetti ve 250'ye yakın kişi rehin alındı. Saldırının ardından başlatılan Gazze operasyonu ise uluslararası alanda geniş yankı uyandırdı ve İsrail'in uluslararası imajını sarstı.
Seçim kampanyası, ağırlıklı olarak güvenlik, ekonomi ve toplumsal bölünmeler üzerine şekillendi. Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi, güvenlik konusundaki deneyimini öne çıkarırken, muhalefet partileri yolsuzluk iddiaları ve 7 Ekim saldırısındaki istihbarat zaafları üzerinden hükümeti eleştiriyor. Ayrıca, ülkedeki ultra-Ortodoks Yahudi topluluğunun askerlik muafiyeti, yargı reformu tartışmaları ve Filistin meselesi gibi konular seçmenin gündemini belirliyor. Anketler, seçimin başa baş geçeceğini ve koalisyon görüşmelerinin haftalar sürebileceğini gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail seçimleri, sadece ülke içi dinamikleri değil, aynı zamanda Orta Doğu'daki güç dengelerini de yakından ilgilendiriyor. Netanyahu'nun iktidarda kalması, İsrail'in Gazze politikaları, İran ile yaşanan gerilim ve bölgesel barış süreci açısından belirleyici olacak. Özellikle ABD ile ilişkiler, son dönemde Gazze savaşı nedeniyle gerilmiş durumda. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, sivil kayıplar konusunda İsrail'e yönelik eleştirilerini artırmış ve iki devletli çözüm çağrısını yinelemişti. Seçim sonucu, İsrail'in Batılı müttefikleriyle ilişkilerinin seyrini de etkileyecek. Ayrıca, Suudi Arabistan ile normalleşme görüşmeleri ve bölgesel güvenlik mimarisi, yeni hükümetin öncelikleri arasında yer alacak.
Uluslararası kamuoyu, seçim sonucunu yakından takip ediyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, Filistin sorununa adil bir çözüm bulunması çağrısını yinelerken, seçim sonrası İsrail hükümetinin tutumu bu çağrıların karşılık bulup bulmayacağını belirleyecek. Öte yandan, İsrail'in savunma sanayii ve teknoloji sektörü, seçim belirsizliğinden olumsuz etkilenebilir. Yatırımcılar, siyasi istikrarın sağlanmasını bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki seçim sonuçları, Türkiye-İsrail ilişkileri açısından da önem taşıyor. Türkiye, Filistin meselesinde iki devletli çözümü savunuyor ve Gazze'deki insani krize dikkat çekiyor. Netanyahu hükümeti döneminde inişli çıkışlı bir seyir izleyen ikili ilişkiler, yeni hükümetin politikalarına bağlı olarak şekillenecek. Türkiye, bölgesel istikrar ve enerji işbirliği konularında İsrail ile diyalog kanallarını açık tutmayı hedefliyor. Ancak, İsrail'in Gazze politikaları ve Doğu Kudüs'teki uygulamaları, Ankara'nın tepkisini çekmeye devam ediyor. Seçim sonrası dönemde, Türkiye'nin İsrail'e yönelik tutumu, Filistin davasına verdiği önem ve bölgesel dengeler göz önünde bulundurularak şekillenecek. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti ve Suriye iç savaşı gibi konular, iki ülke arasındaki ilişkilerin seyrini etkileyebilir.