İsrail'de gelecek hafta yapılacak genel seçimler öncesinde 4 bin İsrailli ile gerçekleştirilen özel bir anket, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki bloğun iktidarı elinde tutmasının pek olası olmadığını ortaya koydu. Anket sonuçları, ülkenin siyasi geleceğine dair üç farklı senaryoyu gündeme getiriyor: Netanyahu'nun zaferi, muhalefetin çoğunluğu ele geçirmesi veya uzun süreli bir siyasi kilitlenme.
Seçim Öncesi Tablo ve Anketin Öne Çıkardıkları
İsrail'de seçim kampanyası, Netanyahu'nun yargı reformu tartışmaları, güvenlik konuları ve ekonomik sıkıntılar etrafında şekilleniyor. 4 bin kişiyle yapılan anket, Netanyahu'nun sağ blokunun Meclis'te (Knesset) çoğunluğu sağlamasının zor olduğunu gösteriyor. Ankete göre, muhalefet partileri arasında yer alan Yesh Atid lideri Yair Lapid ve Ulusal Birlik Partisi'nden Benny Gantz'ın olası bir koalisyon için daha avantajlı konumda olduğu belirtiliyor. Ancak anketin ayrıntılarına göre, hiçbir blok tek başına hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşamıyor. Bu durum, koalisyon müzakerelerinin zorlu geçeceğini ve siyasi istikrarsızlığın sürebileceğini işaret ediyor.
Netanyahu'nun iktidarı kaybetme olasılığının yanı sıra, seçim sonrası üç senaryo öne çıkıyor: Birincisi, Netanyahu'nun küçük sağ partilerin desteğiyle dar bir çoğunluk sağlaması ve hükümeti kurması. İkincisi, muhalefetin bir araya gelerek Lapid veya Gantz liderliğinde bir koalisyon oluşturması. Üçüncüsü ise, hiçbir tarafın hükümet kuramaması ve ülkenin yeni bir seçime gitmesi. Anket, ikinci senaryonun daha olası olduğunu gösteriyor; ancak siyasi yelpazedeki parçalanmışlık nedeniyle kesin bir sonuç öngörmek güç.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
İsrail'deki siyasi belirsizlik, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da karmaşık hale getirebilir. Netanyahu'nun iktidarda kalması, özellikle Filistin meselesi ve İran'a yönelik politikalar açısından mevcut çizginin sürmesi anlamına gelirken, muhalefetin zaferi ABD ve Avrupa ile ilişkilerde yeni bir sayfa açabilir. Ancak her iki durumda da İsrail'in güvenlik odaklı politikalarında köklü bir değişiklik beklenmiyor. Uluslararası toplum, özellikle yargı reformu ve yerleşim politikaları konusunda İsrail'e yönelik eleştirilerini sürdürüyor. Seçim sonucu, İsrail'in Batılı müttefikleriyle ilişkilerini de etkileyebilir. ABD yönetimi, Netanyahu'nun tartışmalı yargı reformu planlarına mesafeli yaklaşmıştı. Muhalefetin kazanması, Washington ile daha uyumlu bir ilişki dönemi başlatabilir.
Seçim anketleri, İsrail seçmeninin önemli bir bölümünün Netanyahu'nun siyasi geleceğini sorguladığını gösteriyor. Özellikle yolsuzluk davaları ve yargı reformu protestoları, Netanyahu'nun tabanında da aşınmaya yol açmış durumda. Ancak sağ seçmenin önemli bir kısmı hâlâ onu destekliyor. Bu da seçim sonucunun sandık çıkış anketlerine yansıyabilecek kadar yakın geçeceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki seçim sonuçları, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından dolaylı ama önemli etkiler yaratabilir. Netanyahu hükümeti, Türkiye ile ilişkilerde mesafeli bir çizgi izlerken, muhalefetin olası zaferi iki ülke arasında yeniden normalleşme adımlarını hızlandırabilir. Ancak Türkiye'nin Filistin davasına verdiği önem ve Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti, ilişkilerin seyrini belirleyecek temel faktörler olmaya devam edecek. Seçim sonrası İsrail'in bölgesel politikalarında bir yumuşama olması, Türkiye'nin de dahil olduğu bölgesel istikrar arayışlarına katkı sağlayabilir. Yine de Türkiye, İsrail'in iç siyasetindeki dalgalanmalardan ziyade kendi stratejik önceliklerine odaklanacaktır. Ekonomik işbirliği ve turizm gibi alanlarda ise her iki senaryoda da sınırlı bir iyileşme beklenebilir.