İsrail'de bu ay yapılacak genel seçimler, sandıkta oy kullanma hakkı bulunmayan 5,5 milyondan fazla Filistinlinin günlük yaşamını ve siyasi geleceğini doğrudan etkileyecek. Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze'de yaşayan Filistinliler, İsrail hükümetinin politikalarına maruz kalırken, seçim sonuçları işgal altındaki topraklardaki yerleşim, hareket kısıtlamaları ve ekonomik koşullar üzerinde belirleyici olacak.
Seçimlerin Filistinliler Üzerindeki Etkisi
İsrail seçmenleri, 1 Kasım'da sandık başına giderek 120 üyeli Knesset'i belirleyecek. Ancak bu seçimde 5,5 milyonu aşkın Filistinli söz sahibi olamayacak. Batı Şeria'da yaşayan Filistinliler İsrail vatandaşı olmadığı için oy kullanamazken, Doğu Kudüs'te yaşayan Filistinliler ise İsrail vatandaşlığına sahip olsalar bile genellikle seçimlere katılmıyor. Gazze Şeridi'nde yaşayan 2 milyondan fazla Filistinli ise tamamen farklı bir siyasi gerçeklikte yaşıyor.
Seçim sonuçları, İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikalarını, Filistinlilere yönelik hareket kısıtlamalarını ve ekonomik önlemleri etkileyecek. Aşırı sağ partilerin güçlenmesi, yerleşim inşaatlarının hızlanması ve Filistinlilere yönelik sert politikaların artması riskini taşıyor. Merkez sol partilerin olası bir zaferi ise daha ılımlı bir yaklaşım getirebilir ancak Filistin devleti konusunda somut bir adım beklenmiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail seçimleri sadece Filistinlileri değil, bölgesel dengeleri de etkileyecek. ABD yönetimi, İsrail'in yeni hükümetiyle ilişkilerini şekillendirmek için seçim sonuçlarını yakından takip ediyor. Özellikle İran nükleer anlaşması, Suriye ve Lübnan'daki gelişmeler açısından İsrail'in pozisyonu kritik. Ayrıca Arap ülkeleriyle normalleşme süreci (Abraham Anlaşmaları) de seçim sonuçlarından etkilenebilir.
Filistin yönetimi, seçim sonuçlarını endişeyle izliyor. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada İsrail seçimlerinin Filistin halkının kaderini belirlemesine izin vermeyeceklerini söyledi. Ancak Filistin tarafının seçimlere müdahale imkanı bulunmuyor. Uluslararası toplum ise İsrail'in yeni hükümetinden Filistinlilerin haklarını iyileştirmesini bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail seçimlerini Filistin meselesi ve bölgesel istikrar açısından yakından takip ediyor. Ankara, Filistinlilerin haklarının korunması ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi konusunda İsrail'e çağrıda bulunmayı sürdürüyor. Seçim sonuçları, Türkiye-İsrail ilişkilerinin seyrini de etkileyebilir. Aşırı sağın güçlenmesi, iki ülke arasındaki normalleşme sürecini sekteye uğratabilir. Öte yandan, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek, yeni İsrail hükümetinin politikalarına bağlı olarak daha da önem kazanabilir. Bölgesel istikrar açısından ise İsrail'in iç siyasetindeki belirsizlik, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'da yeni riskler doğurabilir.