İsrail'de genel seçimlerin 27 Ekim 2025 tarihinde yapılacağı resmen açıklandı. Knesset'in (İsrail Meclisi) Pazar günü yaptığı duyuruya göre, bu tarih yasal olarak mümkün olan en son seçim günü. Oylama, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşındaki liderliğine yönelik bir referandum niteliği taşıyor. Mevcut Knesset'in tam süresini doldurması beklenirken, siyasi kulislerde erken seçim ihtimali aylardır konuşuluyordu. Koalisyon hükümeti, savaşın başlamasından bu yana ilk kez sandık başına gidecek olan İsrail halkının karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Siyasi kriz ve savaşın gölgesinde seçim
Netanyahu liderliğindeki koalisyon, Gazze'deki askeri operasyonların başlamasından bu yana olağanüstü hal gerekçesiyle seçimleri ertelemişti. Ancak muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, özellikle rehinelerin serbest bırakılması ve savaşın yönetimi konusunda hükümeti sert bir dille eleştiriyor. 7 Ekim 2023'te Hamas'ın düzenlediği saldırıda yaklaşık 1.200 İsrailli hayatını kaybetmiş, 250'den fazla kişi rehin alınmıştı. İsrail'in Gazze'ye yönelik başlattığı hava ve kara operasyonlarında ise bugüne kadar 35.000'den fazla Filistinlinin öldüğü bildiriliyor. Bu durum, uluslararası kamuoyunda İsrail'e yönelik eleştirileri artırırken, Netanyahu'nun iç siyasetteki konumunu da zora soktu. Anketler, Başbakan'ın partisi Likud'un mevcut koalisyon ortaklarıyla birlikte Knesset'teki çoğunluğu koruyamayabileceğini gösteriyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Seçim sonuçları, sadece İsrail iç siyaseti için değil, tüm Ortadoğu dengeleri açısından kritik önem taşıyor. Netanyahu'nun olası bir yenilgisi, İsrail-Filistin çatışmasında yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir. Öte yandan, aşırı sağcı partilerin güç kazanması durumunda Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinin hızlanması ve bölgede tansiyonun daha da yükselmesi bekleniyor. ABD ve Avrupa Birliği, seçim sürecini yakından takip ederken, İran ve Hizbullah gibi bölgesel aktörler de İsrail'deki siyasi gelişmelere göre stratejilerini şekillendirecek. Seçim kampanyasında güvenlik, ekonomi ve dış politika başlıklarının öne çıkması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Filistin politikaları açısından yakından izlenmelidir. Netanyahu'nun olası bir seçim yenilgisi, Ankara ile Tel Aviv arasında son dönemde normalleşmeye başlayan ilişkileri yeniden şekillendirebilir. Özellikle Gazze'deki insani kriz ve iki devletli çözüm vurgusu, Türkiye'nin geleneksel Filistin yanlısı duruşuyla örtüşüyor. Seçim sonuçlarına göre, Türkiye'nin bölgedeki arabuluculuk rolü ve enerji işbirliği projeleri (Doğu Akdeniz gazı) yeni bir ivme kazanabilir ya da tıkanabilir. Bu nedenle Ankara'nın seçim sürecine hazırlıklı olması ve tüm senaryolara karşı esnek bir dış politika izlemesi stratejik önem taşıyor.