İsrail'de yapılan ilk seçim anketleri, muhalefetin iktidardaki Likud partisi ve müttefiklerine karşı az farkla önde olduğunu ortaya koydu. Sandık çıkış anketlerine göre, mevcut muhalefet lideri Yair Lapid'in bloğu ile eski Başbakan Benjamin Netanyahu'nun liderliğindeki sağ blok arasındaki yarış başa baş geçiyor. Ancak ilk sonuçlar, muhalefetin hükümet kurma konusunda hafif bir avantaj elde ettiğini gösteriyor. Lapid, Netanyahu bloğunun "ezici bir yenilgi" yaşadığını belirtirken, sol kanat lideri Yair Golan ise halkın "Netanyahu hükümetini görevden aldığını" ifade etti.
Seçim sonuçlarının arka planı
İsrail'de uzun süredir devam eden siyasi istikrarsızlık, bu seçimlerin en önemli belirleyicisi oldu. Ülke, son dört yılda beşinci kez sandık başına gitti. Netanyahu'nun iktidarda olduğu dönemde yaşanan yolsuzluk davaları, ekonomik sıkıntılar ve güvenlik sorunları seçmenin tercihlerini etkiledi. Özellikle son dönemde Filistinlilerle yaşanan gerginlik ve Gazze'deki çatışmalar, seçim kampanyasının merkezine oturdu.
Sandık çıkış anketlerine göre, Lapid'in liderliğindeki Yesh Atid partisi ve müttefikleri, Knesset'te (İsrail parlamentosu) 60 sandalyeye yakın bir sayıya ulaşabilir. Netanyahu'nun Likud partisi ise sağ blok ortaklarıyla birlikte benzer bir oy oranına sahip. Ancak kesin sonuçların açıklanması saatler alabilir. Seçim komisyonu, oyların büyük bir kısmının sayıldığını ancak resmi sonuçların birkaç gün içinde netleşeceğini duyurdu.
Seçim kampanyası boyunca Lapid, Netanyahu'nun yolsuzluk iddialarıyla yıprandığını ve ülkeyi yeniden bir araya getirecek bir lider olması gerektiğini vurguladı. Netanyahu ise güvenlik konularında deneyimli olduğunu ve İsrail'in güvenliğini ancak kendisinin sağlayabileceğini savundu. Sol kanat lideri Yair Golan ise sosyal adalet ve Filistinlilerle barış konularında daha cesur adımlar atılması gerektiğini dile getirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'deki seçim sonuçları, sadece ülke iç siyasetini değil, aynı zamanda Orta Doğu barış sürecini ve bölgesel dengeleri de yakından ilgilendiriyor. Netanyahu'nun uzun süreli iktidarı döneminde izlediği sert politikalar, Filistin sorununun çözümünü zorlaştırmış ve uluslararası alanda İsrail'in izolasyonunu artırmıştı. Muhalefetin iktidara gelmesi durumunda, ABD ve Avrupa Birliği ile ilişkilerde yumuşama ve Filistinlilerle yeniden müzakere sürecinin başlaması beklenebilir.
Öte yandan, İsrail'in bölgesel rakipleri İran ve Suriye ile ilişkilerde de değişim olabilir. Lapid, İran'a karşı daha diplomasi odaklı bir yaklaşım benimseyebileceğini ima etmişti. Ancak İsrail'in güvenlik endişeleri nedeniyle radikal bir politika değişikliği beklenmiyor. ABD yönetimi, seçim sonuçlarını dikkatle izliyor ve yeni hükümetle çalışmaya hazır olduğunu bildirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "İsrail halkının iradesine saygı duyuyoruz ve yeni hükümetle işbirliğine hazırız" açıklamasını yaptı.
Avrupa Birliği de seçimlere ilişkin bir açıklama yaparak, İsrail ile ilişkilerin güçlendirilmesi ve iki devletli çözümün desteklenmesi çağrısında bulundu. Türkiye ise henüz resmi bir açıklama yapmadı ancak Dışişleri Bakanlığı kaynakları, seçim sonuçlarının Filistin meselesi üzerindeki etkilerini yakından takip ettiklerini belirtti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki seçim sonuçları, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, uzun süredir Filistin davasını destekliyor ve İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını eleştiriyor. Netanyahu hükümeti döneminde Türkiye-İsrail ilişkileri inişli çıkışlı bir seyir izledi. Muhalefetin kazanması halinde, iki ülke arasında diplomatik ve ekonomik ilişkilerde bir yumuşama yaşanabilir. Ancak Türkiye'nin Filistin konusundaki hassasiyeti göz önüne alındığında, ilişkilerin normalleşmesi için İsrail'in Filistinlilere yönelik politikalarında somut adımlar atması gerekecek. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği ve bölgesel güvenlik konularında da yeni hükümetle diyalog kanallarının açılması beklenebilir.